dag.gen.tr https://www.dag.gen.tr Dağ, Dağların Konumu ve Özellikleri tr-TR hourly 1 Copyright 2019, dag.gen.tr Wed, 18 Nov 2015 00:00:00 +0000 Sat, 07 Dec 2019 00:00:00 +0000 60 Menteşe Dağları https://www.dag.gen.tr/mentese-daglari.html Mon, 29 Oct 2018 05:09:35 +0000 Menteşe Dağları; Ülkemizde bulunan kırıklı dağlardan bir tanesidir. Türkiye dağlık bir ülkedir ve Ülkemizde farklı oluşum şekillerine sahip pek çok dağ bulunmaktadır. Bu dağlardan bir kısmı kıvrıklı oluşum şekli Menteşe Dağları; Ülkemizde bulunan kırıklı dağlardan bir tanesidir. Türkiye dağlık bir ülkedir ve Ülkemizde farklı oluşum şekillerine sahip pek çok dağ bulunmaktadır. Bu dağlardan bir kısmı kıvrıklı oluşum şeklinde oluşmuş iken bir kısmı da kırılarak meydana gelmiş dağlardır. Ege Bölgesi'nde yer almaktadır. Ülkemizin batı kısımlarında dağlar kıyıya paralel şekilde uzanır. Menteşe Dağları coğrafi konum itibariyle Ülkemizin güneybatısında bodrum yarımadasının geri kısmında yer almaktadır. Menteşe Dağları bulundukları coğrafi konum ile ikiye ayrılmaktadır. Bunlardan birincisi iç sırada yer aldığından batı Menteşe Dağları, ikincisi ise dış sırada bulunduğundan doğu Menteşe Dağları adıyla anılır. Muğla İli ise bu iki dağın tam olarak ortasında yer almaktadır. 


Doğu Menteşe Dağları İle Batı Menteşe Dağları:

Menteşe Dağları içerisinde pek çok dağ bulunmaktadır. Madran ve Oyuklu Dağı Batı Menteşe Dağlarını oluşturmaktadır. Beşparmak dağı, Marçal Dağları, Kurukümes yani Karakümes Dağları ise doğu Menteşe Dağlarını oluşturmaktadır. Menteşe Dağlarının içerisinde yer alan dağların genel özellikleri ise aşağıda yer almaktadır.  
  • Madran Dağı, yaklaşık olarak 1790 metre yüksekliğe sahip bulunmaktadır. Madran dağının batısında Çine İlçesi, kuzeyinde Yenipazar İlçesi, güneydoğusunda Bozdoğan İlçesi, kuzeyinde ise Aydın İline bağlı olan Dalama kasabası bulunmaktadır. Madran dağının etrafı nüfus açısından oldukça kalabalıktır. Madran dağının eteklerine kurulmuş onlarca köy bulunmaktadır. Burada yaşayan halkın temel geçim kaynağı ise daha çok hayvancılıktır. Bu köyler dağ köyü şeklindedir. Ayrıca bazı tarım ürünlerinin de yetiştirildiği görülmektedir. Yetiştirilen ürünler genellikle keçiboynuzu, elma, ceviz, zeytin v.s'dir. Köy halkı mevsimlik olarak dağın eteklerinden çıkan kaliteli içme suyunun ambalajlanmasından elde edilen gelir ile de kendisine bir geçim kapısı yaratmıştır. 
  • Muğla İlinde bulunan Oyuklu Dağı, İl merkezine 88 km uzaklıktadır. Oyuklu dağı doğu batı yönlü değil güneydoğu kuzeybatı yönlü uzantıya sahiptir. Bu özelliği nedeniyle Ege bölgesinin diğer dağlarından farklıdır. Ayrıca Karaman ilinde de Oyuklu dağı bulunmaktadır. 
  • Muğla ve Aydın topraklarında bulunan Beşparmak Dağlarının en yüksek rakımı 1370 metredir. Beşparmak dağları arkeolojik açıdan çok önemli özelliklere sahiptir. Neolitik dönemden Osmanlı dönemine kadar birçok iz taşımaktadır. Üzerinde bulunan kaya resimleri milattan önceki döneme ışık tutmaktadır.
  • Marçal Dağları, Muğla ilinde yer alır. Şehir merkezine uzaklığı yaklaşık 32 km civarındadır. 
  • Batı Menteşe Dağları içesinden yer alan Kurukümes Dağları da Muğla il sınırları içerisindedir. Şehir merkezine uzaklığı ise yaklaşık 40 km civarındadır.
]]>
Aladağlar https://www.dag.gen.tr/aladaglar.html Mon, 29 Oct 2018 21:49:39 +0000 Aladağlar, Adana, Kayseri ve Niğde il sınırları içinde 54.524 hektarlık büyük bir alanı kaplamıştır. Büyük bir alanı kaplayan Aladağlar'ın bir kısmı 1995 yılında milli park olarak tescillenmiştir. Derin vad Aladağlar, Adana, Kayseri ve Niğde il sınırları içinde 54.524 hektarlık büyük bir alanı kaplamıştır. Büyük bir alanı kaplayan Aladağlar'ın bir kısmı 1995 yılında milli park olarak tescillenmiştir. Derin vadileri, sarp ve dik buz kayaları, muhteşem kenyonlar, doğal manzarası ile muazzam biyoçeşitlilik örneklerine rastlanabilir. Bölgede av ve yaban hayvanları bulunur. Su samuru, dağ keçisi, yaban domuzu, tavşan, tilki ve kuşlar bölgede yaşayan hayvanlar arasındadır. Karaçam ormanlarında, sedir, titrek kavak, meşe gibi ağaçlar bulunur. Yayları muhteşem bitki örtüsü sayesinde ilgi odağı haline gelmiştir. Aladağlar, Türkiye'nin en büyük takım şelaleleri ve doğanın güzelliği sayesinde ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Aladağların kuzeyinde karasal, güneyinde ise Akdeniz iklimi hakimdir.

Aladağlar ve dağcılık faaliyetleri

Aladağlar'ın en tepe noktası 3767 metre yüksekliğe sahip Kızılkaya'dır. Tırmanışlar için bu tepe haricinde 50'yi aşkın 3500 metre yüksekliğinde doruklar da vardır. Baharda eriyen karlar sayesinde Aladağlar'da ufak ufak göller oluşur. Oluşan göller yaz aylarında sıcak ve kuraklık nedeniyle kaybolur. Bölgede sadece yer altı sularıyla beslenen birkaç tane göl kalır. Aladağlar'da tırmanış için en uygun zaman Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarıdır.

Aladağlar da Demirkazık tırmanışı: Demirkazık Aladağlar'ın en önemli doruk noktalarındandır. Yüksekliği 3756 metredir. Tırmanışa katılmak için Çukurbağ köyünden yaya olarak 1.5 saat uzaklıkta bulunan Sokullupınar kamp yerine ulaşılır. Kamp yerinden tepeye gitmek ve geri dönmek yaklaşık 10-12 saat sürer.

Aladağlar ulaşım

Aladağlar ulaşım 3 farklı noktadan yapılır. Niğde'den özel araçla 1,5 saatlik mesafeyle Demirkazık köyüne ulaşılabilir. Demirkazık köyünde ziyaretçiler için otel ya da dağ evleri bulunmaktadır. Adana'dan Aladağlar'a ulaşmak için önce Karsantı'ya oradan da Acıman ya da Trak yaylarına geçilir. Kayseri'den ise önce Yahyalı oradan da Barazama köyüne geçilerek Aladağlar'a ulaşım sağlanabilir.


]]>
Kop Dağı https://www.dag.gen.tr/kop-dagi.html Tue, 30 Oct 2018 11:17:33 +0000 Kop dağı, Erzurum ve Bayburt sınırında dağların adıdır. Kop dağı sadece geçit değil aynı zamanda bir geçittir. Trabzon ve erzurum karayolu bu geçit ile sağlanmaktadır. Merkez de kış mevsimi uzun ve yoğun olarak geçmekted Kop dağı, Erzurum ve Bayburt sınırında dağların adıdır. Kop dağı sadece geçit değil aynı zamanda bir geçittir. Trabzon ve erzurum karayolu bu geçit ile sağlanmaktadır. Merkez de kış mevsimi uzun ve yoğun olarak geçmektedir. Yılın çoğu ayların da kar ve kayak imkanı bulunabilmektedir. Kayak turizmi açısından ülkemiz deki yeri büyüktür. 1991'li yıllarda kop dağı turizm merkezi ilan edilmiş ve devlet katkılı yapılan planlarla oldukça geliştirilmiştir. Merkezde 110 yatak kapasiteli konaklama amaçlı kayak evi bulunmaktadır. 

Kop dağında yapılabilecek etkinlikler şunlardır: 
  • Kamp-karavan 
  • Atlı doğa yürüyüşü 
  • Trekking
  • Ayak paleti ile karda yürüyüş
Kop dağında çam,mazı,meşe,titrek kavak,büyük yapraklı ıhlamur,bodur ardıç gibi bir sürü odunsu bitki bulunmaktadır. Turizm merkezinin bulunduğu yer estetik kaynak değerler açısından oldukça yüksek potansiyele sahiptir. Kop dağında tavşan, tilki, sansar, ayı, akbaba, kartal gibi 30 çeşite yakın hayvan bulunmaktadır. 

Kop dağı kışın sürekli trafiğe kapatılan sürücülerin zorlandığı bir geçittir. Bu sebepten yaklaşık 4 yıldır devam eden tünel yapımı devam etmektedir. Yapılan bu tünel ile ulaşım süresi 50 dakikadan 15 dakikaya düşmesi beklenmektedir. Bu tünel 2025 yılında hizmete açılması beklenmektedir. 

Kop dağı özellikleri:

Dağların yükseltisi 2800-3200 m. arasında değişmektedir. Geçilmesi zor olan sarp yamaçları olan dağdır. Dağın bitki örtüsü otluklar ve dikenliklerdir. Fakat yer yer çalılıklara da rastlanmaktadır. Kop dağı birçok savaşa hatta 1. Dünya savaşına da sahne olmuştur.
]]>
Toros Dağları https://www.dag.gen.tr/toros-daglari.html Tue, 30 Oct 2018 13:38:37 +0000 Toros dağları, Ülkemizin Akdeniz kıyılarına paralel şeklinde, Rodos Adasından Suriye sınırına kadar yaklaşık 2 bin kilometrelik bir dağ zincirinden oluşmuştur. Bu zincirin en yüksek noktası olarak 4 bin metrelik Demirkazık Toros dağları, Ülkemizin Akdeniz kıyılarına paralel şeklinde, Rodos Adasından Suriye sınırına kadar yaklaşık 2 bin kilometrelik bir dağ zincirinden oluşmuştur. Bu zincirin en yüksek noktası olarak 4 bin metrelik Demirkazık zirvesidir. Torosların bu bölgesi Aladağlar ismiyle de anılmaktadır. Ülkemizin en başta gelen sıradağları olarak bilinirler. Anadolu’nun güney kesiminde Akdeniz kıyıları yanı sıra uzanmasının ardında doğuya doğru olan kolları Doğu Anadolu Bölgesinin içlerine kadar sokulurlar. Büyük bir kısmı Akdeniz bölgesinde olan Toros dağları, diğer bir kısmı da Doğu Anadolu bölgesinde yer almaktadır. Anadolu’nun güney kıyıları boyunca uzanmaktadırlar. Anadolunun güney kıyıları boyunca uzayan Toros dağları, İç Anadolu’yu Akdeniz kıyılarından ve Doğu Anadolu’yu Güneydoğu Anadolu’dan ayıran, uzanış yönleri, yükseklikleri değişik sıralardan oluşan dağların tümüne verilen isimdir.  Güneybatı Anadolu’nun Akdeniz kıyılarından, Türkiye’nin güneydoğu köşesi olan Hakkâri yöresine kadar uzanmaktadırlar.   

Toros dağlarının oluşumu

Toros dağları Kuzey Anadolu dağları gibi 3. Jeolojik zamanda alp orojenez ile oluşmuştur. 2. jeolojik zaman boyunca Tetis Okyanusunun tabanında bulunmakta olan arazi tortul maddeleri ile dolmuştur. Tetis Okyanusu’nun tabanı karadan dış kuvvetlerinin yani rüzgar, akarsu, buzul, dalga, deniz akıntıları gibi taşıdığı malzemeler ile birikmeye başlamıştır. Deniz tabanında biriken taşınmış malzemeler üstten gelen basınç ile tortul taşlara dönüşmüştür. Bu özelliği ile 20. Yüzyılın başlarından bu yana yer bilimcilerin ilgisini çekmiştir. Fakat Toros kuşağının jeoloji özellikleri konu alan sistemli araştırmaları sayesinde yakın bir geçmişe dayanmaktadır. Özellikle 1940-1950 yılları arasında yapılan araştırmalar neticesinde Toros dağlarının genel jeoloji özelliklerine bağlı olarak ilk önemli verilerin kaynağının oluşturmaktadır. Özellikle son on yıl içerisinde Toros dağlarının farklı kesimlerinde yerli ve yabancı yerbilimciler tarafından yapılmış olan araştırmalarla bu kuşağın jeoloji özelliklerin ortaya çıkarılmasında önemli gelişmeler sağlanmış ve Toros dağlarının son yıllara kadar bilinenden çok farklı ve karmaşık özelliklere sahip olduğunu görülmüştür.

Toros dağları başlıca bölümleri

  • Doğu Toroslar: Aladağlar’dan sonra Toros dağları farklı kollar halinde doğuya uzanmaktadır. Bu sıralardan Doğu Anadolu Bölgesinin merkezi kesimine doğru uzanan arasında Tahtalı, Karasu-Aras, Munzur dağları en önemli silsileler olarak görülmektedirler.
  • Güneydoğu Toroslar. Doğu Anadolu Bölgesini güneyden bir yay halinde kuşatan dağlar olarak bilinirler. Batı ucunda Amanos dağlarına ulaşan bu dağlar, doğuda Van Gölü, güneyindeki Hakkari yöresinde çok yüksek, geniş bir dağlık alan meydana getirmelerinden dolayı, burada Cilo Dağı’nın yüksekliği 4.168 metreye kadar varmaktadır.
  • Orta Toroslar: Uzun yayla Platosu ile Taşeli Platosu arasında kalan Orta Toros sıraları başlangıçta Göksu Nehri ve kolları tarafından derin bir şekilde yarılmıştır. Orta Toroslar da irtifa kuzeydoğu yönde gittikçe artmaktadır. Toros sıralarının en yüksek noktalarına Bolkar Dağları (3585 m) ve Aladağlar (3756 m) üzerinde erişilmektedir. Bu dağlar arasındaki Çakıt Vadisi ve bu vadinin batısındaki Gülek Boğazı ilkçağlardan beri önemini koruyan bir ulaşım yoludur.
  • Batı Toroslar. Antalya Körfezi batısında uzanan sıraları kabaca kuzeydoğu-güneybatı yönlü şeklindedir. Körfezin hemen batısındaki Beydağları en önemli sıradağları olarak kabul edilmektedir. Göller yöresinde karışık bir görünümde olan sıralar,  Beyşehir Gölü ile Antalya Körfezinin doğusunda belirgin sıralar şeklindedir. Burada dış kısımdaki  Sultan dağları, Akdağ, Dedegöl, Geyik Dağı sıraları en önemlileri olarak kabul edilir. Bu dağların uzanışı kabaca kuzeybatı-güneydoğu yönlü şeklindedir. Antalya Körfezi kuzeyinde Antalya ve çevresini  Göller Yöresi ve diğer bölgelerimize doğru eksen üzerinde Çubuk Boğazı, önemli bir geçit yoludur. Batı Toroslar Taşeli Platosuna kadar uzanır ve orada]]> Allahuekber Dağları https://www.dag.gen.tr/allahuekber-daglari.html Tue, 30 Oct 2018 23:55:36 +0000 Allahuekber Dağları, Türkiye'nin doğu Anadolu bölgesinin Erzurum-Kars bölümünde sarı kamışın kuzeyine uzanan Allahuekber dağları isim olarak tarihe geçmiştir. Tarih ve coğrafya ders kitaplarına konu olan dağımız ö Allahuekber Dağları, Türkiye'nin doğu Anadolu bölgesinin Erzurum-Kars bölümünde sarı kamışın kuzeyine uzanan Allahuekber dağları isim olarak tarihe geçmiştir. Tarih ve coğrafya ders kitaplarına konu olan dağımız özellikleri bakımından ilk sıradadır. Sarıkamış ormanları ile Allahuekber dağları sınır içerisindedir. Ülkemiz yüksek dağları bakımından ön sıradadır. Dağların etrafında Kars şehri yakın olarak bulunmaktadır. Hayvancılık önemli yer tutmaktadır. Allahuekber dağları ülkemizin tarihi bakımından binlerce şehitlerin olduğu yerdir. 1. Dünya savaşı sırasında Rus kişilere karşı savaşmak için cepheye giden binlerce askerimiz şehit olmuştur. Tarihi dağ olarak bilinmektedir. Her yıl sarı kamış şehitleri için binlerce kişi yürüyüş ve törenler yapmaktadırlar. Ölen şehitlerin anısına dualar okunur ve etkinlikler düzenlenir. Allahuekber Dağları turizm yönünden de ilgi görmektedir. Tarihe geçen dağ yükseklik ve bitki örtüsüyle elverişli topraklara sahiptir.

    Allahuekber dağlarının özellikleri

    Allahuekber dağları yüksekliği fazla olan dağlar arasında yer almaktadır. Etrafında derin vadileri bulunmaktadır. Dağın yüksekliği yaklaşık olarak 3120 metre civarındadır. Dağ etrafında hayvancılık ve mandacılık gelişmiştir. Elverişli topraklar olduğu için tarımda ilerlemeler vardır. Allahuekber dağları milli park olarak belirlenmiştir. Kars çayı havzasını, kura nehri havzasından ayırır. Dağdan aşağı inildikçe geniş yaylalar görülür. İlkbahar ve yaz aylarında yeşeren çiçekler dağ çevresinde güzel görüntü oluşturur. Allahuekber dağları şehit dağı olarak her sene anılmaktadır. Sarıkamış şehitleri unutulmadığı için devamlı gündeme gelmektedir. Turistlerin her sene ilgisini çeken Allahuekber dağları ziyaretçileri fazladır. Özellikle sarı kamış şehitlerinin savaştığı yerlere gidilerek heyecanlanırlar ve şehitler için duygusal anlar yaşamaktadırlar.
    ]]>
    Melendiz Dağı https://www.dag.gen.tr/melendiz-dagi.html Wed, 31 Oct 2018 14:59:24 +0000 Melendiz dağı; Niğde'de bulunmaktadır. Niğde'nin kuzeybatısında Niğde ile Bor arasında yer almakta olan volkanik bir dağdır. Batıda, taze taze volkan konisi biçimindeki Hasandağı ile birleşmektedir. Melendiz dağı ve Hasandağ Melendiz dağı; Niğde'de bulunmaktadır. Niğde'nin kuzeybatısında Niğde ile Bor arasında yer almakta olan volkanik bir dağdır. Batıda, taze taze volkan konisi biçimindeki Hasandağı ile birleşmektedir. Melendiz dağı ve Hasandağı aynı yanardağ silsilesinde yer almaktadır. Doğu batı uzantısında, Melendiz Dağı doğuda bulunmaktadır, Hasandağı ise batıda bulunmaktadır. Hasandağı'nın krater bacası bulunurken, Melendiz dağının ise krater bacası bulunmaz. Melendiz dağına çıkmak için birçok çıkış rotası bulunur. Koyunlu- Küçükköy, Fesleğe Karanlıkdere köyü arasında, Gebere Barajı üstü, Keten Çimeni bunlardan birkaçı olarak bilinmektedir. Kuzey eteklerindeki ovaları sulamakta olan Melendiz suyu ile diğer akarsuları beslemektedir. Volkanik yapılı olan Melendiz dağının en yüksek yeri 2.898 metre civarıdır. Güneyde bulunan Niğde- Bor düzlükleri ile kuzeyde bulunan Çiftlik (Melendiz) ovası arasında kuş uçuşu yaklaşık olarak 24 km'yi bulan bir volkanik yayılışa sahiptir. Batıya doğru uzantısı olan Keçiboyduran Dağı ve kuzeye doğru uzantısı olan Göllü Dağ volkanik ünitesi ile birlikte dikkate alındığı zaman İç Anadolu Bölgesinin en geniş yayılışa sahip olduğu volkanik bir ünitesi olduğu söylenebilir. Melendiz dağı kütlesi Akdeniz üzerinden Gülek Boğazı koridoru boyunca uzanan nemli hava kütlelerini taşımaktadır ve il merkezi ile Altunhisar Bor Çiftlik İlçesi civarına otografik yağışların görülmesinde etkilidir. Özellikle de Çiftlik İlçesi Melendiz Dağı yükseltileri arasında bulunması sebebi ile bu otografik yağışlarda oldukça fazla etkilenmektedir ve çevresinde geniş ovalık alanlara göre daha fazla yağışlı ve serin bir mikroklimaya sahip olur.

    Melendiz dağı; çevresinde bulunan kırsal nüfusun yoğun yaylacılık faaliyeti olması ile birlikte Niğdenin sosyo- ekonomik hayatında önemli bir yere sahip olmuştur. Mayıs ayının sonlarına doğru erimekte olan kar sularının beslemiş olduğu yer üstü ve yer altı su kaynaklarının yanında derin vadileri içinde oluşturulmuş olan baraj göletleri (Azatlı, Gebere, Murtaza vs.) ile de Niğde'nin doğal su deposu bakımından oldukça zengindir. Benzersiz mera ekosistemine sahip olan Ketençimen ve Çiçekbel gibi yaylalar Ihlara Vadisi'nin bir benzeri olan Gebere Vadisi, Narlıgöl, Göllü Dağ ve Bozköy krater gölleri yine Göllü Dağ krateri üzerindeki Hitit haberleri ile de fazlaca zengin bir eko- turizm potansiyeline sahip olmaktadır.
    ]]>
    Cilo Dağı https://www.dag.gen.tr/cilo-dagi.html Thu, 01 Nov 2018 06:09:07 +0000 Cilo Dağı; Van Gölü’nün güneydoğusunda yer alan ve buzullarla örtülü yüksek bir dağdır. 4180 metre yüksekliğe sahip olmakla beraber en yüksek tepesi Reşko tepesidir. Türkiye'nin 3.  en yüksek zirvesidir. Ba Cilo Dağı; Van Gölü’nün güneydoğusunda yer alan ve buzullarla örtülü yüksek bir dağdır. 4180 metre yüksekliğe sahip olmakla beraber en yüksek tepesi Reşko tepesidir. Türkiye'nin 3.  en yüksek zirvesidir.

    Batıda Amanos dağlarından başlayarak sırasıyla Ergani, Malatya ve Bitlis dağları boyunca uzanarak Hakkari dağlarına ulaşmadan, Toros sıradağlarının doğuda bulunan ucudur. Cilo dağı, büyük Zap ve doğuda yer alan Avarobaşin akarsuları arasında ­ki uzunluğu 45 km, genişliği ise 20 km civarlarındadır. Yazın bile dağın zirve sayılabilecek 3500-4000 metrelik yerlerinde kar ve buz hiç eksik olmaz.

    Cilo Dağı

    Dimdik yamaçları, Buzul gölleri, sürekli karlı olması ve kilometrelerce uzunluğa ulaşan buzulları ile  tam olarak Alp Dağlarını anımsatır. Cilo dağlarının 3000 metre ve üzerindeki yerlerinde yaklaşık 10 adet buzul vardır Bu buzullardan bazılarının uzunluğu birkaç kilometre ve genişliği ise 350 ile 820 metre kadardır. Buzların kalınlığı ise bazı yerlerde 20 metre ve bazı diğer noktalarında ise 100 metre olarak ölçülmüştür. Buzun rengi açık mavi ile yeşilimtırak mavi arasında değişiklik gösterir. Dağda mevcut olan iklim şartları sert ve çok yağışlıdır. Ekim aylarında başlayan kar yağışları Hazirana kadar aralıksız devam eder. Dağın güney ve kuzey yamaçları hariç çoğu yeri bitki örtüsünden yoksundur. Buralardaki orman kalıntılarında en çok meşe ağacına rastlanır. Dağ keçisi, Boz ayı,  yırtıcı kuşlar ve kurt dağın hayvan topluluğunu oluştururlar. Cilo Dağları bazı vadileri hariç tarıma elverişli olmadığından çok az yeri nüfuslaşabilmiştir.

    ]]>
    Alp Dağları https://www.dag.gen.tr/alp-daglari.html Fri, 02 Nov 2018 04:13:01 +0000 Alp Dağları, Dünya üzerinde bulunan en uzun sıradağlar olan bu dağlar 207.000 km kare bir alanı kaplamaktadır. Ekvartordan ve kutuplardan neredeyse aynı uzaklığa sahip olan bu dağlar Orta Avrupa da yer almaktadır. Özellikle İsv Alp Dağları, Dünya üzerinde bulunan en uzun sıradağlar olan bu dağlar 207.000 km kare bir alanı kaplamaktadır. Ekvartordan ve kutuplardan neredeyse aynı uzaklığa sahip olan bu dağlar Orta Avrupa da yer almaktadır. Özellikle İsviçre, İtalya ve Fransa'nın birçok bölümünde yer alan bu dağlar Avusturya'nın hemen her bölgesini içine almaktadır. 

    Alp dağları kendi içinde Batı Alpler, Orta Alpler ve Doğu Alpler olmak üzere üç kısıma ayrılır. Batı Alp Sıradağları oldukça fazla yükseltiye sahip dağlardır. Batı Alpler yüksek dağ ve tepeleri ile ön plana çıkmaktadır. İtalya ve Fransa'nın birleşme noktasında yer alan Mont Blanc Tepesi dünyanın en yüksek tepesidir ve deniz seviyesinden yükseltisi 4810 metredir. Orta Alp Sıradağları oldukça ihtişamlı dağ ve tepelere sahiptir. Doğu Alpleri ise diğer kısımlara göre daha az yükseltisi bulunan dağ ve tepelerden meydana gelmektedir. Bu alpler güzellikleri ile dikkat çekmektedir.

    Alp Dağları Genel Özellikleri
    • Okyanus ve kara rüzgarları sınırında iklim genellikle ılımandır ancak bu durum yükselti ile değişir ve yerini sert bir havaya bırakır.
    • Tarıma elverişli alanları oldukça azdır ve ancak dağların eteklerinin bir kısmında yapılır.
    • Bitki örtüsü oldukça zengindir ve bitki çeşitliliği de oldukça fazladır.
    • Oldukça fazla yükseltiye sahip olmaları nedeniyle kış ve kayak sporları için elverişlidir.
    • Yıllık yağış ortalaması oldukça yüksektir. 2000 ile 3000 metre sonrası bölgelerde genellikle kar mevcuttur.
    • Meşe, kayın ve akçaağaç gibi ağaç çeşitlerine sahiptir ve bunun yanı sıra güney kıyılarında yarı tropikal bitki türleri vardır.
    • Hayvansal açıdan oldukça zengindir ancak bu zenginlik daha çok kuş türlerinde kendini göstermektedir. 
    • Endüstriyel açıdan elverişli değildir.
    • Madencilik önemli sayılacak gruplar arasında yer almamaktadır.
    • Civa, kurşun, demir, bakır ve altın gibi birkaç maden türü sınırlı miktarda bulunmaktadır. 
    Alp DağlarıAlp Dağlarında Yer Alan Tüneller
    • Montegnevre Geçidi, 1854 metre uzunluğa sahiptir.
    • Simplon Geçidi, 2008 metre uzunluğu vardır ve Orta İsveçte yer almaktadır.
    • Mont Cenis Geçidi, 2082 metre uzunluğu vardır. 
    • Brenner Geçidi, İtalya ve Avusturya'yı birbirine bağlayan bu geçit 1370 metre uzunluğundadır.
    • Gotthard Geçidi, Orta İsviçre de yer alan bu geçit 2112 metre uzunluğa sahiptir.
    • Büyük Bernard Geçidi, 2472 metre uzunluğu vardır.
    ]]>
    Elbruz Dağı https://www.dag.gen.tr/elbruz-dagi.html Fri, 02 Nov 2018 11:10:08 +0000 Elbruz dağı, 5642 metre yüksekliği ile Kafkaslar'da ve Rusya'da bulunan en yüksek dağdır. Günümüzde faal olmayan, buzullarla kaplı ve çift zirveli olan strato volkandır. İki zirvesi arasında 1500 metrelik fark olan, zirvesi gün Elbruz dağı, 5642 metre yüksekliği ile Kafkaslar'da ve Rusya'da bulunan en yüksek dağdır. Günümüzde faal olmayan, buzullarla kaplı ve çift zirveli olan strato volkandır. İki zirvesi arasında 1500 metrelik fark olan, zirvesi güney krater kenarındadır. Elbruz dağından aşağıya çok sayıda buzul akar, üzeri 145 km2 buzla örtülmüştür. Orta Çağ döneminde Araplar tarafından Dillerin dağı olarak tanımlanmıştır. Aynı zamanda Kutsal Yükseklik, Ruhların Kralı, Mutluların Yeri, Tanrıların Tahtı gibi isimlerle de anılmıştır. Elbruz dağı Kafkaslar bölgesinin Avrupa sınırı olarak kabul edilirse, burası Avrupa'nın en yüksek dağı olur.

    Elbruz dağı Rusya Federasyonu Güney Federal Okruğu içinde bulunan Kuzey Kafkasya ekonomik bölgesi içinde, Kabardey Balkarya'da Gürcistan sınırına 11 km kuzeyde, Tiflis'in ortalama 270 km kuzey batısında bulunur. Bu dağın Asya'ya ya da Avrupa'ya dahil edilmesi konusunda uzmanlar görüş birliğine varamamıştır. Bazı uzmanlar dağın Kafkaslar, Avrasya sınırını meydana getirdiğini, bazıları da Kafkasların kuzeyini Kuma Manych Depresyonu'nun sınır olduğunu belirtirler. Kıtaların tek karasal alan oluşturması mümkün olduğundan, fiziksel ve coğrafi olarak tek Avrasya olabilir. Bu nedenle sınırın tam olarak neresi olduğu konusunda kesinlik olamaz. Geçmişte sınır sıkça değişmiştir. Elbruz dağının Asya ya da Avrupa'da bulunması konusu Avrupa'nın en yüksek dağı olması konusu bakımından önemlidir. Eğer bu dağ Avrupa'da kabul edilirse, Mont Blanc dağı buradaki en yüksek dağ olmaz. Ancak yaygın görüşe göre dağın Asya sınırı olarak kabul edildiği görülür.

    Elbruz Dağı
    Elbruz dağı Holosen devri sırasında 14X17 km büyüklüğündeki bir kaldera içerisinde oluşan, andesit dazit strato volkan olarak kabul edilir.  Dağın en son patlaması, 2000 yıl kadar önce meydana gelmiş ve 250 km2 kadar alana lav kalıntıları, kül yığınları, kayaç türü ignimbritler yayılmıştır. Dağın doğu zirvesinde bundan dolayı 250 metre çağı olan yanardağ krateri oluşmuştur. Günümüzde dağın zirvesinde oldukça zayıf volkanik faaliyetler, gaz faaliyetleri ve sıcak su kaynağı vardır. Etrafındaki buzların hızlı bir şekilde erimesi, yanardağın yeniden faaliyetinin hızlanması nedeniyle, Elbruz dağı bulunduğu bölge için potansiyel bir risk olarak görülmektedir.
    ]]>
    Hira Dağı https://www.dag.gen.tr/hira-dagi.html Fri, 02 Nov 2018 20:15:45 +0000 Hira Dağı, Sevgililer sevgilisi Hz. Muhammed'e ilk vahinin geldiği mağaranın bulunduğu dağdır hira dağı. Mekke şehrinin kuzeydoğusunda bulunan hira dağı Kabe'ye 5 km. Uzaklıktadır. Nur dağı diyede adlandırı Hira Dağı, Sevgililer sevgilisi Hz. Muhammed'e ilk vahinin geldiği mağaranın bulunduğu dağdır hira dağı. Mekke şehrinin kuzeydoğusunda bulunan hira dağı Kabe'ye 5 km. Uzaklıktadır. Nur dağı diyede adlandırılan bu dağda insanlara doğru yolu göstermek ve haz Muhammed'e peygamberliği müjdelemek için inen vahi nedeni ile bu ismi aldığı düşünülmektedir. Hira dağının yüksekliği 621 metre olup bir yüzü çok keskin diğer bir yüzü tüm seklidir. Hira dağında bulunan mağra dağın zirvesinden 20 metre aşağısındadır. Gecesi ayrı güzel gündüzü ayrı güzel bu dağ uzaktan bakıldığında sanki rükuya eğilmiş gibi bir görüntüsü bulunmaktadır. Kabe ile karşılıklı nurları birbirine yansıyor adeta hira dağının.


    Hacı adayları ve umre ziyaretçileri günün her saatinde Hira dağındaki mağaraya tırmana bilirler. Fakat en güzel manzarayı gün batımında görebilirler üstelik hafif esen rüzgarı da bu saatte hissetmeleri mümkündür. Bu mağara çok fazla büyük değildir fakat içinde namaz kılına bilecek büyüklüktedir. Yani bir insan rahatlıkla ayakta da dura bilir uzanıp yata da bilir. Hira dağında bulunun mağaraya her gün sayısız hacı akın etmektedir. Genç insanların 45 dakikada tırmandığı bu mağarayı yaşlı insanlar bir buçuk saatte anca çıkabilirler. Müslümanlar için kutsal olan bu dağ ve mağaraya tırmanmak bir hayli yorucu ve zordur. İnsanlar mağaraya ulaşana kadar kan ter içinde kalıyorlar fakat mağaraya ulaşınca hafif esen rüzgara peygamberimizin sinmiş olan kokusu karıştı mı ne yorgunluk kalıyor nede dizlerde ağrı. Tersine insanlar hep ruhlarının ve bedenlerinin Hira dağında sağlığa kavuştuğunu söylemektedirler.

    Hira Dağı
    Hira dağında edilen duaların kabul olunduğu rivayet edilmektedir. Asaletli duruşu ve gece karanlığında ışıl ışıl parlayan her bir taşını görmeye değer bu dağ ve dağda bulunan mağara mucizelere şahit olmuştur. Peygamberimize ilk vahiy bu dağda bulunan mağarada gelmiştir. Vahi Meleği Cebrail (A.V.S.) Hz. Muhammed'e ilk vahiyi iletti ve sen Allah'ın resulüsün buyurdu. Peygamber  efendimiz zaman zaman Hira dağındaki mağaraya izdivaca çekilirdi. Eşi Hatice validemiz. Her gün bu zorlu dağı tırmanır ona yemek götürürdü. İnsana büyük ölçüde manevi haz veren bu dağı biz insanlar ömrümüzde belkide bir kere görüp tırmanacağız ağır geliyor o Mübarek insan neredeyse her gün Eşine yemek götürmek için çıkıyordu. Kelimenin tek anlamıyla bir diğer adından da anlaşılacağı gibi nura bürünmüş Hira Dağını insan en az ömründe bir kere görmeli.
    ]]>
    Rocky Dağları https://www.dag.gen.tr/rocky-daglari.html Sat, 03 Nov 2018 15:06:28 +0000 Rocky dağları, Alaska'dan New Mexico'ya denli uzanan Rocky dağları, dünyanın en kocaman dağ sıralarından bir tanesini oluşturuyor. Yeryüzünün en ihtişamlı dağ sıralarından bir tanesi olan bu dağlar, kuzeyindeki Amerika Rocky dağları, Alaska'dan New Mexico'ya denli uzanan Rocky dağları, dünyanın en kocaman dağ sıralarından bir tanesini oluşturuyor. Yeryüzünün en ihtişamlı dağ sıralarından bir tanesi olan bu dağlar, kuzeyindeki Amerika'nın başından başlayıp sonuna kadar uzanıyor. Bu devası dağ kütlesi ne türlü oluştu Dünya'nın kabuğunda olan hangi tektonik davranış bu çetin dağ sırasıyla sonuçlandı.
Kayalık olan Rocky Dağları, Kuzeyindeki Amerika'da uzanan, üstünde kimi volkanların da bulunduğu sıradağlar. 4500-5000 km süresince Meksika'dan başlayarak Amerika Birleşik Devletleri üzerinden Kanada ve Alaska' ya denli uzanmaktadır.Rocky Dağları (İngilizce: Rocky Mountains ya da Rockies) Kuzeyindeki Amerika'nın batısında uzanan kocaman sıradağ. Rocky Dağları, batı Kanada'daki Britanya Kolombiyası'nın en kuzeyinden Amerika Birleşik Devletlerinin güneybatısındaki New Mexico'ya denli takriben 4,830 km süresince uzanırlar. Son Zamanlarda, sıradağların bir hayli kısmı kamu sahaları ve ormanlar aracılığıyla korunmaktadır, ve bilhassa tabiat gezintisi, kamp,dağcılık, balıkçılık, avcılık, dağ bisikletçiliği, kayak ve snowboard amaçlı fenomen bir turizm bölgesidir. Rocky Dağları (İngilizce: Rocky Mountains ya da Rockies) Kuzeyindeki Amerika'nın batısında uzanan kocaman sıradağ. Rocky Dağları, batı Kanada'daki Britanya Kolumbiyası'nın en kuzeyinden Amerika Birleşik Devletleri'nin güneybatısındaki New Mexico'ya denli takriben 4,830 km süresince uzanırlar. Kolorado'daki Elbert Dağı, Rocky Dağları'nın en dik noktasıdır. Rocky Dağları, Kanada ve AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ. Son Zamanlarda, sıradağların bir hayli kısmı kamu sahaları ve ormanlar aracılığıyla korunmaktadır, ve bilhassa tabiat gezintisi, kamp, dağcılık, balıkçılık, avcılık, dağ bisikletçiliği, kayak ve snowboard amaçlı çok tercih edilen bir turizm bölgesidir.
Rocky Dağları
Rocky Dağı Milli Parkı
Rocky Dağı Milli Parkı (İngilizce: Rocky Mountain National Park) Amerika Birleşik Devletleri Colorado eyaletinde merkezi kuzeyinde, Estes Park ve Grand Lake minik illeri yakınlarında bulunan 1,078 km² yüzölçümünü içeren, Amerika Birleşik Devletleri  Milli Park Hizmeti aracılığıyla yönetim edilen bir milli parktır. Milli parkın en dik rakımlı noktası 4 345 m ile Longs Zirvesi'dir. Parkta motorlu vasıtaların sıkması içi yalnızca 2 yolu bulunmaktadır. Fakat bu parkta yürüyüş patikası olarak da geliştirilip bakılmakta olan 575 km patika vardır.
 
Coğrafya 
Rocky Dağlarının çoğunlukla Britanya Kolombiyası'ndaki Liard Nehri'nden New Mexico'daki Rio Grande'nin güneyine uzandığı belirtilir. Yukon'daki Selwyn Dağları, Alaska'daki Brooks Dağları ve Meksika'daki Sierra Madre benzeri öbür sıradağlar bu 2 nehrin ötesinde sürdürür, fakat şunlar Amerikan kordilerasının bir parçasıdır, kayalıkların bir parçası değildir.
]]>
Musa Dağı https://www.dag.gen.tr/musa-dagi.html Sat, 03 Nov 2018 21:22:50 +0000 Musa Dağı, Bu dağ, Nur Dağlarının eteklerinde bulunmaktadır.1000 metre kadar yükseklikte olan Musa Dağı, büyük kayalar ve sık çalılıklarla kaplı sivri ve tek bir blok görümündeki dağlardır. Musa Dağı, Hatay ili içeri Musa Dağı, Bu dağ, Nur Dağlarının eteklerinde bulunmaktadır.1000 metre kadar yükseklikte olan Musa Dağı, büyük kayalar ve sık çalılıklarla kaplı sivri ve tek bir blok görümündeki dağlardır. Musa Dağı, Hatay ili içerisinde bulunmaktadır. Coğrafi konum olarak ise; enlemi: 36.183 ve boylamı: 35.935 koordinatlarında olarak gözlemlenmiştir. Musa dağına yakın olan  yerlerden biri ise Sabunlumutaçtır ve dağa 6,23 km uzaklıkta bulunmaktadır. Musa Dağı isyanı 1915 yılında l.Dünya Savaşı döneminde çıkmıştır. 

Osmanlı Devletinin İskenderun Bölgesinin Samandağ ilçesine bağlı, yedi Ermeni köyü halkının Musa Dağı etrafında toplanarak, yolların kontrol altına alınmasına rağmen, İskenderun kıyılarında bulunmakta olan bir Fransız savaş gemisinin, Ermeni milisleri ile birlikte diğer isyancıları da gemiye aldıkları olaydır. Birinci Dünya Savaşı esnasında, İtilaf devletlerinin, İskenderun Bölgesi kıyılarında bir çıkarma yapacağı söylemleri üzerine, Samandağ Bucağına bağlı yedi Ermeni köyünün halkı Osmanlı Devletine olan vergilerini vermemişler ve zorunlu askerlik görevlerini yerine getirmek istememişlerdir.Musa Dağı Osmanlı Devleti kanunlara uymaları gerektiği için, bu bölgeye memurlar göndermiştir. Bölge Ermenileri bunları hem dinlememiş, hem de silahla karşı koymuşlardır. Bu olaylar sonrasında yedi Ermeni köy halkı Musa Dağı'nda toplanmaya karar vermişlerdir. Dağa çıkılmaya karar verilmiş ama dağda kimse bulunamamıştır. Dağda kimseyi bulamayan Albay Galip, askerlerine çevreyi silahla taramalarını emretse de Ermenilerin denize doğru uzanan bir yamaçtan, Akdeniz bölgesine indikleri anlaşılmıştır. Albay Galip ve askerleri burada bir çok hayvan ölüsüyle karşılaşmış, ama hiçbir Ermeni'ye rastlamayamamışlardır. İskenderun kıyılarını gözetleyen bir Fransız harp gemisinin buradaki Ermenileri alarak, taşıdıkları ortaya çıkmıştır.

Osmanlı Devleti bu durumda bölgeye müfettiş yollamıştır fakat yapılan araştırmalarda hiçbir insan cesedine rastlanmadığı gibi; yaralı veya hasta kimsede bulunamamıştır.
]]>
Mazı Dağı https://www.dag.gen.tr/mazi-dagi.html Sun, 04 Nov 2018 19:07:05 +0000 Mazı Dağı, konum itibarıyla Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Dicle bölümünün Mardin sınırları içinde yer almaktadır. Adını aldığı dairesel dağlar sırasının orta yerinde, düzlük alan içerisindedir.Mazı Dağının ismi, Mazı Dağı, konum itibarıyla Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Dicle bölümünün Mardin sınırları içinde yer almaktadır. Adını aldığı dairesel dağlar sırasının orta yerinde, düzlük alan içerisindedir.Mazı Dağının ismi, etrafının dağlarla çevrili olması ve bu dağların mazı ağaçları ile kaplı oluşundan almıştır.Bölgede yer yer geniş meşelikler bulunurken,meyilli ve dalgalı kısımlarda vadiler bulunur. Mazı Dağı tarih açısından da oldukça önemlidir. Bu bölgenin tarihi Sümerlere kadar dayanmaktadır.Mazı Dağı 1090 metre yüksekliğe sahiptir. Mazı Dağı,kendi içerisinde bulunan Zambırhan  Arvihan mağaraları Taş devrinden kalmadır.Tarihte kervanların bu mağaraları konaklama için kullandıkları da bilinmektedir.

Mazı Dağının batısında Şamrah Kalesi diye bilinen yerin Bizanslılar tarafından keşfedilmesi ve çam yolu üzerinde olması nedeniyle bu ismi almıştır.Sarp tepeler üzerinde kalıntılara rastlanan Safran kalesi ve etrafında bulunan harabelerden anlaşılacağı üzere o dönemde yaşayan halkın Süryani dinine mensup olduğu görülmektedir.Mazı Dağında Karaçay diye bilinen bölgede Fosfat tesisleri bulunmaktadır. Bu tesisler bölge halkının önemli geçim kaynaklarındandır.
Mazı Dağının çevresinde geçmişten beri bölge halkı el sanatları ile ilgilenmektedir. İlçe halkının el sanatları dışında,tarım,hayvancılık, arıcılık, kümes hayvancılığı, bağcılık, tütüncülük bölge halkının başlıca geçim kaynaklarıdır.Mazı Dağı ulaşım açısından da uygundur. Mardine ve Diyarbakıra asfalt yollarla bağlanır. Mazı Dağının çevresindeki halkın önceden Hiristiyan olduğu bilinmektedir.

Mazı Dağı
Mazıdağı ilçesine çeşitli yatırımlarda bulunulmuştur. Camiler, ilkokullar,orta okullar,yatılı bölge okulları,liseler yapılmıştır.yeterli sayıda eğitimci bulunmaması,eğitim de okur yazarlığın düşük olmasına sebep olmuştur.Yine bu bölgelerde aşiretler arası kan davaları devam etmiş, günümüze kadar gelmiştir.Kan davaları sosyal ve ekonomik yönden halkı yıpratmış ve bölgenin gelişmesine engel olmuştur.Yine Mazı Dağı çevresinde arazi yüzünden de birçok anlaşmazlıklar olmuş, bu anlaşmazlıklar yaralanmalara ,ölümlere sebebiyet vermiştir.

Mazı Dağı çevresinde Pirğetap Türbesi bulunur.İlçeye ait önemli ziyaret yerlerindendir. Özellikle de perşembe ve pazar günleri bu yoğunluk artmaktadır. Yine Mardin yolu üzerinde Sultan Şeyhmus Türbesi vardır. Burasıda dini açıdan önemli ziyaret yerlerindendir. Turizm açısından bölgeye önemli katkıları vardır.Özellikle de havaların ısındığı dönemlerde ziyaretçi sayısı oldukça artar,hafta sonları ise daha yoğun olur. Bu bölgeye gelenler dini amaçlı gelirler ve burada bir çok kurbanlar keserler.

Mazı Dağı terör bölgelerinin uğrak yerlerindendir. Geçmişte bir çok çatışmaya ev sahipliği yapmıştır. Terör mensupları bu bölgelerde kurduğu hain tuzaklarla birçok vatan evladını şehit vermiştir. Türk askeride yapılanlara kayıtsız kalmamış,terör yuvalarını yok etmiştir. 
Mazı Dağı çevresinde doğal koşullara bakıldığında, olumsuz hava koşulları dikkat çekmektedir. Kış ayları soğuk ve sert geçer,bol kar yağışları görülür. Bu yağışlar günlük yaşamı olumsuz etkiler. 
]]>
Zugspitze Dağı https://www.dag.gen.tr/zugspitze-dagi.html Mon, 05 Nov 2018 06:06:34 +0000 ''Zugspitze Dağı''    Wetterstein Dağları'nın en yüksek zirvesinin yanı sıra Almanya'nın en yüksek dağıdır. Deniz seviyesinden yüksekliği 2.962 metredir. Zugspitze diğer adıyla tren zirv ''Zugspitze Dağı''

    Wetterstein Dağları'nın en yüksek zirvesinin yanı sıra Almanya'nın en yüksek dağıdır. Deniz seviyesinden yüksekliği 2.962 metredir. Zugspitze diğer adıyla tren zirvesi olarak da bilinmektedir. Zugspitze tamamı Almanya'ya ait olan bir dağ değildir, bir sınır dağı olarak görev yapmaktadır. Dağın güney yamaçları Avusturya'ya aittir. İki ülke arasında bölünmüş dağın büyük bir kısmı ve en önemlisi de zirvesi Almanya'ya aittir.

   Zugspitze, ülkeye turist çekmektedir. Şehir içindeki caddelerde yol alarak sadece birkaç dakika içinde dağa ulaşılabilmektedir. Dağa çıkmak bedensel güç istediği kadar, maddi güçte istemektedir. Tren yada teleferikle çıkılacak dağa ulaşmanın bedeli 47 eurodur. Avusturya tarafından çıkmak turistler için daha uygundur. Nedeni ise Avusturya da bundan daha yüksek dağlar bulunmaktadır fakat Almanya'nın en yüksek dağıdır Zugspitze .

Zugspitze Dağı

   Zugspitze  Dağına çıkmış ilk insanlar,  27 Ağustos 1820 tarihinde Josef Naus ve Johann Georg Deutschl  olmuştur. Dağın zirvesine ilk çıkan kadın ise, 1853 yılında Karoline Pitzner olmuştur.

  Zugspitze  Dağının zirvesinde , restoran ,pastane ve cafeler bulunmaktadır. Ve çok ilginçtir ki  Zugspitze’nin  tepesinden bakıldığında 90 km uzaklıktaki Münih kentini diğer tarafından bakınca da 100 km uzakta bulunan İtalya topraklarını görermek mümkündür. Almanya'ya yolu düşen insanların mutlaka gidip görmesi gereken bir yerdir.

]]>
Kıvrım Dağları https://www.dag.gen.tr/kivrim-daglari.html Mon, 05 Nov 2018 08:02:47 +0000 Kıvrım Dağları, Türkiye'de  Marmara Bölgesinde, Ege Bölgesinde, Akdeniz Bölgesinde Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, Karadeniz Bölgesinde ve son olarak İç Anadolu Bölgesinde bulunmaktadırlar. Kıvrım Dağlar Kıvrım Dağları, Türkiye'de  Marmara Bölgesinde, Ege Bölgesinde, Akdeniz Bölgesinde Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde, Karadeniz Bölgesinde ve son olarak İç Anadolu Bölgesinde bulunmaktadırlar. Kıvrım Dağlarının oluşumu okyanus dibinde biriken tortul tabakalarının birbirine doğru hareket eden  levhaları arasında sıkışarak kalması sonucunda yükselip kıvrılmasıyla oluşan dağ türüdür. Kıvrılma ile yükselen yerlere Antiklinal, çukurlaşan yere de senklinal denmektedir.  Dünya da ki başlıca kıvrım dağları Amerika Kıtasının batısında bulunan Kayalık ve And dağları ve Alp- Himalaya kıvrım dağlarıdır.

Kıvrım Dağları

Türkiye de Olan Kıvrım Dağları

Karadeniz Bölgesi

  • Bolu- Ilgaz Dağları                                                                    
  • Canik Dağları
  • Yalnızçam Dağları
  • Mescit Dağları
  • Rize Dağları
  • Küre Dağları
  • Köroğlu Dağları
  • Kop Dağları
  • Kaçkar Dağları

Akdeniz Bölgesi

  • Aladağlar
  • Barla Dağları
  • Bolkar Dağları
  • Sultan Dağları
  • Geyik Dağları

Ege Bölgesi

  • Eğrigöz Dağları
  • Emir Dağları
  • Simav Dağları
  • Murat Dağları

Marmara Bölgesi

  • Yıldız Dağları
  • Samanlı Dağları
  • Koru Dağları

İç Anadolu Bölgesi

  • Sündiken Dağları
  • Sivrihisar Dağları
  • Tecer Dağları
  • Akdağ
  • Hınzır Dağları

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

  • Mardin Dağları

Doğu Anadolu Bölgesi

  • Mercan (Munzur) Dağları
  • Malatya Dağları
  • Maden Dağları
  • Mengene Dağları
  • Karasu - Aras Dağları
  • Cilo Dağları
  • Hakkari Dağları
  • Palandöken Dağları
  • Allahuekber Dağları
]]>
Zigana Dağı https://www.dag.gen.tr/zigana-dagi.html Mon, 05 Nov 2018 22:02:50 +0000 Zigana Dağları, Doğu Karadeniz dağlarının, Trabzon'un güneyinden Çoruh Vadisi'ne kadar olan kısmıdır. Trabzon'un Güneyindeki Çakır Dağından başlar, Harşit Çayı'nın doğusunda yer alan Karaburun'daki tepelerde Zigana Dağları, Doğu Karadeniz dağlarının, Trabzon'un güneyinden Çoruh Vadisi'ne kadar olan kısmıdır. Trabzon'un Güneyindeki Çakır Dağından başlar, Harşit Çayı'nın doğusunda yer alan Karaburun'daki tepelerde sona ermektedir. Zigana Dağlarına adını veren Zigana Tepesinin yüksekliği 2511 metredir. Zigana Dağları bir çok doruğunda bu yükseklik 3000 metreye çıkmaktadır. Dağların ağaç yapısı genelde çam ve ladindir. Çevresindeki  tepelerle birlikte bu yöredeki dağlara, Zigana Dağı olarak adlandırılmaktadır.

2007 yılından itibaren her yıl Zigana Dağ'ında 25-26 ocak tarihleri arasında ''Zigana Kış Şenlikleri'' yapılmaktadır. İklimi Karadeniz iklimi olmaktadır. Temiz bir orman havası hakimdir.

Zigana Dağı

Zigana Dağları, tarihi İpek Yolu'nun en önemli geçitlerinden birini oluşturmaktadır. Ticaret yapan insanlar  ve seyahat eden insanlar Tarih boyunca Doğu Anadolu'nun ve İran'ın batıya açılan limanı olan Trabzon'a ulaşmak için  Zigana Dağı Geçidini aşmak zorundadırlar. fakat kış aylarında olumsuz hava koşulları nedeniyle   Zigana Dağlarından geçmek epeyce zor oluyordu. Bu konudaki söylentiler ticaret yapan Rumlar dağı aşmanın güçlüğünü belirtmek için ''Zigana'da Hayatta Kalmaya Bak.'' diyerek birbirlerini uyarıyorlardı. 1988 yılında yapılan tünel ve yeni yollara rağmen kışın aynı zorluklar devam etmektedir.

]]>
Süphan Dağı https://www.dag.gen.tr/suphan-dagi.html Tue, 06 Nov 2018 02:30:41 +0000 Süphan Dağı, Her dağın eskiye dayanan türlü efsaneleri vardır. Anadolu'da olup da türküsü olmayan dağımız neredeyse yok gibi. İçlerinde adına türkü yakılan, dağın dağa kavuşamayacağı gerçeğinin en deva Süphan Dağı, Her dağın eskiye dayanan türlü efsaneleri vardır. Anadolu'da olup da türküsü olmayan dağımız neredeyse yok gibi. İçlerinde adına türkü yakılan, dağın dağa kavuşamayacağı gerçeğinin en devasız şekliyle yaşayan bu dağları anlatmaya ve bütün dertli aşıklara bu derdi çekenin anlayacağını düşünerek, dağların en büyüğü ve en yücesi olan Süphan gönül dağını değerli okuyucularımız için seçtik. Süphan Dağı keşfi bekleyen gizli bir hazine gibidir. Süphan Dağı suskundur ve onu öylece saran ve sarsan azameti ile heybetli yalnızlığıdır. Doğu Anadolu bölgesinde bulunan Süphan Dağı Van Gölü'nün kuzeyinde yer alır. Yüksekliği 4058 m'dir. Dağcıların tırmanış için ziyarete gelenlere tüm güzelliği ile en iyi şekilde ağarlar. Süphan Dağı'nın tabanı geniş ve dik yamaçlarla beraber tek koni şeklinde yükselir. Dağın başında bir duvak gibi duran zirvedeki kar örtüsü eteklere doğru indikçe azalır. Aynı zamanda bu dağ onu çevreleyen ilçelerin su kaynağıdır. Dağın zirvesinde bulunan krater göl ve maviliği görenler en derin haliyle kendine hayran bırakır. Gün doğuşunu ve batışını seyretmek daha da büyüleyicidir. Buzlarla kaplı zirvesinde kırklar olarak anılan kırk tane şehit mezarı bulunur. Gerçeği şudur ki; Yanan yüreklerin dumanını bu dağın türküsü en yukarıda sakladığı bu güzelliklere değil, eteğine serilmiş çiçeklere yazılmıştır; Süphan Dağı'nın eteği, eteği güller biteği, ana can kurbanın olam, yârim baldır ben peteği; A ceylan beri maralım, kaşı karalım süphan dağlım, ben bu dağın maralıyam, avcı vurmuş yaralıyam, bal yârimden ayrı düştüm. Ben bir bahtı karalıyam. Yörede bağrı yanık halkın Süphan Dağı'nın efsane hikayesi şöyle anlatılır;

Süphan Dağı

Süphan Dağı Efsanesi; İki sevgili olan Hace ile Siyabent birbirlerini büyük ve derin bir aşkla severler. Ancak bu sevdaya aileleri karşı gelir. Bir gün iki sevgili kaçmaya karar verir ve gece yarısından sonra Siyabent ile Hace; Süphan Dağı eteğinde buluşurlar. Buradan Süphan Dağı zirvesine doğru çıkmaya başlarlar. Gökyüzünde pırıl, pırıl yanıp sönen yıldızların ve dolunayın altında yürürler. Uzun bir süre sonra yorulurlar. Dinlemek için bir yer bulurlar. Ancak bulundukları yer karanlık denilen Süphan Dağı eteğinde bulunan uçurumun tepesidir. Burada dinlenirken, kuracakları yuvayı hayal ederler. Oldukça çok yorulan Siyabent başını Hace'nin dizine koyarak derin bir uykuya dalar. Tam o esnada bir geyik sürüsü üzerlerine gelmektedir. Sürünün lideri olan erkek geyik bu iki sevgiliyi görür ve onları rahatsız etmemek için liderliğini yapan erkek geyik dişi geyiğe, diğer geyiklerin yaklaşmaması için önlem alır. Manzarayı gören Hace duygulanır ve o sırada gözlerinden damlayan gözyaşı sevgilisinin yüzüne düşer. Uyanan sevgilisi Hace'ye niçin ağladığını sorar Seni ağlatmış olan o lider geyiğin ciğerini söküp sana getireceğim. Sevgilisi lider geyiği vurur ve keseceği an geyiğin ayaklarını çırpmasıyla Siyabent uçurumdan aşağıya düşer ve Hace sevgilisine; "Sen olmadan ben de yaşayamam" diyerek kendini uçurumdan aşağıya atar. İki sevgilinin düştüğü yerde her yıl kendiliğinden iki gül yeşerir. Bu acı olay da ne zaman bir dağ görsek, ölümsüz Aşkı hatırlatır. Böylece dilden dile dolaşarak efsaneleşir.

]]>
Dağ Kurdu https://www.dag.gen.tr/dag-kurdu.html Tue, 06 Nov 2018 07:29:34 +0000 Dağ kurdu veya boz kurt (Canis lupus), köpekgiller (Canidae) familyasının en yaygın ve en iri türü. Köpekler, boz kurdun bir aşağı türüdür.Gri kurt veya orman kurdu olarak da da malum boz kurt, dünyadaki en yayg Dağ kurdu veya boz kurt (Canis lupus), köpekgiller (Canidae) familyasının en yaygın ve en iri türü. Köpekler, boz kurdun bir aşağı türüdür.
Gri kurt veya orman kurdu olarak da da malum boz kurt, dünyadaki en yaygın ve en fazla malum kurt türüdür ve bu sebeple sık sık kurt sözcüğü ile eş manalı olarak da kullanılır. Güneydoğu Amerika Birleşik Devletleri de bir zamanlar yaygın olarak da yer alan kızıl kurt (C. rufus) boz kurttan daha küçüktür. Uzak Olmayan vakte denli çakal meydana geldiği tahmin edilen Habeş kurdu (C. simensis) ise Etiyopya'nın dağlarla kaplı yerlerinde yaşar.
 
Kurtlar köpekgiller serisinin mühim fertlerinden bir tanesidir. Kurtların en yaygın bulunan türü Bozkurtlardır. Üstelik kurtlara bozkurt olarak da da hitap edilmektedir.  Birçok alanda Gri Kurt veya Orman Kurdu olarak da ta bilinmektedir. Bozkurt kurt türünün dünya bütününe dağılmış bulunan türü olması nedeniyle bütün kurtlar amaçlı bu ad kullanılagelmiştir. Bozkurt dışında ince ince birtakım bölgelerde Kızılkurt ve Habeş kurdu yer almaktadır. Kurtların en irilerinin boyları 160 santim civarındadır. Bununla Beraber 50 santimetre dolaylarında da kuyrukları vardır. Boyları 80-85 santim civarındadır. Kiloları ise hemen hemen da 70-80 kiloya denli çıkabilmektedir. Bu kurtların içinde bulunduğu bölgeler Avrupa'nın doğu kısımları, Ortada Asya, Kanada ve Alaska benzeri yerlerdir. Kurt türleri içinde en küçük olanlar ise Akdeniz etrafı, Arabistan yarımadası ve Ortadoğu ülkelerinde yer almaktadır. Bunların büyüklükleri ise hemen hemen yukarıda özelliklerini verdiğimiz kocaman kurtların yarısı civarındadır. Üstelik ağırlık bakımından 2 kattan daha çok miktarda bir küçüklükte yer alır. Beden uzunlukları kuyruk ile beraber bir metre civarındadır. Ağırlıkları ise 25-30 kilogram içerisindedir. Kurtlar  senede bir defa yavru yapmaktadır. Hamilelik müddetleri az olup hemen hemen da 2 aydır (60 zaman). Kurtlar bir doğum esnasında aşağı yukarı olarak da 3-5 yavru dünyaya getirmekte olup, bu alanda malum en fazla yavru sayısı 14 adettir. Nadirde olsa bir yavru ile sonuçlanan doğumlarda olmaktadır.
 Dağ Kurdu
Özellikleri 
  • Daha yakından incelendiğinde vücudunun köpekten daha uzunca, göğsünün daha fazla yüksek ve daha ince meydana geldiği görülür. Kurtların kafası kocaman, kulakları az, püsküllü kuyrukları vücutlarının üçte bir tanesi uzunluktadır. Renkleri aşağı türlerine yönelik yöresel olarak da değişir, beyaz, krem rengi, sarı rengarenk, kızıl, gri ve kara olabilir.
  • Avrupa'nın ve Asya'nın fazla miktarda sıcak bulunan olmayan yerlerinde boz kurtlar çoğunluktadır. Daha kuzeye gidildiğinde kara ve beyaz rengarenk kurtlara rastlanır.
  • Kurtların boyutları da yöresel olarak da değişir:
  • En kocaman kurtlar Doğu Avrupa, Alaska, Ortada Rusya, İskandinavya ve Kuzeybatı Kanada'da görülür, 160 santimetre beden uzunluğuna (+ 52 santimetre kuyruk) ve ayakta dururken 80 santimetre boya erişirler. Bu kurtlar 65-80 kilogram ağırlığa denli ulaşabilir.
  • En küçük kurtlar Ortadoğu, Akdeniz etrafı, Meksika ve Arap Yarımadası'nda yer alır, fakat 80 santimetre beden uzunluğuna (+ 29 santimetre kuyruk) ve 20-30 kilogram ağırlığa ulaşırlar.
  • Köpek ile kurt arasındaki farklar
  • Genelde kurtları köpeklerden ayırt etmek olasıdır, ama bazen bir türün kurt meydana geldiğini saptama etmek çok kolay değil olabilir.
  • Kurtlar kuyruklarını birçok vakit yatay veya hafif yüksek tutarlar ama köpeklerin kuyrukları birçok vakit yüksek veya kıvrık durur.
  • Özellikle kafatasları çok farklıdır: Göz yüksekliği, kulak içi, Praesphenoid, Basis vomerus, Fissura petrobasialis, çene ve kesicıdişler kurtlarda ve köpeklerde birbirinden farklıdır.
  • Kurtlar senede bir defa yavru yapar, köpekler ise genellikle 2 defa yavrular.
  • Bir ayak izinin kurda mı yoksa köpeğe mi ilişkin meydana geldiği, izlerin sayısıyla saptama edilebilir. Kurtlar arka ayaklarıyla ön ayaklarının bastı]]> Volkan Dağları https://www.dag.gen.tr/volkan-daglari.html Tue, 06 Nov 2018 22:41:21 +0000 Volkan Dağları ; Yanardağ veya diğer adıyla volkan, magmanın yer yuvarlağının yüzeyinden dışarı püskürerek çıkmış olan coğrafi bir yer şeklidir. Güneş Sistemi'nde bulunan aktif gezegen ve uydularda bir Volkan Dağları ; Yanardağ veya diğer adıyla volkan, magmanın yer yuvarlağının yüzeyinden dışarı püskürerek çıkmış olan coğrafi bir yer şeklidir. Güneş Sistemi'nde bulunan aktif gezegen ve uydularda birçok yanardağ bulunmasına rağmen, en azından Dünya da, genellikle tektonik olarak bulunan plaka sınırlarında görülmektedir. Ne var ki sıcak nokta olan yanardağlarda önemli istisnalar oluşmaktadır. Yanardağların araştırıldığı bilim dalı volkanoloji olarak adlandırılmaktadır. Kalkan ve volkanik yanardağlar vardır. Kalkan yanardağlar, şekil olarak kalkana benzeyen dağlar oluşturacak şekilde zamanla birikip, yüksek miktarda lav çıkartan yanardağlardır. Genellikle  Havai ve izlanda taraflarında görülmektedir. 

    Lav akışları genellikle çok kızgın bir şekildedir. Çok akışkan olurken uzun akıntılara da neden olmaktadırlar. Yeryüzündeki en büyük lav kalkanı, 120 km çapındaki ve deniz tabanından zirve olan noktaya 9000 m yüksekliğindeki, Mauna loa dağıdır. Marsta bulunan Olympus Mons, bir kalkan yanardağ olmaktadır. Ve güneş sistemindeki en yüksek dağ olarak adlandırılmaktadır. Lav kalkanının daha küçük olanlarına lav kubbesi denilirken lav kümbetide denilebilmektedir.

    Volkan Dağları
    Ege Bölgesi ndeki Biga dağları, Dumanlıdağ, Yunt dağı volkanik dağlardandır. Ülkemizdeki en yeni volkan dağları ise Manisa daki Kula volkanlarıdır. Bu özelliği nedeniyle
    bu yöreye yanık bölgede denilmektedir. Bu volkanik arazide, volkanik küller den ziyade
    içinde bulunan insanlara ait ilginç ayak izleri ise, dünyada sadece birkaç bölgede bulunmaktadır. Bu izler, volkanın patlaması esnasında bölgede insanların olduğunun en belirgin kanıtıdır. İç anadolu bölgesinde Erciyes, Melendiz ve Hasandağı volkan dağlarındandır. Doğu anadolu da Ağrı dağı, Güneydoğu Anadoluda ki Karacadağ ve Akdeniz bölgesindeki Ceyhan dağları, günümüzdeki volkan dağlarındandır.
    ]]>
    Çiçek Dağı https://www.dag.gen.tr/cicek-dagi.html Wed, 07 Nov 2018 06:31:05 +0000 Çiçek Dağı: Kırşehir ilinin kuzeyinde yer almakta kuzey ve doğusunda Yozgat-Yerköy, batısında Akçakent ilçesi ,güneyden Boztepe ilçesi ve merkez ilçe ile çevrilidir. İle merkezine uzaklığı 65 kilometredir. Çiçekdağı 1 Çiçek Dağı: Kırşehir ilinin kuzeyinde yer almakta kuzey ve doğusunda Yozgat-Yerköy, batısında Akçakent ilçesi ,güneyden Boztepe ilçesi ve merkez ilçe ile çevrilidir. İle merkezine uzaklığı 65 kilometredir. Çiçekdağı 1845 yılında Boyalık isminde bir köy iken Yozgat'ın Kızılkoca ve Sungurlu'nun Selmanlı Bucağına bağlı kalmış,Sultan Abdülmecit saltanatının son yıllarında Mecidiye adını alarak Yozgat'a bağlı bucak olmuştur. 1855 yılında Mecidiye bucağı ilçe olarak örgütlenmiş ve 1910 yılında ilçe sıfatı kaldırılarak Kırdök köyü ilçe olmuş ve buraya bağlı olmuştur. Mecidiye 1912 yılına kadar bu ilçeye bağlı kalarak, 1912 yılında yeniden ilçe olmuş ,1914 yılında ise ilçe teşkilatı Mucur'a kaldırılmıştır. 1915 yılında tekrar ilçe yapılmıştır. 1930 yılında ilçenin adı Çiçekdağı olarak değiştirilmiştir. Akça kentin ilçe olması ile yüz ölçümü 1409 Km2 den 950 km2 ye düşmüştür. Toplam nüfusu 21059, merkez nüfusu 6683, köylerin toplam nüfusu 14376 dır. İki belediyesi ve 44 köyü bulunmaktadır. Çiçek dağı tamamı ile bir plato alanı içerisinde yer almaktadır. İlçenin yer aldığı plato Yozgat ve çevresini kapsayan Bozok Platosunun devamı durumundadır. Çiçek dağı ilçesinin yer aldığı platodaki başlıca akarsular ise Delice Irmağı ve bunun bir kolu olan Cender Deresidir. Çiçekdağı ilçe merkezi, platonun yüksekliğinin azaldığı nispeten daha düz bir alana kurulmuş ve bu bölgeye yerleşim yapılmıştır.

    Çiçek DağıÇiçek Dağı: karasal iklimin hüküm sürdüğü bir ilçedir. İklim olarak yazlar sıcak ve kurak geçer, kışları ise soğuk ve kar yağışlıdır. Yağışın en bol olduğu mevsim ise ilkbahardır. İlkbahar mevsiminde bütün İç Anadolu'da yaşandığı gibi Çiçekdağı'nda da halk arasında kırk ikindi yağmurları adı verilen yükselim yağışları görülmektedir. Bu yağışlar havaların ısınmaya başladığı nisan ayından haziran ayının başlarına kadar devam etmektedir. Dağları ise, ilçede bulunan başlıca dağ ilçenin batısındaki platonun ortasında yükselen ve aynı zamanda ilçeye adını  veren Çiçekdağı' dır.Yükselti olarak en yüksek yeri 1.691 metredir. Çiçekdağı, Delice Irmağına akan bir çok derenin açtığı derin vadilerle parçalanmıştır. İlçede, Delice ve Cender Irmakları yatağında tabanlı vadiye rastlamak mümkündür.
    ]]>
    Tur Dağı https://www.dag.gen.tr/tur-dagi.html Wed, 07 Nov 2018 23:37:25 +0000 Tur Dağı ; Tur, Mısır'ın Sina bölgesinde bulunan, Süveyş kanalının başlangıcına yakın olan bir kesimde olan şehirdir. Rakımı 395 m olup, nüfusu ise yaklaşık 17000 civarındadır. Zaman dilimi olarak Doğu Tur Dağı ; Tur, Mısır'ın Sina bölgesinde bulunan, Süveyş kanalının başlangıcına yakın olan bir kesimde olan şehirdir. Rakımı 395 m olup, nüfusu ise yaklaşık 17000 civarındadır. Zaman dilimi olarak Doğu Afrika nın zaman diliminde bulunur. Tur dağı, dinler tarihinde de çok önemli bir yere sahiptir. Kurak yarımadada ki 2662 m civarındaki Aziz Katerina dağından sonra bölgedeki en yüksek ikinci dağdır.

    Tur Dağı
    Tur dağı Tevrat kitabına göre, Musa peygamberin öncüleri olduğu ibranilerin, Mısır dan çıkarken duraklayıp, Musa'nın Allah ile konuştuğu ve On emri aldığı yer olarak bilinmektedir. Kur'an-ı Kerimde bu konu Ta-Ha suresinde de anlatılmaktadır. Tur dağı, Musa'ya Allah tarafından yazdığı iki taş levhanın Musa'ya verildiği yer olarak geçmektedir. Ayrıca Musa Tur Dağında elde ettiği şeyleri, ahit sandığı adı da verilen sırlı bir sandığa koymuştur. Bu gizli sandık tahminlere göre Tarsus ilçesinde  bir mağarada bulunmaktadır ve bu sandığı ortaya Mehdi nin çıkaracağına inanılmaktadır.

    Tur dağı hem tarihi hem de dini olarak, oldukça dikkat çeken ve merak edilen bir bölgedir. Günümüzde de oldukça ilgi görmekte ve fotoğraflanmaktadır.
    ]]>
    Akdeniz Bölgesinin Dağları https://www.dag.gen.tr/akdeniz-bolgesinin-daglari.html Thu, 08 Nov 2018 09:31:48 +0000 Akdeniz Bölgesi' nin Dağları Ülkemizin genel özelliklerine baktığımızda görülen yükselti ve engebe dağları da etkilemektedir. Akdeniz Bölgesi 'nin dağları denildiğinde ilk akla Toros Dağları  gelir. Akdeniz Bölgesi' nin Dağları 
    Ülkemizin genel özelliklerine baktığımızda görülen yükselti ve engebe dağları da etkilemektedir. Akdeniz Bölgesi 'nin dağları denildiğinde ilk akla Toros Dağları  gelir. Akdeniz Bölgesi 'nin dağları antiklinal ve senklinal olarak adlandırdığımız kıvrım dağlarından oluşur. Dağların uzanışı da denize göre paraleldir. Bu nedenle nemlilik etkisi Ege kadar iç kesimlere gelmez ve sıcaklık farkları fazladır. 
    Akdeniz Bölgesinin Dağları
    Toros Dağları denize paralel uzanan ve doğal görüntüsüyle harika olan, Akdenizlilerin güzel bir akşamda manzaralarının tamamlanmasında etkendir. 
    • Batı Toroslarda, Elmalı dağı, Beydağı, Sultan Dağı, Çiçek baba Dağları
    • Orta Toroslar: Tahtalı, Bolkar, Binboğa, Aydos Dağları, Aladağ
    • Amanos Dağları ve Samandağ 
    ]]>
    Beşparmak Dağları https://www.dag.gen.tr/besparmak-daglari.html Thu, 08 Nov 2018 19:22:19 +0000 Beşparmak Dağları, Kıbrıs adasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafında kalan Beşparmak dağları, doğu batı yönünde adayı neredeyse baştan başa kat eder, Beşparmak dağları doğudan batıya doğru gittikçe yükselir, Beşparmak Dağları, Kıbrıs adasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafında kalan Beşparmak dağları, doğu batı yönünde adayı neredeyse baştan başa kat eder, Beşparmak dağları doğudan batıya doğru gittikçe yükselir, bu dağlar sıradağ özelliği gösterir, bu haliyle yer yer 8 ile 10 km. genişliğinde ve 170 km. uzunluğundadır, batısında Koruçam mevkii Doğusunda Zafer Burnu arasında uzanan Beşparmak dağları kimi kaynaklarda Girne Dağları olarak da geçer, orta yükseklikte ama vadilerle ayrılmış, adanın kuzey kıyısında bulunan Girne'den başlayarak güneye doğru ilerledikçe doğal setler olarak karşımıza çıkar, Beşparmak dağlarının en yüksek noktası 1024 m. ile Selvili Tepe'sidir. Yerli halk tarafından  bir elin birleşik parmaklarına benzetildiğinden Beşparmak dağları denildiği rivayet edilir. Başkent Lefkoşa'dan bakıldığında adanın Rum yönetimi tarafında bulunan Trados dağları ile paralel oldukları görülür.

    Beşparmak dağlarında bir tank

    1974 Kıbrıs barış harekatında ilerlemek ve mevzi almak için hakim bir yer arayışı ile Türk pilot komutasında dağın zirvesine çıkarılan tank karşı taraftan açılan yoğun ateş sonucu hasar görmüş ve dağın tepesinde kalmıştır, günümüzde yolu bu bölgeye düşenler tankı ziyaret edebilirler.

    Tarihte Beşparmak dağları

    Kıbrıs'ın kuzey kıyılarını iç kısma bağlayan yolların geçtiği Beşparmak dağlarında yolları kontrol eden bazı kale. kilise ve değişik tarihi yapılar vardır, bunlardan Saint Hilarion Kalesi Beşparmak dağları üzerinde inşa edilen üç kaleden en batı da yer alan kaledir, ada halkının olası Arap akınlarından korunmak ve muhtemel saldırılara karşı önceden haber vermek amacı ile inşa edildiği bilinmektedir, Denizden yüksekliği 700 m, olan kale sarp kayalıklar üzerine kurulmuştur, kale bu günkü adını Kudüs'ün Araplar tarafından fethinden sonra Kıbrıs'a göç eden ve ömrünün son yıllarını burada ibadetle geçiren bir keşişten almıştır, Bizans döneminde onarımdan geçirilen kale 1489 tarihinde Venedikliler'in adayı ele geçirmesi ile boşaltılmış ve terk edilmiştir.
    Beşparmak Dağları
    Bufavento kalesi yine Beşparmak dağları üzerinde adanın Arap saldırılarından korunması ve gözetleme amacıyla yapılmıştır. Girne'nin doğusunda Beşparmak dağlarının tepesinde 950 m.'de bulunan kale Kıbrıs'ın en sarp ve rüzgarı bol alan tepesinde kurulduğu için Bufavento (Rüzgara Kafa Tutan) ismini almıştır. Kalenin yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. 

    Tarihte ilk kez Aslan Yürekli Richard zamanın da  bu kaleden bahsedilmektedir. Kıbrıs'da bulunan kaleler için de ulaşılması en zor olan kaledir, 1382-1398 yılları arasında hapishane olarak kullanıldı, bu yıllarda Aslan Şatosu olarak anıldı. 1489 yılında kaleyi ele geçiren Venedikliler zamanın da eski önemini yitirmiş, adanın savunmasında kıyıda bulunan kaleler önem kazanmıştır.

    Efsaneye göre Kıbrıs, Templar Şövalyelerinin egemenliğine girdiği dönemde kendisini Kıbrıs kralı olarak ilan eden İsak Komnemus'un kızı, Aslan Yürekli Richard'a teslim olmuştur ancak bir süre sonra prenses ve köpeği cüzzam hastalığına yakalanınca bu kaleye kapatılmıştır, her sabah prensesin köpeği kalenin yakınında bulunan kaynakta yıkanmaya başlamış, gün geçtikçe köpek üzerinde ki yaraların iyileştiğini gören prenseste kaynakta yıkanmaya başlar. Prensesin iyileşmesi üzerine kaynağın bulunduğu yere Ayios ıonnis chrysostomos manastarı yaptırılmıştır. Beşparmak dağları ile başka bir efsane de yine bu kaleye dışarıdan bakıldığında bir kaç kapısının görüldüğü ancak rivayete göre 100 kapısının olduğu ve 101. kapıyı bulanın kapıdan girdiğinde kaybolduğu söylenmiştir. Beşparmak dağlarında ki bir başka tarihi kale Kantara kalesidir, arapça anlamı Köprü demek olan kale, tarihi 965 yılına dayanmaktadır, Arap saldırılarının bittiği bu tarihten sonra yapıldığı düşünülmektedir.
    ]]>
    Dağ Ceylanı https://www.dag.gen.tr/dag-ceylani.html Fri, 09 Nov 2018 10:53:24 +0000 Dağ  Ceylanı;  boynuz giller familyasından olan gazall-ahû  cinsinden olan  bir türdür. Bu hayvan boyu ortalama 100-120 cm ağırlığı  ise 15-30 kg arasında değişen Ortadoğu  da bozkır ikliminin hakim olduğu  daha çok y Dağ  Ceylanı;  boynuz giller familyasından olan gazall-ahû  cinsinden olan  bir türdür. Bu hayvan boyu ortalama 100-120 cm ağırlığı  ise 15-30 kg arasında değişen Ortadoğu  da bozkır ikliminin hakim olduğu  daha çok yükselti alanlarda  yaşarlar. Ortalama 8 ila 10 sene ömrü  olan dağ  Ceylanı yılda  yalnızca bir doğum yapar bu hayvan mükemmel  bir  koşucudur hızları  saatte 80 km 'ye kadar  çıkabilir tehlike  hissettiği  durumlarda tiz  bir ses çıkararak  kaçar ve 2-2,5 metreye kadar sıçrayabilir.
    Dağ Ceylanı
    Dağ Ceylanı dağa çok Arap Emirlikleri,Suudi Arabistan,Ürdün ve İsrail de yaşayan türün  en kuzeydeki  dağılımı  ise Türkiye' dedir. Yalnızca Hatay  da kırk Han bölgesinde  çok miktarda Dağ Ceylanı  bulunmaktadır. Dağ Ceylanı ülkemizde  yalnızca Hatay bölgesinde görülmesi ve  hayvanın yalnızca  belli bir  alanda yasamını  sürdürüyor olmasının yanında ,çevredeki köyler tarafından  kutsal bir varlık sayılması ve bu sayede yok olmasının önüne  geçilmiştir.]]>
    Sis Dağı https://www.dag.gen.tr/sis-dagi.html Fri, 09 Nov 2018 14:47:52 +0000 Sis Dağı: Görele ilçe sınırları içinde yer alan Sis Dağı, Doğu Karadeniz sıradağları'nın  devamıdır. Yüksekliği 2182 metre olduğu tahmin edilmektedir. Sahile 40 km. mesafe de olan Sis Dağına 1.5-2 saat Sis Dağı: Görele ilçe sınırları içinde yer alan Sis Dağı, Doğu Karadeniz sıradağları'nın  devamıdır. Yüksekliği 2182 metre olduğu tahmin edilmektedir. Sahile 40 km. mesafe de olan Sis Dağına 1.5-2 saatte varılmaktadır. Sis Dağı üzerinde yirmiyi aşkın oba  yer alır. Obalar çevrede bulunan köy ve kasabaların isimleri ile bilinir. Deniz seviyesinden en hızlı ulaşılan ve en yüksek yer olması Sis Dağının mühim olduğunu göstermektedir. Sis Dağına ulaşım için daha çok iki yol tercih edilir. Bunların yanı sıra yakın civarlarda köylerde kendi buldukları patika yollardan giderler.Her yıl çevre yerleşim alanlarının katılımı ile Temmuz aylarında Sis Dağı şenlikleri düzenlenmektedir.Sis Dağı "C sınıfın da Milli Koru" olarak  denetime koyulmuştur.

    Farklı bir keyiftir ki asırlardır süren hasretin, yaşam şeklinin, doğa aşkını günümüze getiren kısmıdır. Yayla kültürü, doğa ile iç içe yaşamak binlerce yıllık göçebe yaşam tarzından ileri gelmektedir. Anadolu'ya taşınan bu  görüş günümüzde farklı araştırmalarla süre gelmektedir. Eskilerin yol  anılarında Sis Dağından başlanmaktadır. Kış mevsiminde karla dolu olmayan sahil şeridinde otlayan hayvanlar yaz aylarında geniş otlakların bulunduğu yaylalara  ve dağlara çıkarılırdı.

    Okulların tatile girmesi ile sahildeki boğucu nemli havadan kaçan yayla sakinleri yaylaya taşınmaya başlamışlardır. Mısır tohumlarının tarlaya dökülmesinden sonra başlayan hazırlıklar yolda ve yaylada lazım olan ihtiyaçların at, katır gibi hayvanlara  koyulmasıyla yola çıkılır. Eskiden gidilen yayla göçleri bir yaşam tarzının, tutkunun folklorik etkileridir. İhtiyaçların ortaya çıktığı sepet (şelek)ler  üstlerde, süslü boncuklarla, püsküllü boğazlarına ziller (çan, kelek) sarılan  hayvanlar keyif içinde türkülerle devam eden taşınmadır. Yaşanan göçün ilk gözlemi yolun her iki yanında Kızılağaçlar ve fındık ağaçları, suyunu başta Sis Dağı olmak üzere yüksek dağlardan alan Ağasar deresinin coşkun sesi ile çağlamaktadır. O kadar akışı hızlıdır ki bol yağmurlu günlerde yatağına geniş yataklar  açar, kenarından ulaşımı engeller.
    Sis Dağı

    Şalpazarı'ndan itibaren stabilize toprak yoldan devam ediyoruz. Kısa bir süre sonra doğal maden suyu kaynağı olan Acısu'ya varıldığında ızgara et kokusu etrafa dağılır. Kaynak suyunun geldiği yerin etrafı piknik alanına  çevrilmiştir. Burada da Türkiye de doğal güzelliklerimizi günlük çıkarlarımıza nasıl kaybettiğimizi çarpıcı bir örneği göze çarpmaktadır. Doğal sodalı su borulara  verilmiş, kaynağı başkasına verilmiş, doğal ortamı harap olmuştur.

     Bu önerilerle dağ yolumuza devam edilir. Geyikliğe doğru engebe artıkça, doğanın güzelliği, bitki kokusu etrafı sarıyor. Çam, gürgen, kestane ağaçları çıkına; insanı, Sis Dağı'na yaklaşma heyecanı sarar. Çevreye dikkatle bakıldığında çirkinlikle, ihtişam, bilgisizlikle, vurdumduymazlık, bencillikle, doğanın direnci olduğu gibi tüm güzelliğiyle meydana çıkar. Bir yanda bir hayli uzakta kalmış masmavi Karadeniz, her mevsim farklı tonlarla bürünen ağaçlar ve bitkiler; mis gibi doğa kokusu insanı kendine getirir. Diğer tarafta ise tarla açmak amacıyla kesilen ağaçlar, sürülmüş toprak, taş çıkarmak, yol açmak için dinamitlenen doğa. Biliçten, bilimden, hukuktan ayrı uygulamalar. Gelişigüzel betonlaştırılan, yok edilen hazinemiz. Ne yazık ki doğa öcünü heyelanlarla sel baskınları ile alıyor. Düşünüyorum da çıkış yolunu eğitimde görüyorum. Yeni nesil ince ruhlu, sanattan, edebiyattan, bilimden hoşlanmadıkca çözüm bulmamız çok zorlaşacaktır.

    ]]>
    Baba Dağı https://www.dag.gen.tr/baba-dagi.html Fri, 09 Nov 2018 18:38:54 +0000 Baba dağı, Muğla ilinin Fethiye ilçesi dahilinde bulunan ve toprak yapısı, bitki örtüsü, bulunduğu konum gibi özellikleri ile ülke coğrafyası için önemli bir yere sahip olan dağdır. Milli park da bu dağın içine dahild Baba dağı, Muğla ilinin Fethiye ilçesi dahilinde bulunan ve toprak yapısı, bitki örtüsü, bulunduğu konum gibi özellikleri ile ülke coğrafyası için önemli bir yere sahip olan dağdır. Milli park da bu dağın içine dahildir. Türkiye'nin turistik bölgelerinden olan Muğla ili, her yıl binlerce turisti kendisine çekmekte ve ülkeye kazanç sağlamaktadır. Baba dağı da mevcut turist sayısının önemli derecede artmasına katkıda bulunan bir turistik alandır. 

Son yirmi yıldır yamaç paraşütü sporu için kullanılan dağın iki zirvesi bulunmaktadır. İki zirvesinden en yüksek olanının yüksekliği 1969 metredir. İkinci zirvenin yüksekliği ise 1400 metre olarak ölçülmüştür. Bu zirveye Karatepe de denilmektedir. Baba Dağı'nın eşsiz yapıdaki coğrafi yapısının genel hatlarını bu iki zirve ve aralarından geçen derince bir sel vadisi oluşturmaktadır. Söz konusu iki zirve karşı karşıya konumlanmıştır. Aynı zamanda aralarındaki mesafenin fazlaca olması nedeniyle bazı coğrafya uzmanları, Baba Dağı'nın bir sıradağ olduğuna kanaat getirmiştir.

Dağın oldukça yüksek olan irtifası ve kendine has yerleşim biçimi, genellikle yamaç paraşütü kullanım amacı ile alakalıdır. İki adet zirvenin bulunması, dağın yamaç paraşütü programlarında daha aktif olarak kullanılmasını sağlamaktadır. Ayrıca dik bir yapıda olması ve eteklerinde bulunan sel vadisinin eşsiz bir manzara sunması, seyir zevkinin yüksek olduğu turlar oluşmasını sağlamaktadır. 

Baba Dağı aynı zamanda ender bulunan ağaçlardan ve bitkilerden oluşan geniş bir bitki örtüsüne sahiptir. Dağın, 1400 - 1800 metre gibi oldukça fazla bir yüksekliğe sahip olması, yetişmek için fazla yükselti isteyen Acer undulatum türlerin yaygınlaşmasına neden olmuştur. Akçaağaç da denilen bu bitki çeşitleri bu bölgeye has ağaçlardandır. Bunun yanında cedrus libani sınıflandırma isimli sedir türü de bu bölgelerde oldukça yaygındır. 

Baba Dağı
Baba Dağı'nın her iki zirvesinde karkerli (Kireç taşı) toprak yapısı mevcuttur. Bu toprak yapısı sanayi sektöründe çimento yapımında kullanılır. Ancak Fethiye ilçesinde turizm, sanayi alanından daha yaygın olduğu için dağın bu verimli yapısı ikinci plana atılmıştır. Dağdan elde edilen verim daha çok turistik faaliyetler üzerine yoğunlaştırılmıştır.

Dağın 1969 metre yükseklikteki zirvesi ile Karlıtepe denilen diğer zirve denize oldukça yakındır. Yaklaşık olarak 5 km uzunlukta bir mesafe söz konusudur. Aradaki mesafenin bu denli az olması yamaç paraşütü deneyiminin çok daha zevkli ve heyecanlı olmasını sağlamaktadır. 

Yamaç paraşütünün en önemli unsurlarından olan hava koşulları da Baba Dağı eteklerinde tutarlı olarak seyretmektedir. Rüzgar geliş yönleri ve saatleri genellikle sistematik bir programda gerçekleşir. Yaz aylarında bazen kuzey rüzgarı sabah saatlerinde eser. Bu rüzgarla birlikte kuzey pistinden vadi istikametine doğru uçuş gerçekleştirilir. Güney pisti ise rüzgar alımını daha uzun süre gerçekleştirir. Gün içinde çoğu zaman 5 - 20 km hızla güneyden esen rüzgar yamaç paraşütü için uygun bir ortam hazırlar.
]]>
Küre Dağları https://www.dag.gen.tr/kure-daglari.html Sat, 10 Nov 2018 01:19:37 +0000 Küre dağları dünyanın ve Türkiye' nin görülmesi gereken en güzel yerlerinden biridir. Karadeniz de Bartın ve Kastamonu il sınırları içerisinde yer alıyor. Küre dağları Milli parkı 2000 yıllarında ilan edildi. Küre dağları dünyanın ve Türkiye' nin görülmesi gereken en güzel yerlerinden biridir. Karadeniz de Bartın ve Kastamonu il sınırları içerisinde yer alıyor. Küre dağları Milli parkı 2000 yıllarında ilan edildi. Türkiye de 41 Milli Parkından biri oldu. Küre dağları Milli Parkı, park ve ormanlık alanı, karstik yapısı mağra ve kanyonları ile bir doğa harikası olan  Küre Dağları aynı zamanda ekotrizim açısından önemli bir yere sahiptir. Kültürel değerleri, özgün mimari yapısını koruyan köy evleri vardır. Renkli kıyafetleri, el sanatları ve yöresel yemekleri, dünyaya tanıtan yöre halkı ile turizimin gelişmesine yardımcı oluyorlar.

Küre dağlarının eski adı İsfendiyar Dağıdır. Batı Karadeniz bölümünde kıyıdan içeriye doğru palalel uzanıyor. 3 dağ sırası oluşturan dağlardan biridir. Kıyıya en yakın sıra olan Küre Dağlarının geniş sırtları üstünde yer alır. Yükselti Ayancık ın gerisinde 1.500 m yi aşıyor. En yüksek doruğu Yaralıgöz Dağında ise 2.019 m yi buluyor. Küre Dağının yamaçları ormanlarla kaplıdır. Kastamonu yu İnebolu ya bağlayan karayolu tarafından Çataltepe geçidiylr aşılıyor.  Bir sıra dağlat sisteminin parçasıdır. Pangea adlı kara parçasının parçalandırması ile oluşan Tetis Denizinin altında kalan kısımları, Afrika Kıtasında Anadolu yarım adasına baskı yapması ile Alp Oroşenes sistemine bağlı olan bu dağ sinsilesi şeklinde yükselmesi ile oluşmuştur. Küre dağları Fransa dan başlayarak, Balkanlardan Anadolu ile Kafkaslar ve İran üzerinden Himayalara  kadar uzanan dağ sinsilesinin bir parçasıdır.

Küre Dağları
Küre dağları Kuzey Anadolu Dağları'nın Bartın ile Sinop arasında kalıyor. Çok uzun olan ve sahile bakan batı bölüme deniyor. Küre Dağları'nın batı kesimleri, Batı Karadeniz'in en geniş alanına ve nemli ormanlarına sahiptir. Bölgenin karstik( kireçtaşı) arazi yapısı vardır. Yoğun yağış ve su aşındırması nedeni ile oluşan büyük kanyonlar ( mahalli adıyla kısıklar) ve mağralar bu gür ormanla birleşince ortaya özel şekiller çıkmıştır. Küre dağları  Milli Parkı, Batı Karadeniz de yer alıyor. Kastamonu ilinimizin kuzey batı bölümünde, Cide, Azdavay, Pınarbaşı ilçeleri ile Batı ilinin Doğu bölümü arasında kalan bölgededir. Bu bölgede Dağların arasında Milli Park ilan edilen bölge 37 bin hektarlık bir alanda yer alıyor. Doğu-batı doğrultusunda olan bu parkın içinde kanyonlar, boğazlar, mağaralar ve düdenler bulunuyor.

Küre dağları  Milli Parkı ulaşımı zor olduğundan iyi korunmuştur. Dünyada ender rastlanan bitki örtü ve ekosistemi ile doğayı koruma acısından dünyaca ünlüdür. Bölge dört vesim ayrı güzelliktedir. Kışın karla kaplı, ilkbaharda çiçeklerle kaplıdır. Sonbaharda yeşilin ve tüm tonları ile güzel bir tablo oluşuyor. Yaz aylarında aşırı sıcaklarda bile geziliyor.
]]>
Bolu Dağı https://www.dag.gen.tr/bolu-dagi.html Sat, 10 Nov 2018 10:57:36 +0000 Bolu Dağı, Bolu ilinin toprakları, jeolojik olarak yerleşmemiş genç topraklar üzerinde bulunmaktadır. Saroz Körfezin den Aras Vadisi ne kadar devam edip, Bolu nun da üzerinde bulunmakta olan çökmüş alanı, Türkiye'nin en öneml Bolu Dağı, Bolu ilinin toprakları, jeolojik olarak yerleşmemiş genç topraklar üzerinde bulunmaktadır. Saroz Körfezin den Aras Vadisi ne kadar devam edip, Bolu nun da üzerinde bulunmakta olan çökmüş alanı, Türkiye'nin en önemli deprem kuşağı üüzerindedir. Bu bölgede sık sık depremler olduğu gözlemlenmiştir.Topraklarının % 60'ı dağlarla çevriliyken, % 30'u plato ve yaylalarla ve % 10'u ovalarla kaplı olmaktadır. Ormanlık bölge % 55'e yakın bir civardadır.

Dağlar, Kuzey Anadolu dağlarının batıya doğru uzanmış olan kolları, birbirine az çok paralel bir şekilde halinde devam ederler. En yüksek dağı Köroğlu Dağı dır ve 2499 m civarındadır. Diğer dağlar 2400 metreden daha alçak olarak ölçülmüştür. Başlıca dağları şunlardır: Bolu Dağı 1577 m dir. Sünnice Dağları, Abant Silsilesi, Kızıltepe, Çele Tepesi, Naldöken Tepesi olarak sıralanmaktadır. Ayrıca Orhan ve Kaplan dağları, Elmacık Dağı, Gül Dağı, Ardıç Dağı, Kapıorman ve Kocaman dağları da bulunmaktadır. Bolu ile Köroğlu Dağları, dağ sırası şeklinde uzanmaktadırlar. Başlıca yayla ve platolar ise Bolu, Gerede, Kıbrısçık, Mudurnu ve Göynük yaylaları olarak bilinir. Bolu da dağlar çamlık ormanlarla ile örtülüdür. 
Bolu Dağı
Bolu dağı, Bolu ilinde bulunmakta olan bir dağdır. Düzce Ovası ile Bolu Ovasını birbirinden ayırmaktadır. 1993 yılında başlayıp 2007 yılında bitirilmiş olan Bolu Dağı Tüneli, bu dağdan geçer. Ankara-İstanbul arasında geçiş noktası konumundadır. Bu yüzden stratejik bir önemi vardır.1577 m olarak ölçülmüştür.
]]>
Dağ Tavuğu https://www.dag.gen.tr/dag-tavugu.html Sun, 11 Nov 2018 10:28:33 +0000 Dağ tavuğu ;Türkiye'de sadece Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan orta boy bir kuş türüdür. Mere horozu veya Huş tavuğu olarak da bilinir. Erkeğinin uzun, aşağı doğru kıvrık ve çatallı kuyruğu vardır. Siy Dağ tavuğu ;
Türkiye'de sadece Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan orta boy bir kuş türüdür. Mere horozu veya Huş tavuğu olarak da bilinir. Erkeğinin uzun, aşağı doğru kıvrık ve çatallı kuyruğu vardır. Siyah renk olan tüyleri yakından bakıldığında mavi-yeşil yanar dönerli bir görüntüye sahiptir. Gözlerinin üzerinde belirgin kırmızı ibikleri vardır. Kanat altı tüyleri beyazdır. Dişisi, erkek türünden küçüktür, üst tarafı siyah alt tarafı grimsi kahverengidir. Dişinin kuyruğu erkeğinkinden kısa ve köşeli uçludur. Belli belirsiz bir sürmesi, erkeğindeki gibi beyaz kanat köşesi vardır. Genç bireyleri anneye benzemekle beraber beyaz kanat köşeleri yoktur.
Kafkas Bölgesinde endemik olarak yaşayan bu kuş türü bölgeye olan özgünlüğü nedeniyle oldukça değerli ve gelecek nesillere bırakılması gereken doğa ve kültür mirasıdır. Türkiye'de dağılışı Trabzon, Rize, Artvin, ve Ardahan illeriyle sınırlıdır. Doğa Derneğinin yapmış olduğu araştırmalar sonucunda tür popülasyonun azaldığı ve türe yönelik tehditlerin arttığı tespit edilmiştir. Türe yönelik tehditlerde artış olduğu için Artvin ilimizin Kaçkar ve Karçal Dağlarında avlanması kesinlikle yasaktır. 
Dağ Tavuğu
Dağ Tavuğu yüksek dağ kuşudur ve yıl boyunca 1.300-1.500 metre yükseklikte ağaç sınırı ve alpin çayırlıklar arasında yerleşik olarak yaşar. İğne yapraklı ağaçlar ve huş ağacı üreme bölgelerine yakın olarak sıklıkla kaydedilen ağaçlardır. Dağ tavuğu göçmen bir kuş türü değildir. Yaz aylarında yüksek rakımlara çıkarken, kış aylarında alçak rakımlarda yaşamlarını sürdürürler.
Çok eşli kuşlardır, üreme zamanı lek adı verilen gruplar oluştururlar. Lekler genellikle güney yamaçlarda kar kaplı ve çayırlık alanlar üzerinde gerçekleşir. Nisan, Mayıs ve Haziran lek zamanlarıdır. Dişiler tek başlarına kuluçkaya yatarlar. Bir seferde 10-12 arası yumurta yapabilirler ve kuluçka süreleri 20-25 gün arasında değişebilmektedir.
]]>
Altay Dağları https://www.dag.gen.tr/altay-daglari.html Mon, 12 Nov 2018 09:14:30 +0000 Altay Dağları; Orta Asya da Sibirya' nın güneyinde Moğolistan ile sınır büyük bir sıra dağdır. Genel olarak pek çok kırık ve bükülmeler arasında aşınmış ve düzlenmiş alanların ile meydana gelmiş epeyce yüksek dağlar Altay Dağları; Orta Asya da Sibirya' nın güneyinde Moğolistan ile sınır büyük bir sıra dağdır. Genel olarak pek çok kırık ve bükülmeler arasında aşınmış ve düzlenmiş alanların ile meydana gelmiş epeyce yüksek dağlardır. Yapı ve şekil bakımından iki ye ayrılır. Birimci kısım Rusya toprakları içerisinde yer alan Kuzeybatı Altay dağı ikincisi ise Moğolistan yada Güney Altaylar denmektedir. Dış Moğolistan içlerine doğru 1700 km uzunluğunda uzanan sıradağlar kıvrımlı - kırık bir yapıya sahiptirler. Dağların yüksek alanlarında büyüklü küçüklü bir çok buz gölleri bulunmaktadır. Güneyinde ki Marka ile kuzeyindeki Telezker gölü bunlardan biridir.
Altay Dağları
Altaylarda bulunan vadiler oldukça verimlidir. Buralarda sık çam ağaçlarına rastlanmaktadır. Alçak yerlerde step, daha yukarılara doğru dağ çayırı bulunmaktadır. Bunların üst yerlerinde ise daima kar ve buzla kaplı kayalıklar bulunmaktadır. Altay dağları maden bakımından Sibirya'nın en zengin yeridir. Eski devirlerden bu zamana kadar zengin madenlerle tanınmış bir bölgedir. Altın yatakları oldukça çoktur. Bugün günümüz de taşkömürü ve linyit yanında demir ve bakır madenleri çıkaraılır. Endüstri sanayinde ise kerestecilik önemli bir yere sahiptir. on dokuzuncu yıllarda hayvancılık ön planda iken bugünlerde mera alanlarının azalmasından dolayı önemini yitirmiştir. En çok beslenen hayvan türü at, koyun ve sığırdır.]]>
K2 Dağı https://www.dag.gen.tr/k2-dagi.html Mon, 12 Nov 2018 16:27:54 +0000 K2 Dağı ;  Karakurum da, Pakistan ile Çin sınırının üzerinde bulunmakta olan bu dağ, 8611 m olan yüksekliği ile everest dağından sonraki, dünyanın en yüksek ikinci dağı olarak adlandırılmaktadır. Dağın bir çok ismi bu K2 Dağı ;  Karakurum da, Pakistan ile Çin sınırının üzerinde bulunmakta olan bu dağ, 8611 m olan yüksekliği ile everest dağından sonraki, dünyanın en yüksek ikinci dağı olarak adlandırılmaktadır. Dağın bir çok ismi bulunmaktadır. Bu isimler, Kogir, Keçu, Zalim Dağ dır. Tam olarak kabul edilmemiş başka ismi ise Godwin Austin dir. Dünyadaki en zor dağdır. Bu sebepten dolayı dağcılar arasında zirvesi kutsal zirve olarak adlandırılır.  K2 Dağı, 25% gibi yüksek bir ölüm oranıyla öldürücü dağ ve zalim dağ olarak ün salmıştır.

Bu dağ K2 ismini, İngiltere sömürgesi dönemindeki Hindistan ın geniş, Trigonometrik Harita Ölçümü esnasında Karakurum Dağları ölçülürken, göze çarpan iki zirvenin K1 ve K2 olarak isimlendirilmesin den almıştır. Bu ölçümlerde eğer varsa ilk olarak yerel adlandırmaya yer verilmiş fakat, K2 zirvesi için bilinir bir yerel isim bulunamamıştır. 8000 m den yüksek olan 14 dağ arasında çıkış sayılarına göre hesaplandığında zirvesine en zor çıkılanbilen dağdır.nBunun başlıca birkaç sebepleri ise dağın aşırı derecede dik olması, teknik beceri isteyen birçok bölümü olması, düşen kaya parçaları ve çığ düşürmesi olarak gösterilebilirmektedir.K2 Dağı K2 Dağı na İlk başarılı zirve çıkışını 1954 senesinde  bir İtalyan dağcı ekibi yapmıştır. Liderliğini Artido Deiso'nun yapmış olduğu bu ekipte, zirveye ulaşabilen dağcılar iki tane olmuştur. K2 ye tırmanan ilk kadın Polonya lı olan dağcı Wanda olmuştur. Türkiye den ise ilk kez 2001 yılında Nasuh Mahruki adlı dağcı gerçekleştirmiştir. Diğer yandan bu zirve yapan dağcıların ismi anılırken, bilinmesi gereken başka bir gerçek de, dağcıların asıl olan eşyalarını, hem de dağcılar gibi özel giyim kuşamları olmayan üstelik, onlara kimi zaman rehberlik ederek zirveye ulaşmalarını sağlayan yerel halktan, hamalların durumudur. Ekmek parası kazanmanın derdindeki son derece fakir bu Pakistanlı veya Nepalli hamallar, imkansızlıklar içinde eşya taşırken veya zorlu geçitlerde rehberlik yaparken, çoğunlukla ölümle karşılaşmaktadır. K2 zirvesini tırmanmak isteyen dört kişi başına bir hamal hayatından olduğu için, bu tırmanışların yapılmaması bile istenmiştir. Ancak en zor dağ olması nedeniyle K2 zirve tırmanışı, dağcıların tutkusu olmakta hep öncelikli olmuştur.

Yakın bir zamana kadar dağcılar için ölüm oranı fazla iken, bu oran teknolojideki son gelişmeler ve dağcıların tehlikeler konusundaki tecrübeleri sayesinde, giderek azalma göstermektedir.
]]>
Madra Dağı https://www.dag.gen.tr/madra-dagi.html Tue, 13 Nov 2018 01:37:59 +0000 Madra Dağı; Bu dağ, Ege Bölgesi' nin, asıl Ege Bölümü ile Marmara Bölgesi’ nin, Güney Marmara Bölümün de yer almaktadır. Madra Dağı, Balıkesir ilinin İvrindi ilçesi, Havran, Burhaniye ve Ayvalık ilçeleri ile  İzmir in Madra Dağı; Bu dağ, Ege Bölgesi' nin, asıl Ege Bölümü ile Marmara Bölgesi’ nin, Güney Marmara Bölümün de yer almaktadır. Madra Dağı, Balıkesir ilinin İvrindi ilçesi, Havran, Burhaniye ve Ayvalık ilçeleri ile  İzmir in Bergama ilçesi topraklarında bulunmaktadır.

Bu dağlık bölge, Kuzeydoğu-güneybatı istikametinde uzanmaktadır ve yaklaşık olarak 20 km ye yakın bir genişliktedir. Kuzeybatı sınırını Havran Çayı oluğu çizerken, güneydoğu sınır bölgesini ise, Bakırçay oluğu çizmektedir. Kuzey sınırında ise İvrindi çayı vardır. Madra dağı eski bir kıvrım dağının temeli olmakla beraber, etrafı çevreleyen göl tortulları, lav ve tüfleri ile kuşatılmıştır. Ve bütün bunlar da aşınım sonucunda tepelik bir görünüme bürünmüştür. Bu dağın, kuzey ve güney yamaçları arasında bulunan farklı yapı, iklime bağlı olarak ortaya çıkmakta olan, eğim farklılıklarını ortaya çıkarmaktadır. Güney yamaçlarda ortalama eğim az iken, daha nemli iklim şartlarının hakim olduğu ve metamorfik sistlerin yer almakta olduğu kuzey yamaçlarda, ortalama eğim artmaktadır. Kuzey yamaçlar, taban suyu seviyesinin değişmelerine bağlı olaraktan, vadilerle derin olarak yarılmış bir şekildedir.

Madra Dağı
Alanda kireçsiz olarak bulunan, kahverengi orman toprakları oldukça fazladır. Madra Dağın da iklim genellikle  Akdeniz iklimine ve yağış rejimine  benzerlik göstermektedir. Yaz mevsimi en kurak mevsimdir, yıllık yağış miktarının yarısından çoğu ise kış mevsiminde meydana gelmektedir. Yaz mevsiminde yağış miktarı yok denecek kadar az miktardadır. Bölgenin en yağışlı ayı aralık ayı iken, en kurak ve sıcak ayı ise ağustos ayıdır.
]]>
Buz Dağı https://www.dag.gen.tr/buz-dagi.html Tue, 13 Nov 2018 08:43:54 +0000 Buz Dağı:Buz Dağları, hareket eden bu dev gibi buz kütleleri hakkında sıradan buz kütleleri diye düşünebilirsiniz,ancak öyle değiller. Hepimizin de bildiği gibi bu Buz Dağlarının Buz Dağı:

Buz Dağları,
hareket eden bu dev gibi buz kütleleri hakkında sıradan buz kütleleri diye düşünebilirsiniz,ancak öyle değiller. Hepimizin de bildiği gibi bu Buz Dağlarının su altında bulunan kısmı su üzerindeki kısmından fazlasıyla büyüktür. Bu büyük olan bölümler sayesinde olduklara yere sımsıkı yerleşirler. Buzlar genelikle büyük parçalardan oluşuyor. Buz Dağları, genelikle çok soğuk oluyor. Buz Dağları,genelikle beyaz renklidir. Üst üste karların yığılması, kardan bir dağ ve sonrada bir buz katmanı bulunuyor. Bu katman zamanla kıyıya doğru kayıyor ve denizde parçalanıyor. Buz Dağların uzunlukları birkaç kilometreyi ve kalınlığı buluyor 300 metreyi bulabiliyor. Buz Dağları deniz üstünde sallanmadan duruyorlar. Okyanuslar üzerinde büyüklüğüne göre 6 çeşit buz dağı bulunuyor. Bunlardan en küçük olanı Küçük Buzul olarak adlandırılıyor. Boyu ise otomobilin ki kadar diyebiliriz. Bu çeşidin bir büyüğüne ise Ada  Buz Dağı parçası deniyor. Bu da küçük bir evin boyutu gibidir. Kalan 4 taneye ise küçük, orta, büyük ve çok büyük Buz Dağı olarak adlandırılıyor.

Buz Dağı
Çok büyük Buz Dağı 80 metre yüksekliğinde, 250 metre uzunluğunda oluyor. Buz dağları Kuzey ve Güney Kutbu denizlerinde bulunuyor. Okyanuslar da ağır hareketle geziniyor ve dağ buzullarının kırılması sonucu oluşmuş buz kütleleri oluyor. Hiçbir şekilleri yoktur ama kırılmalar sonucu çok değişik şekiller oluşabiliyor. Bir buz dağı tamamen sudan oluşuyor. Buna göre suyun en az 3, 98 santigrat derecede olması gerekiyor ki, Buz Dağı  erimesin diye. Deniz tuzludur ve tuzlu su normal suya göre daha düşük donma noktasına sahiptir. Tuz dışında başka bir şeyi suyun içine attığımızda da daha düşük bir donma noktasına sahiptir. Yani Buz Dağı sudan olmuş olsaydı ve içinde başka bir maddeler de olsaydı hemen eriyip yok olurdu.

Bir Dağ buzulu yüzlerce kilometre uzunluğa ve binlerce yüksekliğe sahip kar ve buz yığınıdır. Eğer yaz aylarındaki erime kış aylarındaki kar yağışından daha az olursa dağ buzulların üzerindeki kar ve buz kütlesi artıyor. Bu ağırlık artısı ile dağ buzulları yerin dibine doğru inmeye başlar. Sonra dağ buzulu kıyıları daha sıcak olan okyanus suyu ile buluşuyor. Kırılmalar oluyor ve kırılmalar sonucu önce büyük bir buz kütlesi dağ buzulundan ayrılır. Daha sonra bu buz kütlesi yine kırılmalar sonucu daha küçük buz parçalarına ayrılıyor ve okyanusta yüzmeye başlıyor. Dağ buzullarından ayrılan bu parçalar sayesinde ağırlık biraz azalıyor ve dengelenmeye başlıyor. Kırılıp dağ buzulundan ayrıldıktan sonra bir buz dağı deniz içinde 3-6 yıl arası erimeden kalıyor. Ama Buz Dağı sıcak denizlere doğru yol alırsa bu süre daha da kısalıyor. Ayrıca diğer Buz Dağları ile çarpışma ile azgın dalgalar da Buz Dağlarının yaşam süresini azaltıyor.
]]>
Munzur Dağı https://www.dag.gen.tr/munzur-dagi.html Tue, 13 Nov 2018 09:49:38 +0000 Munzur DağıÜlkemizin Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan Munzur dağları Tunceli il sınırları içinde Tunceli'nin Erzincan tarafında yani kuzeyinde yer alır. Munzur Dağları yada Mercan Sıradağları olarak bilinir, Yukarı Fıra Munzur Dağı
Ülkemizin Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan Munzur dağları Tunceli il sınırları içinde Tunceli'nin Erzincan tarafında yani kuzeyinde yer alır. Munzur Dağları yada Mercan Sıradağları olarak bilinir, Yukarı Fırat bölgesinde yer alır, Torosların uzantısı olarak kabul edilir, kalkerli ve dişli kütle yapısı vardır. Yüksekliği 3000 m. üzerindedir,  Doğu Torosların uzantısı olarak doğu-batı yönünde yer alırlar, Tunceli şehir merkezinden bakıldığında düz görüntüsü ile uzakta ki yüksek bir kum yığınını andırır. Munzur Dağları ve uzantısı olan Avcı Dağları, Tunceli (Dersim) il sınırlarının kuzeybatı ve kuzey kesiminde doğal sınır oluşturmakta, kuzeydoğusunda ise Bağırpaşa Dağı yer almaktadır. Munzur Dağlarının doğusunda Akbaba Tepesi bulunur. Munzur Dağları, ilin kuzeydoğusundan başlar, kuzey ve kuzeybatı yönende devam eder, dağ üzerinde yaya olarak yürümeyi zorlaştıran bir çok doğal engeller bulunur, bu haliyle bile her yıl Tunceli'de sosyal faaliyet kapsamında Munzur Dağında yürüyüşler düzenlenir, dağı uzantısı yaklaşık 130 km.'dir. Ancak Munzur Dağı diyebileceğimiz doruklar 25-30 km. boyunca değişen çok geniş bir taban üzerine oturur, Munzur Dağlarının Tunceli il sınırları içinde kalan bölümünde en önemli zirveleri batıdan doğuya doğru, Biçare Dağı (3111 m.), Ziyaret Tepesi (3071 m.), ve Akbaba Tepesidir. (3463 m.)

Munzur Dağının genel özellikleri,
Munzur Dağları, dik bir şekilde Ovacık çöküntü alanına doğru iner, bu bölge Mercan Dağları olarak ta bilinir, 1400 m. yükseklikte ki Ovacık ilçesinden sonra, 2800 - 3000 metreye çıkan yükselti kuşağında çok dik yamaçlar bulunur. Bu yamaçlardan kuzeye doğru açılan havza (akarsu yataklarının geçtiği alanlar)  tabanlarına inilir, havza tabanları ile havzaları birbirinden ayıran yüksek sırtlar, yaz aylarında yöre halkının yaylak alanları olarak kullanmasına olanaklıdır. Güney yamaçlarında yer yer rastlanan meşe ve ardıç ormanlarından başka hemen hemen tümüyle çıplak olan Munzur Dağı, 2700 metreden sonra karlarla kaplıdır, kış aylarında yüksek ve sarp geçitler yağan kar ile kapanmaktadır, bu geçitlerin en önemli yükseltileri 3000 metreye ulaşan Mercan ve Kemah geçitleridir. Munzur Dağlarının orta bölümünde yer alan tepelerin güney yamaçlarından itibaren bir çok vadi güney istikametine doğru ilerler bunlardan biri de Munzur Vadisidir, vadi Munzur Dağ yamaçlarından bir çok kol şeklinde başlar, ilin en büyük çöküntü alanı olan Ovacık çöküntü alanında birleşir, Munzur vadisi, il merkezinde Pülümür Vadisiyle birleşerek güneye Keban baraj gölüne ulaşır.

Haritada Munzur Dağı
]]>
Spil Dağı https://www.dag.gen.tr/spil-dagi.html Tue, 13 Nov 2018 16:39:17 +0000 Spil Dağı, Ege Bölgesindeki Manisa şehrimizin merkezinden kuzeye doğru 24 km uzaklıktaki, İzmir şehrimize güneyde 50 km kadar uzakta olan bir dağdır. Bu dağın adı ise, Manisa ile birlikte anılmakta, tarihte ve mitolojide oldukç Spil Dağı, Ege Bölgesindeki Manisa şehrimizin merkezinden kuzeye doğru 24 km uzaklıktaki, İzmir şehrimize güneyde 50 km kadar uzakta olan bir dağdır. Bu dağın adı ise, Manisa ile birlikte anılmakta, tarihte ve mitolojide oldukça fazla adı geçmektedir. Ayrıca flora bakımından da zengindir. Gediz nehri ovasından Karadağ zirvesine kadar ortalama 1517 metre yüksekliğe sahiptir. Çevrede derin vadiler yer almakta ve dere yatakları bulunmaktadır. Bitki örtüsü olarak ormanların hakim olduğu görülür. Özellikle Manisa şehrinin adını taşıyan Manisa lalesi gibi zengin bir floryası bulunmaktadır. Yaban hayvanları, özellikle yaban atları da Spil dağında vardır. Ayrıca dağda çok sayıda mağara bulunur. Spil dağı yaz kış çok sayıda ziyaretçi almaktadır.

Spil Dağında ve çevresindeki önemli yerler

Ağlayan Kaya: Spil dağı eteklerindeki bu eser Niobe Kayası olarak ta bilinir. Antik çağdan itibaren bu kayanın sanat eseri olup olmadığı tartışmalıdır. Doğal aşınmayla birlikte başını öne eğmiş ağlayan kadın görünümüne gelen bir kayadır. Yunan mitolojisinde çocuklarını yitiren anaların simgesi olmuş, Frigyalı Tantulus'un kızı olan Nibole'nin burada Zeus tarafından kayaya dönüştürüldüğüne inanılmaktadır. Efsanede 7 oğlu ve 7 kızı olan Niobe'nin, 2 oğlu bulunan Leto'ya göre daha doğurgan olduğunu düşündüğü için cezalandırıldığı söylenmektedir. Oğullarını Apollon'a, kızlarını da Artemis'e öldürten Leto, cesetleri de tanrılara gömdürmüştür. Evine gelen Niobe, Zeus tarafından acılarının dinmesi için Spil dağındaki kayaya dönüştürülmüştür.

Spil dağında Yarıkkaya mevkiinde Niobe'nin erkek kardeşi olan Pelops'un tahtı olduğu söylenen, Frig kült sanatının etkilerini taşıyan, önceden bir heykelin de yerleştirildiği düşünülen oturak ya da sunak vardır. Ağlayan kaya yakın dönemde amfitiyatro olarak düzenlenmiştir. Buraya gelen ziyaretçiler yazdıkları duygu dolu mesajları yerlere sererler.

Spil Dağı
Sabuncubeli geçidi: Bu geçit Manisa ile İzmir'i, Spil dağının ve Yamanlar dağının arasından birbirine bağlamakta, buradan İzmir Bornova ilçesine giden karayolu geçmekte ve en yüksek bölümü 600 metre rakıma sahip bir geçittir. İzmir şehrinin kuzeydoğu tarafındaki gelişiminin doğal uç sınırı olan bir geçittir. Spil dağı ve çevresindeki bölümünde geçitteki binlerce hektarlık alan ağaçlandırma çalışması kapsamındadır.

Sülüklü gölü ve atalanı: Spil dağı milli parkının doğusunda yer alan 600 metre yükseklikteki göl sülüklü olduğundan bu isimle anılmaktadır. Atalanı mevki dağın zirveye yakın kısmındadır. Burada Osmanlılardan itibaren atlar mevsimsel olarak ya da yaşlanmaları nedeniyle buraya bırakılmaktadır. Bu bölgede ayrıca bungalov tipinde konaklama tesisleri de vardır. İçinde kır kahvesi ve gazinosu da bulunmaktadır.

Spil dağı milli parkı: Manisa İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne bağlı olan milli park, 1968 yılından itibaren kuruludur. Milli Park içinde bulunan konaklama tesisleri yıl içinde çok sayıda ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Orman içine yapılmış olan köşkler farklı büyüklüklerde olup, gecelik olarak kiralanmaktadır. Spil dağındaki milli park, şehirden 23 km uzaklıktadır. Buradaki iklim şehre göre 10-15 derece daha serin olur. Panoramik güzellikleri, mağaraları, kanyonları, Tantalos kalesi, Sandıkkale gibi gezilecek alanlarıyla tanınan bir yerdir. Ayrıca park laleleriyle tanınmıştır. Parkta koruma sahası Seyirtepe'nin etrafındaki bitki çeşitleri, çam ağaçları, derin vadiler oldukça güzel yerlerdir. Ayrıca keklik, tavşan, yaban domuzu, çakal, ötücü kuşlarda parkın içinde yer almaktadır.
]]>
Ural Dağları https://www.dag.gen.tr/ural-daglari.html Wed, 14 Nov 2018 11:49:41 +0000 Ural Dağları ; Ural dağları veya urallar, Kazakistan' ın steplerinden Kuzey Kutbu na uzanmakta olan 2,498 km uzunluğundaki sıra dağların uzanmasıyla oluşan dağlardır. Vaygaç adası ve arkasından gelen Novaya zemliya adası, Ural Dağları ; Ural dağları veya urallar, Kazakistan' ın steplerinden Kuzey Kutbu na uzanmakta olan 2,498 km uzunluğundaki sıra dağların uzanmasıyla oluşan dağlardır. Vaygaç adası ve arkasından gelen Novaya zemliya adası, sıradağların devamındadır. Ural Dağları, Avrupa ve Asya kıtalarını birbirinden ayıran dağlardır. En zirve noktası Narodnaya Dağıdır. Bu dağ 1895 m olarak ölçülmüştür.

Urallar, ilk kez merkezi olarak Asya bölgesinin kuzey bölümündeki, yerli halkları olan Uralyan kabileler tarafından adlandırılmışlardır. Uralyanlar yerleşik hayatı olmayan ,avcılıkla ve toplayıcılıkla uğraşan bir kabile olmaktaydı., Fakat bölgelerindeki kaynakların bitmesiyle birlikte, Orta Asya boyunca gerçekleşen bir yayılmayı ardından getirmiş olmuşlardır. Ural kelimesi Türk kökenli olup, taş kemer anlamına gelmektedir.


Ural Dağları

Ayrıca Ural Dağları çeşitli maden kaynakları bakımından zengindir bi yerdir. Özellikle platin, altın, demir, mangenez, nikel ve bakır madenleri bakımından oldukça değerli bir bölgedir. Orta ve Güney Urallar da ortalama yükseklikler daha alçak olarak gözlemlenmiştir. Güneye inilmekle beraber, silsile 250 km genişliğin üzerine çıkmaktadır. Güney Urallar Suerdlovsk boşluğunun güneyini, paralel olarak örtmektedir.


Ural dağlarıyla beslenen başlıca nehirler; Pechora nehri, Ob, Ural ve Emba nehirleri olarak geçmektedir. Kuzey Sibirya nın sert bir iklime sahip olmasına, batıdan gelen rüzgarları önleyen Ural Dağları neden olmaktadır.

Bu dağların coğrafik şekilleri granit ve somaki taşlarından ve yamaçlardaki Paleozoik olarak adlandırılan, tabakalardan meydana gelmektedir. Bu bölge özellikle orta bölüm olmak üzere, zengin olduğu gözlemlenmiş ve ilgi odağı olmuş bir bölgedir.
]]>
Sultan Dağları https://www.dag.gen.tr/sultan-daglari.html Tue, 12 Mar 2019 20:06:25 +0000 Sultan Dağları, Türkiye'nin Akdeniz Bölgesinde bulunan Konya ve Isparta'nın il sınırını oluşturan  ve Afyon'a kadar Batı Torosların uzantısı olan yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda olan genç sıralı dağlardır. Sultan Dağ Sultan Dağları, Türkiye'nin Akdeniz Bölgesinde bulunan Konya ve Isparta'nın il sınırını oluşturan  ve Afyon'a kadar Batı Torosların uzantısı olan yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda olan genç sıralı dağlardır. Sultan Dağının etekleri alüvyonlarla kaplı olduğundan dağın eteklerinde yerleşim alanı ve tarım alanları bulunmaktadır. Dünyaca ünlü Napolyon Kirazı ve bir çok kiraz çeşidi bu dağın eteklerinde yetişmektedir. Aynı zamanda Akşehir Gölü havzası, Eğirdir ve Beyşehir Göl havzalarını da birbirinden ayırmaktadır. 

Uzunluğu yaklaşık 100 km bulan Sultan Dağları'nın en yüksek zirvelerine bakacak olursak 2610 rakımlı olan Gelincik kaya Tepesi, 2519 metre akımlı olan Toprak Tepe ve ardından 2063 rakımlı Kırkkaya Tepe Sultan Dağlarının en yüksek zirvelerini oluşturmaktadır.  

Güneydoğuya doğru yüksekliği azalan Sultan dağları bu alçalmadan dolayı Konya-Beyşehir kara yoluna bağlanır. En güneyine Erenler Dağı ve Alacadağ volkanik dağları bulunmaktadır. Geniş bir ova görünümlü olan Sultan dağının zemini alüvyon topraklarından oluşmuştur. Sultan Dağının batı eteği Beyşehir Gölünün başlangıç alanıdır. 

Efsanelere de konu olan sultan dağları, söylentilere göre bölgedeki Yeşilçiftlik veya doğancık köyünden bir gelinin dağa kaçmasından ve orada ölmesinden sonra efsaneleşmiştir. 

]]>
Kilimanjaro Dağı https://www.dag.gen.tr/kilimanjaro-dagi.html Wed, 14 Nov 2018 16:42:06 +0000 Kilimanjaro Dağı, genelde sadece kilimanjero olarak adlandırılmaktadır. Deniz seviyesinden 5895 metre yüksekte olup, Afrika nın ünlü bir dağıdır. Kilimanjaro sönmüş bir volkan şeklindedir. Tanzanya nın kuzey doğusunda bu Kilimanjaro Dağı, genelde sadece kilimanjero olarak adlandırılmaktadır. Deniz seviyesinden 5895 metre yüksekte olup, Afrika nın ünlü bir dağıdır. Kilimanjaro sönmüş bir volkan şeklindedir. Tanzanya nın kuzey doğusunda bulunmaktadır. Kilimanjaro, üzerindeki en zirve nokta olan kibo dan dolayı, Afrika kıtasının en yüksek dağı olarak adlandırılmaktadır. 1987 yılında, kendine özgü bir doğası olduğu için, UNESCO tarafından Dünya Doğa mirası olarak tarihe geçirilmiştir.

Ekvator'un yaklaşık 340 km güneyinde kalmaktadır. Kilimanjaro, Tanzanya'nın kuzey doğusunda, Dar-es Salaam şehrinin yaklaşık olarak 500 km kuzeybatısında bulunmaktadır. Aynı zamanda da Victoria Gölü merkezininin yaklaşık 550 km güneydoğusunda yer alır. Kenya'ya yakındır. Arada 3 km bir mesafe bulunmaktadır. Bu ülkenin başkenti Nairobidir. Kalimanjaro Buranın da yaklaşık 200 km güneydoğusunda kalmaktadır.

Kilimanjaro Dağı

Kilimanjaro o kadar büyük bir dağdır ki kendi hava durumunu bile, kendi kendine belirleyebilir. Okyanustan gelen nem yüklü rüzgarlar dağa ulaştıkları zaman, yukarı doğru tırmanarak ve sularını yağmur ya da kar şeklinde yağdırırlar. Artan yağış miktarı dağın yamaçlarını, ve dağı kaplayan çorak topraklardan çok daha verimli hale getirdiği gözlemlenmiştir.

Dağın tepe noktasında Kilimanjaro’nun kalıcı olan buzulları yer almaktadır. Bu alışılmadık bir durumdur. Zira dağ, ekvatorun yalnızca üç derece güneyinde yer almaktadır. Yapılan araştırmalar, bu buzulların giderek erimekte olduğunu göstermektedir. Dağın doruğuna yılda 20 cm kar yağmaktadır. Su ölçümleri, yıllık yağış miktarından çok daha fazlasının erimekte olduğunu göstermektedir.

]]>
Dağ Kekiği https://www.dag.gen.tr/dag-kekigi.html Thu, 15 Nov 2018 06:30:22 +0000 Dağ Kekiği, Dağlar da bir çok bitki, ot ve baharat yetişir. Bunların hemen hemen hepsi kendi gelen bitkilerdendir. Hiçbir şekilde kimyasalı bozulmamış ürünlerdir. Bu yüzden organiktir, insan sağlığı için oldukça faydalıdı Dağ Kekiği, Dağlar da bir çok bitki, ot ve baharat yetişir. Bunların hemen hemen hepsi kendi gelen bitkilerdendir. Hiçbir şekilde kimyasalı bozulmamış ürünlerdir. Bu yüzden organiktir, insan sağlığı için oldukça faydalıdır. Dağda yetişen bu bitkiler çoğu kişinin ekmek kapısıdır. Bu bitkiler fazla pahalı olmaz. Ama mis gibi kokusu olur, kendini görüntüsü ve kokusu sayesin de kendini sattırır. Dağda bitki türüne raslamak mümkündür, özellikle ilkbahar ayı geldiği zaman dağın her tarafın da bitki bulunur. Dağlar da yetisen bitkiler saymak ile bitmez. Ben size şifa kaynağı olan dağ kekiğini anlatacağım. Halk arasın da çoban yatağı da denir.

Kekik dağlar da, ormanlar da ve çayır kenarların da yetişen babagiller familyasından olan bir bitki türüdür. Çorak topraklar da yetişir bu yüzden güneşi çok seven bir bitkidir. Kekiğin toplanma dönemi oldukça önemlidir. Haziran aylarından ekim aylarına kadar olan süreçte toplanması gerekir. Genelde kekik güneşte kurutularak kullanılır. Sağlık açısından son derece faydalıdır. Faydaları saymak ile bitmeyen, fakat tat ve aroma keskinliğinden dolayı biraz üvey evlat gibi kalmış olan kekik, sağlık açısından son derece önemli etkiye sahiptir. Bir çok yemek ve de çorbalar da kullanılır. Oldukça güzel tat ve koku verir. Tam bir antibiyotik kaynağı olan kekiğin faydaları.

Dağ Kekiği
Kekiğin  faydaları
  • Öksürük ve bronşit solunum yolu ile ilğili hastalıklar da yaygın olarak kullanılır.
  • Kekik suyu ve kekik yağı, harici olarak cilte uygulanır. Mantar gibi hastalıkların tedavesinde yardımcı olur.
  • Kekik suyu ile düzenli olarak ağız çalkalandığı zaman, ağız da bulunan bakteri sayısını azaltır. Diş ve diş eti hastalıklarının önlenmesine yardımcı olur.
  • Antioksodan etkisi bulunan vitaminler açısından zengin olan kekik suyu, vücuttan toksinlerin daha hızlı atılmasını sağlayarak, çeşitli hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır.
  • Kasılmaların eksini azaltan kekik, regl dönemin de yaşanan ağrıları hafifletmek için kullanılır.
  • Bağırsak solucanının dökülmesin de yardımcı olur.
  • İdrar söktürücü özelliği vardır.
  • Kandaki şeker miktarını azaltır.
  • Ağız kokusunu giderici özelliği vardır, bunun için bolca kullanılır.
  • Salğı bezlerinin düzenli çalışmasını sağlar.
  • Soğuk algınlığına iyi gelir.
  • Mide bulantısın da oldukça faydalıdır.
  • Kekik yağı baş ağrısına iyi gelir.
Kekik çayı nasıl demlenir: Keki çayını hazırlamak için demliğe çayı içeceğiniz bardak kadar su koyun ve kaynatalım. Kaynadıktan sonra suyu ateşin üzerinden alalım.1 yemek kaşığı kurutulmuş kekik atalım ve demliğin kapağını kapatalım. 10,15 dakika kadar demlenmeye bırakalım. Sonra sade içemiyorsanız bal ile tatlandırark içebilirsiniz
]]>
Samanlı Dağları https://www.dag.gen.tr/samanli-daglari.html Thu, 15 Nov 2018 06:52:59 +0000 Samanlı Dağları, genellikle insanlar tarafından turistik bir önemi olmayan fakat çok büyük bir kısmı orman olan dağlardır. Ülkemizde oluşturduğu yeşillik nedeni ile çok büyük önem taşıyan bu dağlar, ülkemizin batı kesi Samanlı Dağları, genellikle insanlar tarafından turistik bir önemi olmayan fakat çok büyük bir kısmı orman olan dağlardır. Ülkemizde oluşturduğu yeşillik nedeni ile çok büyük önem taşıyan bu dağlar, ülkemizin batı kesimlerinde yer almaktadır. Daha net bir şekilde bölge olarak verilecek olursa bu dağlar Marmara Bölgesinin Güneydoğusunda kalmaktadır. Genel olarak Samanlı Dağları, sıradağlar olarak adlandırılmıştır. Oldukça yeşil bir alan olan bu dağların kuzeyinde İzmit Körfezi ve Sapanca Gölü bulunur. Aslında bu gölün Samanlı dağlarına yakın olması nedeni ile bu dağlar biraz daha önem kazanarak insanların uğrak yerleri arasında yer almıştır. Soğuk kış aylarında çok insan bu dağlarda bulunmasa bile, yaz aylarında ve bahar aylarında birçok insan bu bölgelere gerek kamp yapmak, gerekse yazlık evlerinde konaklamak için gelirler. Genel olarak ormanlık bir alan olduğundan da anlayacak olursak yağmurlu bir iklimi vardır. Bu nedenle diğer dağlara göre Samanlı Dağları biraz daha serin bölgelerdir. Bu özelliği ile yaz aylarında çok daha büyük rağbet görürler. Samanlı Dağlarının diğer kısmında kalan güney bölgesinde ise Gemlik körfezi yer almaktadır. Yine bu bölgedeki turizmde insanlar için çok büyük bir etken olduğu için Samanlı dağları da insanlar tarafından ziyaret edilir. Genel olarak bu dağlarda kaya tırmanışı, dağcılık vs. gibi sporların yapılamaması nedeni ile insanlar bu dağa biraz daha az gelmektedir. Bilindiği gibi ülkemizdeki diğer dağlarda birçok farklı sporlar yapıldığı için turistik açıdan da büyük önem taşır. Fakat bu durum Samanlı Dağları için geçerli değildir. 

Samanlı dağlarında yer alan ormanlarda deniz kıyısından başlayarak çok farklı türlerde ağaçlar bulunmaktadır. Özellikle gürgen, kestane ve ıhlamur ağaçları, bu bölgede bulunabilen ağaç türlerinden en fazla karşılaşacağınız ağaçlardandır. bu ağaçların dışında ormanlar akçaağaç, meşe ağaçlarından oluşmuş alanlardır. Bunların yanı sırra 1300 m olmak üzere bu bölgelerde çok büyük yaylalar bulunmaktadır. Bu yaylalar Samanlı Dağlarına yakın yerlerde yaşayan insanlar için yaz aylarında olmazsa olmazlardan biri olmuştur. Yani bu yaylalar, yaz aylarında çok ziyaret alan önemli bölgelerdir. Fakat yaz aylarında çok ziyaret edilen bu yaylalar, kış aylarında bu kadar masum değildir. Çünkü alanın ormanlık olması nedeni ile kış aylarında yabani ve vahşi hayvanlar bu bölgede yoğun bir şekilde bulunur. Bu durum ise insanlar iççin çok büyük bir tehdittir. Samanlı Dağları, genellikle etrafında bulunan alanlar ile önem kazanmıştır. Bu alanlardan biri de bu dağların güney yamaçlarında bulunan zeytinliklerdir. Bu bölgelerde çok yaygın bir şekilde zeytin yetiştirilir. Bu nedenle yine çok büyük bir öneme sahiptir. Son olarak bu dağların sürekli olarak Akdeniz ikliminden etkilendiğini ve ara ara Karadeniz ikliminin de bu bölgelerde etki yaptığı görülür. Bu nedenle kış ayları, diğer bölgelere göre biraz daha yağışlı ve ılık geçer. Bu durum zaten yetiştirilen zeytinlerden de anlaşılabilir. 

Samanlı Dağları
Samanlı dağları, bitki örtüsü açısından son derece zengin bölgelerdir. Bu nedenle yaz aylarında bu bölgelerde arıcılara rastlamanız mümkündür. Samanlı dağlarında doğal ortamda arıların yaptıkları ballar insanlara şifa niteliği taşır. Bu durumun yanı sıra bu dağlarda hayvan topluluğu dikkat çekmektedir. Gerek insanların evcil hayvanları ve ticaret hayvanları, gerekse ormanda bulunan diğer hayvanlar nedeni ile Samanlı Dağları, ülkemizde çok büyük bir önem taşır. İnsanların Samanlı Dağları içerisinde en çok etkilendikleri bölüm İstanbul dere bölgesidir. Bu bölge tam bir kamp alanıdır. Bu nedenle Samanlı Dağında tatile ve kamp yapmaya gelenlerin en çok bulundukları bölgelerden biridir denebilir. 
]]>
Dağ Lalesi https://www.dag.gen.tr/dag-lalesi.html Thu, 15 Nov 2018 23:06:41 +0000 Dağ LalesiMor renkli, çan şeklinde, tüylü yapıya sahip çiçekleri olan düğün çiçeği gillerden bir bitkidir. Anemon adı olarak da bilinir. Çoğu bulmacalarda karşılaşabilirsiniz. Yarı güneşli veya güneşi bol olan yer Dağ Lalesi
Mor renkli, çan şeklinde, tüylü yapıya sahip çiçekleri olan düğün çiçeği gillerden bir bitkidir. Anemon adı olarak da bilinir. Çoğu bulmacalarda karşılaşabilirsiniz. Yarı güneşli veya güneşi bol olan yerlerde yaşar. Boyu 15-45 cm civarı olan bu bitki mayıs ve şubat aylarında açar. Taban yaprakları birleşik ve üçlü, her biri saplı ve her biri parçalara bölünmüş şekilde dikdörtgenimsi bir yapıya sahiptir. Çiçekleri terminal veya katmerli çok çeşitli renklerde olabilirler. Çiçeklenme zamanı, bahar ve bahar sonunda olur. Çiçekli geçirebileceği dönem bir kaç ay sürmektedir.Dağ Lalesi Çiçeklenme döneminden sonra rizomlar çıkartılarak kum içinde ve kuru bir ortamda dinlenmeye alınıp, erken sonbahar veya ilkbaharda yeniden yerlerine dikilir. Saksıda yetiştirilmeye uygun olan bir bitkidir. Akdeniz kökenli olup dış Anadolu tarafına kadar yaygınlaşabilir. Tıbbi açıdan medikal kullanım yapısına uygundur. Bitkiyi yetiştirme alanı, Marmara, Ege, Karadeniz, Akdeniz bölgesindeki çalılıklar, otlak çayırlar, makilikler ve kurak yamaçlarda yayılım göstermesi yetiştirilmesi uygun olacaktır. 
]]>
Güneydoğu Dağları https://www.dag.gen.tr/guneydogu-daglari.html Fri, 16 Nov 2018 23:05:50 +0000 Güneydoğu DağlarıGüneydoğu Anadolu Bölgesi Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi iki kısma ayrılmıştır. Bu iki kısım Dicle ve Orta Fırat bölümüdür. İki kısma ayr Güneydoğu Dağları

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi iki kısma ayrılmıştır. Bu iki kısım Dicle ve Orta Fırat bölümüdür. İki kısma ayrılan Bölümün sınırı Karacadağ volkan konisinden geçer. Bölgenin ortasında 1938 metre  yüksekliğe sahip bir sönmüş Karacadağ volkanı yer alır.

Güneydoğu Dağları

Güneydoğu Anadolu Dağlarının İsimleri:

  • Karacadağ Volkanı- Kollubaba Doruğu 1957 m
  • Roman Dağı
  • Karakaş
  • Keltepe
  • Kartal Dağları
  • Nurhak Dağları
  • Mazı Dağı
]]>
Karpat Dağları https://www.dag.gen.tr/karpat-daglari.html Sat, 17 Nov 2018 01:39:01 +0000 Karpat dağları, Bu dağlar, Doğu Avrupa da bir dağ silsilesinin adıdır. Viyana yakınlarında ki  Bratislava da başlar. Kuzeydoğuya doğru bir yay biçiminde uzanıp, Polonya nın güneyinden ve Ukrayna nın güneybatı kesimin Karpat dağları, Bu dağlar, Doğu Avrupa da bir dağ silsilesinin adıdır. Viyana yakınlarında ki  Bratislava da başlar. Kuzeydoğuya doğru bir yay biçiminde uzanıp, Polonya nın güneyinden ve Ukrayna nın güneybatı kesiminden geçip güneydoğuya, Romanya nın topraklarında Ramnicu Sarat yakınlarında batıya kıvrılarak ve Tuna nehri üzerinde Demirkapı denilen bölgede son bulurak, bu şekilde uzanmaktadır. Macaristanı çok genişten çevreler ve yay biçimindedir. Karpat Dağları; Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Ukrayna ve Polonya olmak üzere beş ülkenin toprakları üzerinde yer almaktadır. Dağların uzunluğu yaklaşık 1500 km iken, ortalama genişliği 150 km’nin üzerinde olarak tespit edilmiştir.

Karpat Dağlarının oluşumu  hakkında tahmin yapan araştırmacılar, dağların Alp Dağlarından daha önce ortaya çıkmış olabileceğini gözlemlemişlerdir. Karpat Dağlarını yapı ve şekil bakımından üç kısımda incelenebilir. Bratislava’dan, Ujok Geçidine kadar olan bölüme Batı Karpatlar denilmektedir. Karpat Dağlarının en yüksek bölümü bu bölümdür. Dağ silsilesinin en yüksek noktası olan Geristort Tepeside burada bulunmaktadır. Batı Karpatlar: Beyaz Karpatlar, Küçük Karpatlar, Tatra ve Slovakya Maden Dağlarının meydana getirdiği kütleler olarak saptanmıştır. Önemli yükseltileri, Aşağı Takra, Babja Gora adlı yükseltilerdir. Batı Karpatlar üzerinde Lysa Geçiti ve Lubkaw Geçidi önemli geçitler olarak bilinir. Borislav’ın güney batısında bulunan Ujok Geçidi çok önemli bir geçit olmakla beraber, Batı Karpatlarla doğu Karpatları birbirinden ayıran da bu geçittir.

Karpat Dağları

Batı Karpatlar, bir çok nehrin beslenmekte olduğu ve su depolarının bulunduğu bir bölgedir. Örneğin; Vah Nehri, Hron Nehri, Hernad Nehri, Dunajeçvistül ve San Nehri bunların başıca sayılabilecek nehirleridir. Kuzeyde akmakta olan nehirler üzerinde bulunan barajlar, küçük Polonya denilen bölgeye ekonomik destek vermektedir. Batı Karpatların bazı otlakları hariç büyük bir alanı sık ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlarda vahşi hayvanlar yaşamaktadır. Kremnica bölgesi maden bakımındam zengindir. Demir gümüş ve altın madenleri bulunmaktadır.

Doğu Karpatlar, Ujok Geçidinden başlayıp Braşovşehrinin doğusuna, güneyde ise Buzau’ya kadar uzanmaktadır. Ortalama yüksekliği 1100 m olarak tespit edilmiştir. Kuzeyde Ukrayna sınırlarında kalan bölgede Karpatlar Ormanı bulunmaktadır. Güneyde de Callımanu Dağları ve Narghita Dağları vardır. Bu bölge Karpatların en verimli, bitki örtüsü bakımından da en zengin olan ve elverişli kısmıdır. Aynı zamanda Ukrayna’yı Romanya’ya bağlayan önemli Tabloniste Geçidi de burada bulunmaktadır. Ukrayna da Borislay bölgesinde zengin maden yatakları vardır. Burada petrol, güneyinde  ise doğal gaz bulunmaktadır. Bu kesim çok sık ve gür ormanlarla kaplı bir şekildedir. Siret, Otlu Mureş, Somes nehirleri buradan beslenmektedir.

Dağların üçüncü bölümü olan Transilvanya alpleri, Alp Dağlarının özelliklerini taşıdığından bu ismi almıştır. Ortalama yükseklik 1500 m’nin üzerinde olarak saptanmıştır. Eflak  ile Transilvanya arasında büyük bir engel olmakla beraber geçitlerden ulaşım imkânı olmaktadır. 

Bunlar birlikte, Bacauve Plolesti bölgelerinde bolca petrol çıkarılmaltadır. Burası da sık ormanlarla kaplı olup, otlaklıklara rastlanmaktadır. Bu otlaklarda koyun yetiştiriciliği oldukça gelişmiştir.

]]>
Ağrı Dağı https://www.dag.gen.tr/agri-dagi.html Sat, 17 Nov 2018 14:27:47 +0000 Ağrı Dağı: Türkiye’ nin en yüksek dağı olan bu dağ 5137 metre yüksekliği olan sönmüş bir volkandır. Doğu Anadolu Volkan dizisi üzerinde yükselen dağ Türk, İran ve Ermenistan sınır kavşağında yer almaktadır. Kuzeyin Ağrı Dağı: Türkiye’ nin en yüksek dağı olan bu dağ 5137 metre yüksekliği olan sönmüş bir volkandır. Doğu Anadolu Volkan dizisi üzerinde yükselen dağ Türk, İran ve Ermenistan sınır kavşağında yer almaktadır. Kuzeyinde Iğdır Ovası 840 metre, Güneyde Doğubayazıt ovası 1640 metre, Güney Doğusunda ise, sönmüş bir volkan olan Küçük Ağrı dağı yer almaktadır. Küçük Ağrı ve Büyük Ağrı dağları arasında ise Serdar Bulağı Platosu yer alır. Sönmüş olan bu iki volkan dağlarını birbirine bağlayan plato 2600 metre yüksekliktedir. Büyük ve küçük Ağrı dağları muhteşem bir görünüşe sahiptir. 1188 metre kare alan üzerinde kurulan tepesinde 160 metre düzlüğü bulunan ve tepesi 400 metre yüksekliğinde yaz kış buzlar ile kaplıdır. Urartular ın İbrani dilinde ve batı dillerinde Ağrı Dağının diğer bir adı Ararat olarak geçmektedir. Doğu Anadolu yüksek platolar bölgesi, dikey hareketliliğe bağlı olarak bölgesel ölçekte kırılmış ve kıvrılma olaylarına sahne olmuştur. Küçük ve Büyük Ağrı dağları beş ana volkanizma safhası göstermişlerdir. İlk aşamada piroklastik ürünler püskürterek faaliyete geçer. İkinci aşamada andezit, üçüncü aşamada  bozait lav ve tüfler çıkartmaya başlamıştır. Dağın kuzeyinde Ahura heyelan vadisindeki volkanik katmanlar bu safhaları yansıtmaktadır. Dördüncü aşamada ise merkez sel püskürmeler sonucu andezit lavları çıkaran Büyük Ağrı dağı bu gün ki ana görünümüne ulaşmıştır. Bölgede zaman zaman volkanik veya teknik kökenli deprem olayları ile karşılaşılmaktadır. Büyük Ağrı Dağının doruk bölgesi kalın örtü buzulu ile kaplı bulunmaktadır. Sonuç olarak gerek Büyük Ağrı Dağı gerek ise Küçük Ağrı Dağı volkanik faaliyetleri tamamlamış birer sönmüş volkan dağı dırlar. Büyük Ağrı Dağında buzul oluşumu ve buzul morfolojisi açısından Türkiye’ nin en önemli ve çok ilgi çeken bölgesidir. Ağrı dağının üzeri, kalın bir buzul örtüsü ile kaplıdır. Yüzlerce metre kalınlığa ulaşan bu kraterin üzerinde yataklaşmış olarak bulunan örtü buzulu Ağrı Dağının orta ve batı dorukları arasında yer alan boyunlardan güney, güney batı ve kuzey batı yönlerine aşağılara doğru sarkan doruk düzlüğünden sonra, eğime uyarak aşağılara sarkan bu buzullar vadi buzulluğu özelliği kazanmışlardır. Kuzey batı yönünde 3500 metreye kadar sarkmaktadır. Dağın kuzey batı yamacında yaklaşık 3600 metre yükseklikte bir göl bulunmaktadır. Bu gölün bir yan baca krater gölümü, yoksa bir sirk gölümü olduğu henüz bir netlik kazanmamıştır. Ağrı dağı bir volkan dağı olmakla, buzulların çok zengin olmasına rağmen Büyük Ağrı Dağı üzerinde gerek buzul göllerine, gerek volkanik kökenli göllere rastlanamamıştır. Fakat, Ağrı Dağının kuzeybatı yüzünde 3600 metre yükseklikte görülen bir küp gölüdür.

Ağrı Dağı
Ağrı Dağı: Anadolu yarım adası ve Avrupa’ nın en yüksek doruğu olan Büyük Ağrı dağı dünya dağcılarının ilgisini çeker. Ağrı dağına tırmanış için en uygun zaman Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Kış tırmanışı için şubat ayıdır. Güney yamaçtan tırmanış Doğubayazıt top çatan köyü mevkisinden, Doğu yüzünden tırmanış Iğdır-Aralık ilçesi Büyük Ağrı dağı ile Küçük Ağrı dağı arasından Serdar bulak yaylasından dağa çıkılır. Batı yüzünden tırmanış ise örtülü köyü küp gölünden olmaktadır. Büyük Ağrı Dağına ilk çıkış 1829 yılı Eylül ayında Alman Profesör. J. Von parrot tarafından yapılmıştır. Ağrı dağına ilk kış çıkışı, 21 Şubat 1070 yılında Doktor Bozkurt Ergör tarafından gerçekleştirilmiştir. Cumhuriyet döneminde ise Türk dağcıları hemen hemen her yıl dağın zirvesine çıkmayı başarmışlardır. Bir inanışa göre Eski Ahit' te yer alan Tekvin babında Nuh'un gemisi nin karaya oturduğu dağ bu dağdır. Fakat Kuran'ı Kerim'de Nuh un gemisinin Cudi'ye oturduğu bahsi geçmektedir. 1950' li yıllarda havadan çekilen fotoğraflardaki gemiye benzeyen şekiller Nuh'un gemisinin bulunduğu yönünde yorumlansa da ancak daha sonraları bu iddiaların asılsız olduğu ortaya çıkmıştır. Türkiye'nin en büyük dağı olma özelliği bulunan Ağrı Dağı jeolojik konumu ve Büyük Tufan ın ardından Nuh'un gemisi ne e]]> Olimpos Dağı https://www.dag.gen.tr/olimpos-dagi.html Sat, 17 Nov 2018 20:19:03 +0000 Olimpus Dağı,Yunanistan'ın kuzeyinde Tesalya ve Orta Makedonya idari bölgeleri arasında kalan efsanevi dağ oluşumudur, yüksekliği 2917 m. olan dağ Olympus Range sıradağları içinde bulunur, başkent Atina' ya 263 km. Selanik' Olimpus Dağı,
Yunanistan'ın kuzeyinde Tesalya ve Orta Makedonya idari bölgeleri arasında kalan efsanevi dağ oluşumudur, yüksekliği 2917 m. olan dağ Olympus Range sıradağları içinde bulunur, başkent Atina' ya 263 km. Selanik' e ise 78 km. uzaklıktadır. Olimpus dağının 52 ayrı zirvesi vardır, Kasım ve Mayıs döneminde zirveler kar ile kaplıdır, bu zirvelerde hava sıcaklığı kışın -20 dereceye kadar düşer, yazın ise +20 dereceye kadar yükselir,  Olimpus dağı bir çok küçük akarsunun kaynağıdır, Olimpus dağı antik Yunan'da spor organizasyonlarına da isim kaynağı olmuş, ilk olimpiyat oyunları antik Yunan döneminde M.Ö. 766-395 yıllarında bu günkü Mora yarımadasında Antik olimpiya'da yapılmıştır.

Olimpus dağı tarihi
Olimpus dağına yönelik bilinen ilk keşif gezilerini Avcı lakabıyla bilinen Osmanlı Sultanı 4. Mehmet'in gerçekleştirdiği söylenir. Fakat kayıtlarda ki ilk zirve tırmanışı 1780 yılında Fransız denizci Sonini'nin başarısız girişimidir. 2 ağustos 1913 yılında Daniel Baud-Bovy, Frederic Boissonnas ve Christos Kakalos isimli dağcılar tarafından bu dağa tırmanıldığı bilinmektedir. 1938 yılında Yunanistan'ın ilk milli parkı olma özelliği taşıyan dağ Olimpub Ulusal Milli Parkı ismini almıştır. Olimpus dağı 1981 yılından beri, bir Unesco projesi olan Dünya Biyosfer Reservlerinden biridir.

Olimpus Dağı Efsanesi;
Efsaneye göra dağın önceki sakinleri olan Titanları, Titan savaşında yenerek yönetimi ele geçiren Olimpuslar; tek tanrı inancının olmadığı antik çağ Yunan mitolojisinde Dünya yöneticileri olduğuna inanılan tanrıların ikamet ettiği tanrılar grubudur, Olimposlular (Olimpiyan) yada On iki Olimpuslular olarak da isimlendirilir, Yunanistan'ın en yüksek dağı olan Olimpus dağında tanrılar kralı Zeus'un mekanı olan Olimpus, Zeus dışında, Yunan mitolojisinin 12 büyük tanrısının evidir, 12 büyük tanrıyı diğer küçük tanrılardan ayırmak için, "Olimpiyan" veya "Olimpuslu tanrılar" şeklinde ayrım yapılır. Olimpos'da sürekli olarak yaşayan ve her kaynakta Olimpiyan olarak geçen on tanrı vardır, bunlar; Zeus, Hera, Poseidon, Ares, Hermes, Hephaistos, Afrodit, Apollo, Athena, Artemis olarak adlandırılır.

Olimpos Dağı
Mars gezegeninde Olimpus dağı,
Güneş sisteminin bilinen en yüksek volkanik dağıdır, yüksekliği 26 bin 400 metredir. Bu dağ görüntü olarak Dünya dağlarından biraz farklıdır, dağın tepesi eğimli değil tamamen düzdür, bu görüntüsü ile hafif eğimli ovayı andırır, dağ deninde akla gelen dik yamaçlar ve tepeler bu Olimpus dağı için geçerli değildir, yamaçların eğimi 1 ile 3 derece arasında değişir, Dünya'nın en yüksek dağı Everest ile karşılaştırıldığında üç kat daha yüksektir. 

Anadolu'da (Anatolia) Olimpus dağı,
Antik çağda insanların tanrılara olan bağlılıkları nedeniyle azameti ve görseli yönünden dağlardan etkilenmişlerdir. Olimpus dağı da etkileyici bir dağdır. Bu nedenle Anadolu'da Antalya Olimpus, Bursa Uludağ Olimpus ve Muğla Köyçeğiz Olimpus isimli dağlar bulunur.
]]>
Kartepe Dağı https://www.dag.gen.tr/kartepe-dagi.html Sun, 18 Nov 2018 19:50:15 +0000 Kartepe DağıKocaeli' nde bulunan, Türkiye' nin yeni kayak ve tatil merkezi olan Kartepe Dağı, İstanbul' a yakın olması yönünden, hafta sonları tercih edilen bir merkez haline ge Kartepe Dağı

Kocaeli' nde bulunan, Türkiye' nin yeni kayak ve tatil merkezi olan Kartepe Dağı, İstanbul' a yakın olması yönünden, hafta sonları tercih edilen bir merkez haline gelmiştir. Diğer kayak merkezlerinin uzak olması, burayı daha kıymetli hale getirmiştir. Hafta sonları ve tatil dönemlerinde çok kalabalık olan Kartepe, hafta içi son derece sakindir.
Eskiden Keltepe olarak bilinen bu dağ, Marmara Bölgesi'nin ikinci yüksek dağıdır. Orada yaşayan köylüler bu dağın eteklerinden, kışlık odunlarını yapmaktadırlar.
Kartepe Dağı
Kartepe' nin orta yüksekliklerinde çeşitli restoranlar bulunmaktadır. Maşukiye' ye bağlıdır. Beş yıldızlı bir otel ve kayak için 12 adet pist yapılmıştır. Fakat pistlerin uzunluğu azdır.
Yaz aylarında ise Sapanca göl manzarası ve temiz havası sayesinde tercih edilmektedir. Kartepe'den dönüşte, Maşukiye' nin manzarasını görmek ve alabalığını mutlaka tatmak lazım.
]]> Dağ Yürüyüşü https://www.dag.gen.tr/dag-yuruyusu.html Mon, 19 Nov 2018 12:31:13 +0000 Dağ Yürüyüşü,  Trekking veya Türkçe isimiyle  doğa yürüyüşleri  doğayla iç içe ve mesafeleri yürüyerek aşacağınız, şahsi her hangi bir beceri gerektirmeyen bir spor türüdür. Genellikle dağcılıkla ve tırman Dağ Yürüyüşü,  Trekking veya Türkçe isimiyle  doğa yürüyüşleri  doğayla iç içe ve mesafeleri yürüyerek aşacağınız, şahsi her hangi bir beceri gerektirmeyen bir spor türüdür. Genellikle dağcılıkla ve tırmanmayla karıştırılan trekking veya doğa yürüyüşü, kendini dinamik hisseden, sıhhat sorunu olmayan her yaş grubundan insanın katılabileceği türden bir etkinliktir. Türkiye'de tabiat yürüyüşleri, batıda yaşayan turistlere yönelik organizasyonlarla başladı. Seyahat acenteleri her sene binlerce turisti Kaçkarlar'da, Toroslar'da, Kapadokya'da dolaştırdılar. Hala de dolaştırıyorlar. Türkiye'de bu etkinliklere, en son senelere civarı yalnızca dağcılık kulüpleri mensupları katılıyordu. Son olarak klasik tatil türlerinden sıkılan her kesimden türk malı yabancı gezgin ve hafta sonu, monoton il hayatının ağırlığından, her geçen gün yarışın yarattığı stresten sıkılan her yaş ve meslek grubundan insan farklı organizasyonlarla nefesi tabiat yürüyüşlerinde ediniyor. Doğayla iç içe spor gerçekleştirmenin keyfini meydan çağdaş il insanı amaçlı  doğa yürüyüşü   gittikçe bir heyecana dönüşüyor. 
 
Nasıl ki, her işimizin eksik bir tarafı olursa, insanımızın hayatına yepyeni girmekte olan bu spor dalının da, uygulama bölümünde giderilmesi gerekli olan eksiklerimiz epeyce fazla. Bu tip faaliyetler, geçim kaynağı haline dönüştürüldüğünde, yetkisiz ve bilinçsiz kişilerin elinde kaldığında, legal dayanaklardan uzak organizasyonlar ile üzgünüm bir sürü riskli bir hale de dönüşebiliyor. Ülkemizde trekking etkinlikleri,  genellikle dağcılık spor kulüpleri aracılığıyla veya dernekler vasıtası ile örgütlü edilirken, turizm seyahat acenteleri aracılığıyla da örgütlü ediliyor. Kent hayatının çabuk koşuşturması, insan kalabalıkları, trafik keşmekeşi, kirli gökyüzü, hayat pahalılığı, işsizlik benzeri gündelik yaşamı çekilmez kılan sıkıntılar, şehir insanının, çağdaş dönemin rahatsızlığı stres'in pençesinden kaçıp kurtulmasını da zorlaştırıyor. Kış mevsiminin gelişiyle beraber bu sıkıntılar yumağı öyle ki katlanarak çoğalırken, şehrin kapalı mekanları içinde sıkışıp kalmaktan arınmak isteyenler amaçlı  Tabiat Yürüyüşleri bulunmaz bir vesile. Dağlarımızın harika güzelliği, nebat ve çiçek örtüsü, buzul gölleri, nehirleri, çıkılası zirveleri ve bütün yaban yaşamı Tabiat yürüyüşlerinin unutulmaz parçalarını oluşturuyor. Öyle anlar var ki, Tabiat yürüyüşleri anında bir gün içerisinde 4 mevsimi yaşayarak, tabiatı daha iyi tanışmak olası olabilmekte. Yaşadığınız şehrin el değmemiş yörelerini geziyor, minik dağ köylerini,  saklı cennetlerini keşfediyor, dağlarını, yaylalarını ve eskiyen medeniyetlerden kalmış harabelerini dahi ziyaret etme ve görme imkânı bulabiliyorsunuz. 

Dağ Yürüyüşü
Dağlarda ve yürüyüş rotaları üzerindeki yeşilin her tonu, binlerce tür çiçek, dünyanın en nadide kelebekleri, sevimli dağ keçileri, misafirperver yayla halkı, sizi bazen şaşkın bazen de sevgiyle ve ikramlarla karşılıyor. Bir tabiat yürüyüşünü cazip ve her süre bir daha edilebilecek bir faaliyet haline getiren birinci öğe elbet ki rehberlik oluyor. Tabiat Yürüyüşü grupları, her zaman dağ ve doğa rehberleri aracılığıyla yönlendiriliyor. İyi bir rehberin, teknik haber ve yeteneklerine ek olarak, toplumsal ilişkiler ve bağlantı kurma becerilerinin de kuvvetli olması gerekmektedir. Eğer güvendiğiniz ve inandığınız bir rehberin arkasında tabiat yürüyüşü faaliyeti gerçekleştiriyorsanız, endişelerden uzak ve doğayla daha çok iç içe olma imkanı da bulacaksınız demektir. Onca karayolu yürümüş olmanıza nazaran, dönüş yolunda etrafınızda oturanların gözlerinin içinin güldüğünü, yanakların renklendiğini görebiliyorsanız, belkide dünyanın en pahalı olmayan sportif faaliyeti durumda olan tabiat yürüyüşlerinin ne civarı bir sürü severek yapıldığını da anlamış olacaksınız. 

]]> Bernese Dağ Köpeği https://www.dag.gen.tr/bernese-dag-kopegi.html Mon, 19 Nov 2018 17:57:54 +0000 Bernese dağ köpeği, İsviçre kökenli olan son derece iri ve güçlü bir yapıya sahip köpek ırkıdır. Bu köpekler Alplerde yetiştirilen dört özel köpek ırkından biridir. Adını İsviçre'nin Berne şehrinden alan Bernese dağ Bernese dağ köpeği, İsviçre kökenli olan son derece iri ve güçlü bir yapıya sahip köpek ırkıdır. Bu köpekler Alplerde yetiştirilen dört özel köpek ırkından biridir. Adını İsviçre'nin Berne şehrinden alan Bernese dağ köpeğinin soyu oldukça eskiye dayanır. Romalılar döneminde köpeklerin özel zırhlı giysilerle savaşa götürüldükleri de söylenir. İsviçre'de iri yapılı köpeklerden olması nedeniyle, günlük işlerde yararlanılan ırklar arasındandır. Bazen ev köpeği olarak, bazen çoban köpeği ya da araba çeken bir köpek olarak kullanılırlar. Tüy yapıları iki kat olup, üç renkten oluşur. Alın kısmında nişane denilen özel beyaz bir bölge vardır. Beyaz bölge buradan köpeğin karnına kadar iner. Bazı kesimler bunu bir haç işaretine benzetir. Burnu küt olan, üçgen ve düşük yapıdaki kulaklarıyla dikkat çeken köpekler, dışarıya sert bir ifade verirler. Aslında oldukça uysal bir yapıları vardır. Çocuklarla iyi anlaşır, sahiplerine karşı çok vefalı olurlar. Sahipleriyle yakın olmayı severler. Bernese dağ köpeğini bakmak isteyenler geniş alanlarda bakmalıdır. Evde bakımı oldukça zor, hatta olanaksızdır diyebiliriz. Oldukça zeki olduklarından, çok kolay eğitilirler. Öğrendikten sonra bunları asla unutmazlar.

Bernese Dağ Köpeği
Bernese dağ köpeği beslenmesi

Bu ırktaki köpekler yavru döneminden itibaren özel olarak beslenmelidir. Köpeğe mama seçerken özenli olmak gerekir. Doğumla birlikte ilk haftalarda annesinin beslediği köpeklerin gelişimi de hızlı olur. Kuru mamaya geçiş dördüncü haftadan itibaren olur. Bu dönemde özel yavru köpekler için hazırlanmış besleyici kuru mamalardan almak gerekir. Yavrular günde 3 defa kuru mama ile beslenmelidir. Biraz büyüdükten sonra öğün sayısı ikiye düşürülmelidir. Bu süreçte genellikle sert besinleri sevmezler. Bu nedenle yavrular için hazırlanmış yaş mama verilebilir. Ancak aşırı kilo almamaları gerekir. Zaten iri bir yapıya sahip olan köpekler, beslenmeyi abarttıklarında kilo alabilirler.Bu durumda köpekler için hazırlanan diyet mamalardan yiyebilirler. Buna çok dikkat edilmelidir. Çünkü fazla kilo sağlık sorunları yaşamalarına neden olabilir.

Bernese dağ köpeğinin yememesi gereken besinlerde vardır. Özellikle pırasa, sarımsak, soğan gibi sebzeler çiğ ya da pişmiş olarak verilmemelidir. Çikolata da yememeleri gerekir. Çünkü çikolatanın koma, bayılma gibi etkileri olabilir. Bunların dışında karaciğer, yapay tatlandırıcı içeren besinler, somon balığı, mantar, patates, balık, yumurta, üzüm, brokoli, fasulye, artmış yemekler, şeker içeren gıdalarda verilmemelidir.

Üreme özellikleri

Bu köpeklerin cinsel erişkinliğe ulaşması yaklaşık 18 aylık olduklarında gerçekleşir. Fakat erkekler 6 aylık olduklarında döl verecek seviyeye gelirler. Sağlıklı olanlar ortalama 9 yıl boyunca cinsel olarak aktif olur. Bu süreçte köpekler çiftleşmeye her zaman hazırdır. Dişilerin üreme için dört ayrı dönemi olur. Proestrus ilk dönemdir. Bu süreçte dişi erkek için çiftleşmeye çekici gelir. Yani bu kur dönemidir. Estrus yani ikinci dönem yaklaşık 9 gün devam eder ve dişi ile erkeğin yakınlaştığı süreçtir. Çiftleşme bu aşamada olur. Diestrus üçüncü dönemdir. Bu dişinin hamilelik sürecidir. Hamilelik 1 ay ile 3 ay arası devam eder. Son dönem anestrus denilen ve 3 ay süren dönemdir. Bu süreçte dişi asla erkekle cinsel aktivitede bulunmayı istemez.

Hamileliğin sonuna doğru doğum yaklaştıkça, dişi bernese dağ köpeği kendine bir yuva yapar. Doğum iyice yaklaştığında dişinin vücut ısısı normalden aşağıya düşer. Bundan sonra 24 saat içinde dişide ilk sancılar başlar. Dişi doğumunu normal koşullarda rahatça, kısa sürede tamamlar. Doğan yavruları dişi yalayarak temizler. Yalama eylemi yavrular 3 hafta oluncaya kadar başka amaçlarla dişi tarafından yapılmaya devam edilir.
]]>
Davraz Dağı https://www.dag.gen.tr/davraz-dagi.html Tue, 20 Nov 2018 15:49:42 +0000 Davraz dağıIsparta'nın doğusunda bulunan Davraz dağı, Toros dağlarına bağlı ve kayak turizmi de yapılan bir dağdır. Halk arasında davras dağı olarak ta bilinir. Davr Davraz dağı

Isparta'nın doğusunda bulunan Davraz dağı, Toros dağlarına bağlı ve kayak turizmi de yapılan bir dağdır. Halk arasında davras dağı olarak ta bilinir. Davraz dağı, Türkiye'nin en güzel kayak pistine sahip olan dağıdır. Davraz dağının çevresinde, gelincik dağı, sultan dağları, dedegöl dağları bulunmaktadır. Davraz dağının en yüksek noktası, 2635 metre yüksekliğe sahip olan, ulparçukuru tepesidir. Büyük ve küçük davraz isminde iki tane tepesi bulunmaktadır. Kayak turizmine elverişli olması sebebiyle, son yıllarda bu konu hakkında çalışmalar gerçekleştirilmiştir. 2200 metrede kurulan davraz dağı kayak merkezi, kayak turizminde önemli bir yere sahip olmuştur.

Davraz dağı; kış sporlarına ve dağcılık sporlarına ilgi duyanların gözde mekanı hale gelmiştir. Doğal dokusundaki yumuşaklık ve kar kalitesi ile, amatör kayakçılara tehlikesiz rotalar sunmaktadır. Profesyonel kayakçılar için ise, rahatça kayabildikleri parkurlar bulunmaktadır. Kış sporlarının yapılabildiği, yer yüzü cenneti olan Davraz dağı, Türkiye'deki en güzel pistlere sahip kayak merkezlerinden biridir. Davraz dağında, kar kalınlığı 2 Metreye kadar ulaşabiliyor. Ayrıca nisan ayının ortalarına kadar, kayak ve snowboard yapılabilmektedir.

Davraz Dağı

Gerek günü birlik turlar, gerekse uzun süren tatiller için önemli bir yere sahiptir. Isparta'ya 26 kilometre uzaklıkta, Süleyman Demirel hava limanına 58 kilometre uzaklıkta olup, ulaşım sorunu bulunmamaktadır. Davraz dağı kayak merkezinde; 62 yatak kapasiteli, 150 kişilikte restoran bulunduran modern tesisler bulunmaktadır. Ayrıca, Eğirdir'de bulunan 600 yataklı otellerden de faydalanılmaktadır. 1211 metre uzunluğunda teleferikler bulunmaktadır. Bu teleferikler saatte, 1000 kişi taşıyabilmektedir. Davraz otele ait, yüzme havuzu, oyun salonları, futbol sahası ve fitnes merkezi bulunmaktadır. Davraz dağı kayak merkezine, 8 km uzaklıkta olan çobanisa köyünde de, pansiyon bulunmaktadır. Bu pansiyon ise  yaklaşık, 24 yatak kapasitelidir. Kar motoru, kayak ve elbisede kiralamak mümkündür.

]]>
Kandil Dağı https://www.dag.gen.tr/kandil-dagi.html Wed, 21 Nov 2018 15:29:40 +0000 Kandil Dağı: Kandil Dağı; Kandil Dağı, Türkiye sınırları içerisinde yer alan bir bölge değildir. İran ve Irak toprak sınırında yer alan ve yaklaşık yüksekliği 1.500 km uzunluğundaki Zagros Dağları'nın bir bölüm Kandil Dağı: 
Kandil Dağı; Kandil Dağı, Türkiye sınırları içerisinde yer alan bir bölge değildir. İran ve Irak toprak sınırında yer alan ve yaklaşık yüksekliği 1.500 km uzunluğundaki Zagros Dağları'nın bir bölümünü oluşturan sıra dağlardır. Dağın en büyük parçası Irak tarafında bulunan Erbil il sınırı içindedir. Kandil Dağı üzerindeki en önemli yerleşim birimleri, dağın doğu yakasındaki İran'a bağlı olan Piranşehir ve batı yamacında bulunan ve Kuzey Irak'ın en büyük şehirlerinden Süleymaniye'dir. Kandil Dağına Türkiye'nin en yakın ili Siirt'tir. Siirt'in Kandil Dağına uzaklığı 28 Km'dir. Kandil Dağına diğer yakın iller arasında Hakkari 120 km, Şırnak 242 km, Mardin 370 km, Diyarbakır ise 450 km, Elazığ 565 km, Tunceli 571 km, ve en uzak ilide Malatya 626 km uzaklıktadır. Dağlık bir yapıya sahip olup geniş bir arazi ve bu arazi içinde çeşitli bitki ve hayvan türleri de mevcuttur. Kandil Dağının yüksek zirveleri kar ve buzullarla kaplıdır. Dağın etekleri ise meşe ağaçları, kiraz eriği, kuşburnu, üvez, ahlat, dağ elması ve alıç ağaçlarıyla, yabani ağaçlar ayrıca da çayır otlarıyla kaplıdır. Kandil Dağı ayrıca akarsuların derin yarıklar ve vadiler oluşturduğu ve burada birçok farklı bitkilerin ve hayvanların yetişmesine ev sahipliği yapmıştır. 
Kandil Dağı
   Dağın, vadi ve çevresinde bulunan tepelerin hemen hemen hepsi mağara, oyuk, kaya sığınakları ile dolu coğrafik olarak ifade edilmektedir. Yıllardır basından ve televizyonlardan da duyulduğuna göre Kandil Dağı denince akla ilk gelen PKK'ın barındığı dağ olarak bilinmektedir. Bu dağın düz bir vadi olmaması da buraya sığınan kişilerin işine gelmesi ve düzenli ordunun işini oldukça zorlaştırmaktadır.  PKK teröristlerin barınağı konumunda olduğu ve üs olarak kullandıkları belirtilen Kandil Dağı toplam terörist sayısının en fazlasına sığınma yeri olmuştur ve bu istihbari raporlarla ortaya konmuştur.
]]>
Canik Dağları https://www.dag.gen.tr/canik-daglari.html Thu, 22 Nov 2018 05:38:04 +0000 Canik Dağları,  ülkemizde Karadeniz Bölgesine bağlı Samsun ilimizde yer almaktadır. Bu dağların uç kısımları Karadeniz Bölgesinin bir başka ili olan Ordu'ya kadar uzanmaktadır. Canik dağ Canik Dağları,  ülkemizde Karadeniz Bölgesine bağlı Samsun ilimizde yer almaktadır. Bu dağların uç kısımları Karadeniz Bölgesinin bir başka ili olan Ordu'ya kadar uzanmaktadır. Canik dağları, kıyıya paralel olarak uzanım göstermektedir. Canik dağları, bin beş yüz metre yüksekliğindedir. Yamaçları geniş ormanlarla kaplı olduğu gibi otlak alanlar geniş yer almaktadır.

Canik dağları, etekleri ekim alanına oldukça elverişlidir. Karışık bir bitki örtüsüne sahiptir. Hayvan yetiştiriciliği ve bunun yanında balıkçılık çok önemlidir. İklimi bol yağışlıdır. İklimi, Karadeniz Bölgesi'nin dağ iklimine benzemektedir. Yağış miktarı dağların doğu kesimlerine doğru gidildikçe artış göstermektedir. Halkı çiftçilik ile uğraşmaktadır. Patates tarlaları, kıyı boylarında ise fasulye, mısır, fındık ve tütün oldukça fazla miktarda yetiştirilmektedir.

Canik Dağları

Canik dağları eteklerinde yer alan şehirler ve kasabalar; Samsun, Ordu, Bafra, Terme, Çarşamba, Fatsa ve Ünye'dir. 

]]>
Yunt Dağı https://www.dag.gen.tr/yunt-dagi.html Fri, 23 Nov 2018 01:25:29 +0000 Yunt Dağı; İzmir ve Manisa illeri sınırları içerisinde yer alır. Kuzeyinde Bakır çay ırmağı ve ovası yer alır. Doğuda Gediz ırmağının suladığı Manisa ovasına uzanır. Darkot ve Tuncel’in de ifade ettiği g Yunt Dağı; İzmir ve Manisa illeri sınırları içerisinde yer alır. Kuzeyinde Bakır çay ırmağı ve ovası yer alır. Doğuda Gediz ırmağının suladığı Manisa ovasına uzanır. Darkot ve Tuncel’in de ifade ettiği gibi Yunt dağı genelleştirilmiş ismini taşıyan kütle, KD-GB eksenli oval şeklinde bir kütle olup kenarlarından vadiler ve sel yatakları ile yarılmış, üstünde yuvarlak tepeler taşıyan bir plato görünüşündedir. Yunt kütlesinin üstünde akarsular tarafından derin bir biçimde yarılmış, üstünde yer yer geniş düzlüklerin ve volkan topoğrafyasına ait olan biçimlerin yer aldığı geniş bir volkanik plato yer almaktadır. Bu volkanik platoyu hafif engebeli olan bir topoğrafya özelliği sergileyen tepelik olan bölgeler çevrelemektedir. Plato sahasının doğusunda belirgin yükselti meydana getiren Yunt dağının zirvesinde yükseltileri 1000 metre civarında yer alan küçük tepeler yer almaktadır. 

En yüksek yeri gri renkli andezitlerin yayıldığı hafif dalgalı olan düzlüktür. Yunt dağı, Ala tepe ve Kılıç dağı tepenin doğusunda yer alan dik yamaçlar Çukur çeşme derenin kollarınca yarılmıştır. Yamaçların yapısını gri açık yeşil renkli dasitik lavlar ve laharlar meydana getirmektedir. Bu sahanın doğusunda alçalan plato bölgesinin yükseltisi 250 ve 300 metre arasında farklılaşmaktadır. Yunt dağının kuzeydoğusunda bulunan dağlık saha, yüksekliği ve engebeli görüntüsüyle dikkati çeker. Yunt dağının güneybatısında volkanik bir şeklide meydana gelmesiyle Dumanlı dağ bulunur. Yunt kütlesini kuzeydoğusundan sınırlandıran dağlık bölge, horst graben sistemlerinin bir arada gözüktüğü oldukça arızalı olan bir topoğrafyaya sahiptir. 

Yunt Dağı

Yunt kütlesini kuzeydoğusundan sınırlandıran dağlık sahanın en önemli yükseltilerini Köse dağ (984 metre), Soma sivrisi tepe (1109 metre),Göz tepe ( 758 metre), Sarıkaya tepe (951 metre), Köse kaya tepe (1088 metre), Koca kaya tepe (1073 metre), Mağara tepe (890 metre), Yellice tepe ( 812 metre), Çamlıca tepe (1201 metre), Asar tepe (946 metre) ve Ada tepe (694 metre)'dir. Dağlık sahanın temelini metamorfizmaya uğramış kumtaşı, çamurtaşı ve kireç taşları, dolomitik ve kristalize kireç taşları, bitümlü kireç taşları ve kalker mercekleri bulunduran grovaklı killi şistler meydana getirir.

Yunt dağı ve bölgesinde kuzeydoğu ve güneybatı yönünde uzanan yüksek rölyef ve bu yüksek rölyefi saran çöküntü bölgeleri ana çizgileri ile birbirlerinden ayrılan jeomorfolojik ünitelerdir. Volkanik bir oluşum olan Yunt kütlesi kabaca yüksek rölyefin ortasında eyr almaktadır. Yunt dağı ve bölgesinde temel araziyi Paleozoyik ve Mesozoyik yaşlı litolojik birimler meydana getirmektedir. Bu temel arazi üstüne Neojen ve Kuvaterner’e ait olan örtü formasyonları diskordant şeklinde gelmiştir. Sahada Miyosen volkanitleri geniş yer kaplamaktadır. Yunt dağı ve bölgesinde jeolojik yapı Paleozoyik, Mesozoyik, Tersiyer ve Kuvaterner’e ait olan formasyonlardan meydana gelmektedir. Sahanın değişik yerlerinde arazi yapısını meydana getiren bu formasyonlar değişik litolojik,stratigrafik, metamorfik ve tektonik özellikler bulundurmaktadırlar. Yunt dağı ve bölgesinde Kretase arazisi kireç taşı, grovak, marn, çört, şeyl, tüf, aglomera, konglomera ve kum taşı ardalanmasından meydana gelen formasyonlardan oluşmaktadır. 

Bunlar Avgediği formasyonu, Eydemir çay formasyonu ve Kretase kireç taşlarıdır. Yunt dağı ve bölgesinde Tersiyer formasyonlarını Oligosen ve Miyosen volkanitleri ile flüviyal ve limnik kökenli tortul kayaçların ardalanmasından meydana gelen Miyosen formasyonları teşkil etmektedir. Yunt dağı ve etrafında volkanizma orta Miyosen’de başlamış alt orta Pliyosen’e kadar sürmüştür. Yunt dağı ve etrafında bulunan en genç olan litolojik birimler Pliyosen çakıl taşı ile Kuvaterner yaşlı yamaç molozları ve alüvyonlar dır. Yunt dağı ve etrafında jeotermal enerji sahaları içerisinde Aliağa yöresi oldukça dikkat çekicidir. Yunt dağı ve etrafında temeli meydana getiren formasyonlar, Miyosen zamanına kad]]> Gabar Dağı https://www.dag.gen.tr/gabar-dagi.html Fri, 23 Nov 2018 21:20:24 +0000 Gabar Dağı, Güneydoğuda bulunan Şırnak ilinin 20 km. batısında bulunan yüksekliği 700-1800 metre olan dağa denir. Siirt' ten başlayıp Kuzey Irak'a kadar uzanan şehir genişliğinde bir alandır, Kerrah dağına yakındır.. Gabar Dağı, Güneydoğuda bulunan Şırnak ilinin 20 km. batısında bulunan yüksekliği 700-1800 metre olan dağa denir. Siirt' ten başlayıp Kuzey Irak'a kadar uzanan şehir genişliğinde bir alandır, Kerrah dağına yakındır.. Diğer dağlardan biraz farklı bir yapısı vardır. Normalde bir kişi saatte 4 km yol gidebilirken gabar dağında bir gecede ancak 6 km yol gidebilir. Çünkü çok fazla girintili çıkıntılıdır. Yürürken on metre çıkarsınız, tekrar on metre inersiniz. Bir tek tepesi olmayan tepesinde fındık olup, çukur kısımlarında meşelik vadi bulunan, içerisinde binlerce mağara barındıran toplamında onlarca vadisi bulunan garip bir dağ kütlesidir. Bazen görüş mesafesi on metreye kadar düşer.


Çok fazla girintili çıkıntılı olduğundan gabar dağında yürümek, ilerlemek zor iştir. Gerek coğrafi konumu, gerekse fiziksel özelliğinden dolayı Pkk terör örgütünün yatağı haline gelmiştir zamanla. Görüşün on metreye kadar düşmesi,  içerisinde binlerce mağaranın, onlarca tepenin bulunması isyancıların saklanmasını kolaylaştırdığı için gabar dağını özellikle tercih etmişlerdir.

Gabar Dağı
Gabar Dağında Türkiye cumhuriyetininde yağızoymak  gibi komando birlikleri ve piyade birlikleri bulunmakta.  Ülkemizin sınırları içerisin de bulunan gabar dağını her ne kadar pkk terör örgütü kendine mesken seçmiş ise de Genel kurmay başkanlığımızın bu bölgeye özel techizat gönderdiğini biliyoruz. Ancak sisli havası ordumuzun işinin zorlaştırmakta. Maalesef ki gabar dağını güzelliklerinden dolayı değilde, şehit askerlerimizin haberlerinden tanıyoruz.
Rabb' im ordumuzun yardımcısı olsun.
]]>
Dağ Kedisi https://www.dag.gen.tr/dag-kedisi.html Sat, 24 Nov 2018 04:02:39 +0000 Dağ Kedisi; kedigiller ailesinden olan bir kedi cinsidir. Avrupa, Batı Asya ve Afrika kıtalarında değişik alt cinsleri ile geniş olan bir coğrafyada yaygındır. Afrika dağ kedisi alt cinsi ev kedisinin atası olarak kabul edilir. B Dağ Kedisi; kedigiller ailesinden olan bir kedi cinsidir. Avrupa, Batı Asya ve Afrika kıtalarında değişik alt cinsleri ile geniş olan bir coğrafyada yaygındır. Afrika dağ kedisi alt cinsi ev kedisinin atası olarak kabul edilir. Bilinen ev kedilerinin yabanisidir. Koku alma duyusu ile insanları dazla uzaktan fark eder ve kendisini gizler. Kolay gözüken bir kedi değildir.  Normal olan kediden değişikleri ise, bacakları normal kediye göre daha uzundur. Başı normal kediye göre daha iri ve yassı dır.  Gür ve kalın kuyruğu ve kuyruğunda 3 ve 5 siyah halka yer alır. Kuyruk ucunda da kalın bir siyah halka bulunmaktadır. Ev kedisinin kuyruğu ise ince olur ve halkaları bu kadar belirgin bir şeklide olmaz. 

Kuyruk ucu ev kedisinde incelerek sona ererken, dağ Kedisinde genişleyerek sona erer. Vücudun bazı çevreleri kızılımsıdır. Ayrıca vücutta siyah çizgileri yer alır, bacaklarda ve ensede gözükenler oldukça belirgindir. Çizgilidir, birçok yabanileşmiş ev kedisi gibi kesinlikle benekli olamazlar. Doğal ortamında kolay gözükmez, fazla rüzgarlı havalarda görme olasılığı olabilir. Bakışları ve vücut biçimi tam bir yaban hayvanını anımsatır. Kayalık olan bölgelerde ve sık olan ormanlarda gözükür. Çoğunlukla gece etkindir. Ağaç ve kütük kovuklarında, kaya yarıklarında barınır . 

Yayılışı ve Yerel Adları. Avrupa, Batı Asya ve Afrika kıtalarında değişik olan alt cinsleri ile geniş bir coğrafyada yaygındır. Dağ kedisinin doğal yayılımı Batı Avrupa'da İskoçya'dan, Orta ve Doğu Avrupa'dan Orta Asya'ya ve Hindistan'a kadar uzanır. Ayrıca Afrika'nın tropik ormanları kuşağı dışında Afrika'nın büyük bir bölümünde yaygındır. Türkiye'nin kuzeyi başta olmak üzere, batı ve güney bölgesinde az miktarda yer alır.  2004 senesinde, Bayburt yakınlarında araba çarpmış bir birey ile Kırklareli Demirköy Dupnisa mağarası etrafında muhtelif tarihlerde görülmüştür. Hatay Habib Neccar dağının doğusunda yer alan vadide Kuruyer köyünde görülmüştür. 
Dağ Kedisi
Beslenme, Besinini kemiriciler ve de tavşanlar meydana getirir. Biyolojisi, Dişi olanlar çoğunlukla senede bir kere gebe kalırlar. 68 gün süren gebelik zamanından sonra 6 ve 8 yavru verirler. Yaban kedileri evcil kediler ile çiftleşip melez döller verebilir. Yerel bir şekilde birçok alt cinslerin bulunması uzun zaman boyunca sınıflandırmasında karmaşıklığa sebep olmaktadır. Günümüzde klasik olarak üç alt cinse ayrılmaktadır. Avrupa dağ kedisi yada orman kedisi, İngiliz adalarında, Avrupa'da, bazı Akdeniz adalarında ve azda olsa Güneybatı Asya'da yaşar ve gür kuyruğu ile dikkati çeker. Postu oldukça sık tüylüdür ve çizgileri oldukça belirgin bir şeklindedir. 

Afrika dağ kedisi, Afrika'da, Arap yarım adasında ve Güneybatı Asya'nın Arap yarımadasına bitişik olan bölgesinde ve bazı Akdeniz adalarında yaşar. En mühim olan özellikleri sivri kuyruğu, kulakların arkasında bulunan kızıl renk ve çok belli olmayan çizgileridir. Asya dağ kedisi yada bozkır kedisi, orta Doğu'dan Orta Asya'ya, Batı Hindistan'a, Kuzeydoğu Çin'den Moğolistan'a kadar yaygındır. Dış görüntüsü ile Afrika dağ kedisini andırır. Aralarında bulunan en önemli olan farkı çizgilerden daha çok benekli olan postu dur. 

Modern bilimin yaptığı genetik araştırmalar bu sınıflandırmayı desteklemektedir. Fakat Afrika yaban kedisinin merkez ve güney Afrika'da yaşayanları kuzey Afrika ve Orta doğu'da yaşayanlarına göre genetik değişikleri olduğu ve bunların iki ayrı alt cins olduğu öne sürülmüştür. Bundan dolayı kuzeyde yaşayan alt cinse Felis silvestris cafra ismi verilmiştir. Çoğu bilimcilerin ayrı bir cins olduğunu savundukları gri kedi de dağ kedisinin Felis silvestris bieti isimli öbür bir alt cinsi olabilir. Afrika dağ kedisi bütün ev kedilerinin atası olarak kabul edilir. Fakat bazı bilimciler değişik alt cinslerine karışmış olabileceğini savunmaktadır. 
]]>
Kuzey Anadolu Dağları https://www.dag.gen.tr/kuzey-anadolu-daglari.html Sat, 24 Nov 2018 10:22:31 +0000 Kuzey Anadolu DağlarıAlp sıra dağlarının, ülkemizdeki kuzey kanadını oluşturan bu dağlar, iki sıra halinde Karadeniz Bölgesinde denize paralel şekilde uzanmaktadır. Kıyıya yakın olan kısmında buluna Kuzey Anadolu Dağları
Alp sıra dağlarının, ülkemizdeki kuzey kanadını oluşturan bu dağlar, iki sıra halinde Karadeniz Bölgesinde denize paralel şekilde uzanmaktadır. Kıyıya yakın olan kısmında bulunan dağlar; Küre, Canik, Gümüşhane, Giresun, Kalkanlı, Rize ve Trabzon dağlarından oluşur. Giresun'dan Rize'ye kadar uzanan dağlar, Doğu Karadeniz dağları olarak ta bilinir. Bu dağlar çok dik yamaçlı olduğu ve denize paralel olduğu için ulaşım iç kesimlerle çok zordur. Ulaşım Kop ve Kalkanlı geçitleri ile sağlanır. 

Kuzey Anadolu Dağları
Kuzey Anadolu Dağlarının ikinci sırası ise, iç sıra dağları oluşturur ve bu dağlar Ilgaz, Köroğlu, Deveci, Çimen, Kop, Yıldız, Mescid ve Çam dağlarıdır. Bu iki sıra dağları ise, Kuzey Anadolu fay hattı ayırmaktadır.




]]>
Tendürek Dağı https://www.dag.gen.tr/tendurek-dagi.html Sun, 25 Nov 2018 01:55:23 +0000 Tendürek dağı, ülkemizdeki aktif olan tek volkanik dağdır. Ağrı dağının güneyinde bulunur. Yüksekliği 3584 metredir. Dağın tepesindeki ortalama 500 metre genişlikteki kraterden sıcak su buharıyla, çeşitli gazlar çıkar. V Tendürek dağı, ülkemizdeki aktif olan tek volkanik dağdır. Ağrı dağının güneyinde bulunur. Yüksekliği 3584 metredir. Dağın tepesindeki ortalama 500 metre genişlikteki kraterden sıcak su buharıyla, çeşitli gazlar çıkar. Volkandan çıkan tüfler ve lavların çevrede bulunan Neojen yaşlı göl çökellerine gelmesi, Tendürek dağının Neojen sonlarında kuvarterner başlarında oluştuğunu gösterir.  Genellikle bazaltları içeren Tendürek dağı kraterindeki sıcak buhar, dağın henüz volkanik aktivitesinin sona ermediğini gösterir. Kraterden çıkan su buharı ve hidrojen sülfür gazı, kraterin kenar kısımlarında sarı renkte bir mineral olan kükürt oluşmasını sağlamaktadır. Bu su buharı yaklaşık 60 derece sıcaklıktadır.

Tendürek dağı volkanitleri

Tendürek dağı, Büyük Tendürek dağıyla, 3291 metrelik Küçük Tendürek dağından meydana gelen ikiz koni ile krateriyle belirgin, bunların dışında fazla sayıda koni ve kraterin bulunduğu, kuvarter yaşlı strato volkandır. 400 metre büyüklüğündeki göl Küçük Tendürek kraterinde bulunmaktadır Bu kraterin kenarlarındaki 1-2 metre büyüklüğündeki çukurlardan ortalama 50 derece sıcaklığı olan su buharı çıkar.

Büyük Tendürek kraterinde de 200 metre derinliği olan çukur olmasına rağmen, burada su birikintisi bulunmaz. Buradan sürekli olarak su buharı ile bazı gazlar çıkar. Gazların içinde bulunan H2S ayrışır ve çok miktarda kükürt birikir. Günümüzde hala etkinliğini sürdüren dağ, en genç aktif yanardağ olarak bilinir. Dağın güneyindeki Çaldıran ilçesinde merkezde bile zeminden karbondioksit gazı çıkar. Bu gazlardan alınan örneklerle yapılan çalışmalarda, bunların magma rezervuarından türemiş volkanik kökenli gazlar olduğu tespit edilmiştir. Çaldıran'a en yakın konumdaki genç volkanik dağın 25 km uzaklıktaki Tendürek dağı, gazların buradan kaynaklandığını düşündürür.

Tendürek Dağı
Tendürek dağının etrafında bulunan soğuk su kaynaklarında yapılan araştırmalarda yüksek oranda F bulunduğu tespit edilmiştir. Bunlar yeraltı sularıyla taşınarak zenginleşmiştir. Tendürek dağından çıkan en genç lavların Çaldıran ovasındaki alüvyonlar üzerinde aktığı görülür. Fakat Çaldıran merkezde MTA Genel Müdürlüğü tarafından yapılmış sondaj çalışmalarında alınan örneklerin 140.000 ile 490.000 yıllık olduğu belirlenmiştir. Bu örnekler 103 metre derinlikten alınmıştır. Bu Tendürek dağı lavlarının Çaldıran ovasının altında da olduğunu kanıtlar niteliktedir. Tendürek dağının en son lav püskürtme tarihi ise 1855 yılıdır.
]]> Türkmen Dağı https://www.dag.gen.tr/turkmen-dagi.html Sun, 25 Nov 2018 16:52:04 +0000 Türkmen Dağı,  denilince akla iki ayrı dağ gelir.Biri Suriye sınırında  olup son dönemler de en çok gündeme gelen dağdır, İkincisi ise  Eskişehir il sınırında bulunan dağdır.Birincisi; Türkmen Dağı,  denilince akla iki ayrı dağ gelir.
Biri Suriye sınırında  olup son dönemler de en çok gündeme gelen dağdır, İkincisi ise  Eskişehir il sınırında bulunan dağdır.

Birincisi; n Suriye sınırlarında olan Türkmen Dağıdır.Hatay ilinin sınırında Bayır - Bucak bölgesinin orta ve doğu kısımlarından, Suriye' nin Lazkiye ilinin kuzeyi arasında bulunan dağdır. 10 ve 11. yüz yıllarında Türkler yoğun olarak Suriye' ye göç etmişlerdir. 1516 yılında ise Suriye Devletinin yönetimi Osmanlı hükümdarlığının eline geçmiştir ve bu sebeple daha yoğun göç almıştır bu bölgeler. Türkmen dağında, Şam, Halep, Lazkiye, Hama ve Humus' ta Türkler bulunmaktadır. Bizim kullandığımız Türkçeye çok yakın bir türkçe ve arapça dilinin kullanmaktalar. 
Bu bölgeler de nufus sayımı ırklara göre yapılmadığından nufus yoğunluğu hakkında kesin bilgi bulunmamakla beraber ortalama 200,000 ve 3,500,000 kişi arasında olduğu söylenmekte. İki rakam arasın da büyük fark var, fakat özel kuruluşların tahmini olduğu için net sayı bilinmemekte.

Suriye' de 15 Mart 2011' de  iç savaş başlamış ve ülke büyük bir kaosun içerisine girömiştir. bir çok gurubun savaştığı ülkede Daiş, Rejim, Pyd  bir grupta ılımlı gurup  muhalifler gruplardır. Savaşın ilk yılların da Türkmen dağı sakindi.  Rejimin Yani Esed' in kalesi bulunan Lazkiye' yi Akdeniz' e bağlayan tek kordun Türkmen Dağı olduğundan iç savaş buraya da sıçradı. Rejim ile birleşen Rusya Lazkiye'yi korumak bu bölgeyi de rejime vermek için uzun kordonlar halinde bulunan bayır bucak türklerini ağır bombardımana tabi tutuyor. Bu bölgede irili, ufaklı bir çok tugay Sultan Abdulhamid Tugayları na katılarak bu saldırılara karşılık vermeye çalışıyor. Fakat bir yandan karadan saldıran şii milislerine, biir yandan havadan saldıran Rus ordularına karşı mücadele hiçte kolay değil. Her tüürlü yardımı Türkiye2 den alan bayır bucak türkleri 500 yıllık vatanlarını birakmaya hiçte niyetleri yok.
Rabb 'im yardımcıları olsun.
Türkmen Dağı

Türkmen Dağı'ndaki ve Bayırbucak'taki bölgeler - köyler

Bayır-Bucak'ta 72 Türkmen köyü bulunmaktadır. 54 tanesinin muhtarlık statüsü vardır. 18 tanesi ise çiftlik statüsündedir.]

Başlıca bölgeleri; 45 Tepesi, Acısu, Avanlı, Bedeme, Burc Keseb, Celiliyye, Çardaklı, Çümeyren, Dağdağan, Dağmışlı, Dervişhan, Derhane, Fırınlık, Gazalah tepesi, Gebelli, Gımam, Gökdağ, Hancağız, İyn El Ğazal, Kantara, Karaman, Karagır, Kasatil, Kelez, Kepir, Kırıkaltı tepesi, Kızıldağ, Kulcuk, Milikli, Murtlu, Nisipin, Pınar Almer, Rabia, Salma, Saray, Şems, Tel Zahiye, Yertilik tepesi, Zeytincik ve Zuveyiktir.


İkincisi ise,  Türkiye sınırlarında olup Orta anadoluda bulunan Eskişehir ilinin  güneybatısında, fakat yamaçları Kütahya il sınırlarında  bulunun zirvesi 1826 metre yüksekliğinde olan bir dağdır.  Türkmen Dağının eteklerinde; Akin, Çürüttüm, Gemiç, İdrisyayla, Lütfiye, Salihler, Sandızköy, Geçenoluk, Bayat ve güllüdere köyleri bulunur. Bu saydığımız köyler içerisinde en yoğun nüfus akin köyünde bulunur. Dağ geniş çam ormanları ile kaplıdır.

]]>
Nif Dağı https://www.dag.gen.tr/nif-dagi.html Mon, 26 Nov 2018 00:01:25 +0000 Nif Dağı, İzmir Körfezi'nin doğusunda Vişneli köyünde bulunan, İzmir'in Kemalpaşa ilçesine hakim ve boz dağlar dağ silsilesinin en batıya uzanan ucunu meydana getiren 1.510 metre yüksekliğindeki dağdır. Nif dağı, Nif Dağı, İzmir Körfezi'nin doğusunda Vişneli köyünde bulunan, İzmir'in Kemalpaşa ilçesine hakim ve boz dağlar dağ silsilesinin en batıya uzanan ucunu meydana getiren 1.510 metre yüksekliğindeki dağdır. Nif dağı, antik zamanda Olimpos ismini taşımış olan 19 dağdan birisidir. İzmir'e doğudan kara yolu girişine gelen bel kahve geçidini biçimlendiren 300 metreyi aşan yükselti de Nif dağının bir koludur ve boz dağlar silsilesi buradan kuzeyindeki Spil dağı kütlesine dayanır.

Nif dağı, İzmir'in Pınarbaşı Bornova çevresinden yükselmeye başlar ve Torbalı Kemalpaşa ovalarına değin uzanır. Kemalpaşa, Torbalı, Buca ve Bornova ilçelerinin ortak sınırları etrafında konumlanır. Nif dağının kuzeyinde, Nif çayının sulamış olduğu Kemalpaşa ovası ile Spil dağı, doğusunda, MÖ 2. bin yılın ortalarında bu çevrede hüküm sürmüş olan Hitit Luvi beyliği olan Mira'nın prensini tasvir eden kayaya oyulmuş kabartması ile ünlü olan Karabel geçidi, güneyinde Torbalı ovası bulunmaktadır. Bu doğu bölgesinde ayrıca, Lidya ve Hellenistik zamanlarına ait olan kale ve mezar kalıntıları ile Bizans zamanına tarihlenen yapı kompleksleri bulunmaktadır.

Nif Dağı

1999 yılından itibaren yürütülen ön incelemeler neticesinde ve birkaç çevredeki yüzey araştırmaları ve kazılarda önemli buluntulara rastlanmıştır. Doğu çevresinde birçok oda mezar yer almaktadır. Ayrıca, Bizans İmparatorluğu'nun Laskarisler zamanından kalma mermer taşlı ve tuğla harçlı bir sarayın kalıntıları bulunmaktadır. Dağın batısında yer alan Buca ilçesi Kaynaklar beldesine bağlı Eskitahtalı'daki Kale bölgesinde de bir kaya kütlesi üstüne oturtulmuş bir kalenin kalıntıları yükselmektedir. Fakat kaçak kazılar problemi ve oluşturduğu tahribat çevrede uzun zamandır devam etmektedir.

Denize yakınlığı nedeniyle nemli bir iklime sahip olan ve bol yağış alan Nif dağı, yemyeşil görüntüsü ve sonbahar kış aylarında karla kaplı zirveleri ile İzmir'de değişik bir görüntü meydana getirmektedir. Nif dağında geniş ormanlar ve farklı şirketlerce yürütülen alabalık yetiştirme tesisleri yer alır. Dağın çevresindeki köylerde imal edilen kiraz ve çilek çevrede ünlüdür. Nif dağı, bölgesindeki ulaşım ağıyla, hem deniz hem de iç kesimle bağlantılı, altın madenlerine, verimli topraklara ve arazi yapısından dolayı fazla miktarda su kaynağına sahip, doğal korunaklı, kısaca yerleşim için her türlü vasfı mevcut olan bir yerdir.

]]>
Ovit Dağı https://www.dag.gen.tr/ovit-dagi.html Mon, 26 Nov 2018 11:16:21 +0000 Ovit Dağı, Karadeniz bölgesinde bulunan Rize ve Erzurum arasında bulunan dağdır. Doğu Karadeniz bölgesinin en yüksek geçididir. Karayollarının eski tabelalarında  Rakım 2864 iken,  son yılarda yerleştirilen tabeleya göre Ovit Dağı, Karadeniz bölgesinde bulunan Rize ve Erzurum arasında bulunan dağdır. Doğu Karadeniz bölgesinin en yüksek geçididir. Karayollarının eski tabelalarında  Rakım 2864 iken,  son yılarda yerleştirilen tabeleya göre 2640  dır rakım. Gündeme genellikle çığ ve yoğun kar yağışı ile gelir. Senenin yaklaşık altı ayı bu dağın yolları kapalıdır. Gündeme en son 18 dağcının üzerine çığ düşmesi ile anılmıştır. İşte bu olumsuzlukları kaldırmak için Sultan Abdulhamid döneminde düşünülen  yalnız son bir kaç yılda gündeme getirilip temeli atılan bir tüp geçit yapımı başlatılmıştır. 

Ovit Dağı

Ovit Dağı Tüneli

Rize' yi, Doğu anadoluya oradan da Güneydoğu anadoluya  bağlayacak olan Ovit dağı tüneli  14.7 km ile Türkiye'nin en uzun tüneli olacaktır. içerisi çift tüp şeklinde olup, her kilometrede bir 22 araçlık istasyon ve 700 metrede bir de acil kaçış kapıları ve havalandırma bulunacaktır. 25 Ağustos 2016' da tamamlanması planlanan geçit, tamamlandığın da Dünya' nın en uzun ikinci tüneli olacaktır.

]]>
Türkiye Dağları https://www.dag.gen.tr/turkiye-daglari.html Tue, 27 Nov 2018 01:29:29 +0000 Türkiye dağları, Türkiye' nin büyük bir çoğunluğunu dağlar kaplamaktadır. Dağların coğrafi açıdan önemi büyüktür. Dağların oluşumunda bitki örtüsü, yağış şekli, güneş ışınlarının geliş şekli hepsi etki Türkiye dağları, Türkiye' nin büyük bir çoğunluğunu dağlar kaplamaktadır. Dağların coğrafi açıdan önemi büyüktür. Dağların oluşumunda bitki örtüsü, yağış şekli, güneş ışınlarının geliş şekli hepsi etkilenir. Ama bunlardan da önemlisi, dağların bir direk görevi görmesidir. Dağlar olmasıydı birer beşik gibi sallanırdık sarsıntılarda. Ayrıca dağların üzerinde biriken buzullar sayesinde de su ihtiyacımızın bir kısmını karşılamaktadır. Türkiye' de dağlar, volkanik dağlar ve orojenez dağlar olmak üzere ikiye ayrılır. Orojenez dağlarda kendi içinde ikiye ayrılır. Bunlar; kıvrım dağlar ve kırık dağlardır.

Kıvrım dağlar:
  • Doğu Anadolu Bölgesi; Mercan, Malatya, Maden, Mengene, Karasu(Aras), Palandöken, Allhüekber, Hakkari, Cilo Dağlarıdır. 
  • Karadeniz Bölgesi; Küre, Köroğlu, Bolu, Cani, Rize, Kaçkar, Mescit Dağlarıdır. 
  • Akdeniz Bölgesini; Sultan, Geyik, Barla, Ala dağlar, Bolkar Dağlarıdır.
  • İç Anadolu Bölgesinde; Sündiken, Sivrihisar, Tecer, Akdağ, Hınzır Dağlarıdır.
  • Marmara Bölgesi; Yıldız, Samanlı, Koru Dağlarıdır. 
  • Ege Bölgesi; Simav, Eğrigöz, Murat, Emir Dağlarıdır, 
  • Güney Doğu Anadolu Bölgesi;  Mardin Dağlarıdır. 
Türkiye DağlarıVolkanik Dağlar:
  • Doğu Anadolu Bölgesi; Nemrut, Süphan, Tendürek, Ağrı Dağlarıdır. 
  • İç Anadolu Bölgesi; Erciyes, Melendiz, Hasan, Karadağ, Karacadağ Dağlarıdır. 
  • Akdeniz Bölgesi; Hatay - Hassa konileri
  • Marmara Bölgesi; Uludağ
  • Ege Bölgesi; Manisa - Kula konileri
  • Güney Doğu Anadolu Bölgesi; Karacadağ 
Türkiye' nin dağları içinde oluşum yönüyle en çok bulunan dağ türü, kıvrımlı dağlardır. Volkanik dağlarin diğer bir özelliği ise arazide tek olarak bulunmalarıdır. Türkiye' nin  dağları içerisinde volkanik arazinin en geniş yer kapladığı bölge, Doğu Anadolu Bölgesi' dir. Türkiye' nin dağları içinde şu anda aktif bir volkanik dağ yoktur. Türkiye' nin dağları, ulaşım, turizm, nüfus dağılımı, tarım alanları üzerinde etkili olmuştur. Dağların eteklerindeki kırlarda küçükbaş hayvanlar otlatılmaktadır. Arıcılık ile uğraşan  kişiler de dağlarda bulunan yaylalara, arı kovanlarını getirerek kış mevsimine kadar orada tutmaktadırlar.
]]>
Karadeniz Dağları https://www.dag.gen.tr/karadeniz-daglari.html Tue, 27 Nov 2018 02:46:32 +0000 Karadeniz Dağları, Türkiye'nin kuzeyini kıyıya paralel, birkaç sıra biçiminde çevreleyen sıra dağlardır. Dağ oluşumu sonucunda oluşan bu dönemeçli dağları garptan şarka doğru şu şekilde sıralanır: Ilgaz, Küre, Kör Karadeniz Dağları, Türkiye'nin kuzeyini kıyıya paralel, birkaç sıra biçiminde çevreleyen sıra dağlardır. Dağ oluşumu sonucunda oluşan bu dönemeçli dağları garptan şarka doğru şu şekilde sıralanır: Ilgaz, Küre, Köroğlu, Canik, Köse, Giresun, Mescit, Yalnızçam, Tecer, Mercan, Allahuekber, Palandöken, Doğu Anadolu Dağlarıdır. Karadeniz Dağları, Alpin dağ oluşumu sonucu meydana gelen Alpin kuşağının Kuzey Anadolu uzatısıdır. İkinci çağ döneminde Tetis Ummanı tabanı olan Anadolu'nun kuzey ve güneyindeki yerlere tortul malzemeler toplanmıştır. Dağ oluşumu sonunda bu malzemeler dönerek su yüzeyine çıkmıştır.

Oligosen sonucunda Alp dağ oluşumu en güçlü hale gelmiş, Türkiye'nin kuzey ve güneyindeki alanlar şiddetli dönemeçlerle yükselmiştir. Yukarı çıkmadan evvel Karadeniz Dağları’n da ortaya çıkmış, sonra Toroslar'da meydana gelmiştir. Meydana gelen  dağlar Tersiyer sonlarında ve Kuartener başlarında tekrar yukarı çıkmıştır. Oligosen'den sonra bir arada olarak yukarı çıkan dağlar Neojen döneminde aşınarak yassılaşmıştır. Ayrıca Miyosen sonlarından itibaren dağları şark-garp uzantısında Kuzey Anadolu Fay Hattı kırılmaya başlamıştır. KAF'ın tesiriyle oluşan batmaları ile Kelkit, Erbaa-Niksar, Taşova, Boyabat, Suluova, Vezirköprü, Tosya-Ilgaz, Çerkeş-Gerede, Düzce bölgeleri oluşmuştur.

Mezozoik alanların baskın olduğu kütlelerde, Ilgaz dağlarında başkalaşım kayaçlar, Kaçkarlarında granit, Köroğlu Dağları andezit kayaçlardan oluşur. Karadeniz Dağları 3 ana bölüme ayrılır: Doğu Karadeniz Dağları, Orta Karadeniz Dağları Batı Karadeniz Dağlarıdır. Doğu Karadeniz Dağları ;en yüksek alan doğu bölümüdür. Yüksekliğin fazla olmasından nedeniyle başta Kaçkar Dağları olmak üzere üzerinde günlük buzullar bulunur. Dağların yüksek olması ulaşımı güçleştirmektedir. Yüksek yollardan sağlanan temas tünel yapma çalışmaları yapılmaktadır. 2023 metre yüksekliğindeki Zigana Geçiti Doğu Karadeniz'i iç kısımlara bağlar. Tarihi İpek Yolu'nun da geçtiği yol yerine yeni inşa edilen Zigana Tüneli kullanılıyor. Deniz yakasında ilk sırada Rize Dağları ve Giresun Dağları yer alır. En yüksek zirve ise Kaçkar Dağı yer alır.

Karadeniz Dağları

Orta Karadeniz Dağları; Orta Karadeniz'de dağların yükseltisi azalır. Azalan dağlar arasına yalpık ve büyük ovalar bulunur. Orta Karadeniz'den iç kısımlara doğru gidilmesi daha basittir. Bu olgu Karadeniz Bölgesi'nin en büyük şehri Samsun şehri olmasını sağlamış. Bin ve bin beş yüz metre yükseltisindeki Orta Karadeniz Dağları, Canik Dağları adı altında sınıflanmıştır. Batı Karadeniz Dağları; Batı alanındaki Karadeniz Dağları, şark alanındaki dağlardan aşağıda, Orta Karadeniz dağlarından  yükselti olarak daha fazladır. Güneyinde Köroğlu Dağları,kuzeyinde Küre Dağları bulunmaktadır. Yer yer büyüyen ve azalan dağlar aralarına ovalar girer. Bu ovalar Düzce,Bolu ve Kastamonu Ovaları yer alır.

Karadeniz Dağları, özellikle şark kısmında olmak üzere, denizden hemen sonra başlar ve yükseltisi oldukça çoktur. Bu özelliklerinin ortaya çıkardığı bazı sonuçlar şöyle olabilir: Karadeniz Bölgesinde, dağların kenardan  sonra birden yukarıya çıkması sebebiyle boyuna kıyı çeşiti görülür. Ufak koylar dışında, geniş girinti-çıkıntılar yoktur. Daraç kıyı tipi oluşmuştur. Daraç kıyı şeridi demografisi kıyıda çoğalmasına sebep olmuştur. Ziraat toprakları dardır. İnsanlar geçim temin etmek için denize doğru gitmişlerdir. Kıyı yağmurlarının oluşmasına sebep olarak, kıyı alanlarının çok yağmur yağmasını sağlamıştır. En çok yağmur Rize'ye düşer. Dağların olduğu yerlerde nüfus azdır. Engebeli alanlarda ziraat makine kullanımı zordur. Şark ve Garp kesimlerinden içeriye doğru ulaşmak güçtür.
]]>
Artos Dağı https://www.dag.gen.tr/artos-dagi.html Tue, 27 Nov 2018 21:11:11 +0000 Artos dağı, Artos güneydoğu toroslarının devamı olan bir dağdır. Görüntüsünden dolayı genellikle çadır dağı ismi ile bilinmektedir. Artos dağı özellikle Şahap dağlarının takriben 3700 m'lik çok önemli olan bir yükse Artos dağı, Artos güneydoğu toroslarının devamı olan bir dağdır. Görüntüsünden dolayı genellikle çadır dağı ismi ile bilinmektedir. Artos dağı özellikle Şahap dağlarının takriben 3700 m'lik çok önemli olan bir yükseltisini oluşturmaktadır. Van denizinin oluşturmuş olduğu mikroklima sebebi ile artos dağının hem kuzey yüzünde hem de güney yüzünde iklim yönünden oldukça büyük farklar mevcut olmaktadır. Artos dağı genel olarak soğuk ve sert esen rüzgara karşı dağın havzasının iklimini büyük ölçüde yumuşatır. 

Artos dağı, özellikle önemli miktarlarda kükürt barındıran Artos dağı rüzgardan enerji üretilmesi için oldukça verimli olan bir dağdır. Kelebek kanatlarında saklanmış olan Artos dağı, en çok kelebek popülasyonu ile dünyadaki sayılı olabilecek coğrafyalardan birisidir. Artos dağı özellikle 200 farklı tür kelebeğe de ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca her sene dünyanın dört bir tarafından hem botanikçilerin hem de doğa severler tarafından en çok ziyaret edilen dağdır. Hatta doğa sporları ve Artos dağının volkanik ile sıradağ özelliğinden dolayı hem florasıyla hem de fauna bakımından pek çok bilim çalışanı için en değerli olan dağlardan biriside Artos dağıdır.

Artos Dağı
Artos dağı, ayrıca dünya üzerinde ise Artos dağı ile aynı eş özelliğe sahip olabilen dağ sadece Yeni Zelanda da bulunmaktadır. Yaklaşık 1800 metrelik olan Artos dağı çoğunlukla dağcılık sporları ve dağ kayakçılığı açısından oldukça elverişlidir. Ayrıca trekking sporu ve ekolojik turizm bakımından da dünyada en önde gelen dağların arasında Artos dağı bulunmaktadır. Ak damar adası ile karşı karşıya olan Artos dağı büyük görkemli ihtişamı ile yükselmektedir. Ayrıca hem doğa severler, hem de fotoğraf çekmekten hoşlanan kişilere muhteşem manzara sunmaktadır.
]]>
Kaf Dağı https://www.dag.gen.tr/kaf-dagi.html Wed, 28 Nov 2018 09:46:59 +0000 Kaf Dağı, inanışa göre dünyamızın çevresini saran dağın ismidir. Diğer bir söylenişe göre kaf dağı'nın  bütün dağların anası olduğu yönündedir. Diğer dağlar ise kaf dağına yer altında damarlarla ba Kaf Dağı, inanışa göre dünyamızın çevresini saran dağın ismidir. Diğer bir söylenişe göre kaf dağı'nın  bütün dağların anası olduğu yönündedir. Diğer dağlar ise kaf dağına yer altında damarlarla bağlı olduğu söylenmektedir. Kaf dağı aralarındaki bölümlerde cinlerin oturduğuna dair söylentilerde bulunmaktadır.Bu yer simürg kuşunun yaşadığı bölge olarak da bilinmektedir.  Kaf  dağının arap masal edebiyatında oldukça önemli yer kaplamaktadır,bin bir gece masallarında bu dağın adı sıkça duyulmaktadır. Kafdağı hakkında dini düşünce genel olarak iranlılardan alıntıdır.Onlarda Elburz dağı,tanrıların saraylarının bulunduğu ve diğer dağlarında ona kollarıyla bağlı olduğunu belirtmişlerdir. Kaf dağına eskilerde Alburs denildiğide bilinmektedir.Hintlilerde de buna benzer söylentiler bulunmaktadır.
 Kaf Dağı
Kaf suresinin başındaki kaf harfi, gerçek anlamını ise bir tek Allah ve Rasulunün bildiği hurufu mukatta   harflerinden birisidir.Bu konuyu kısaca özetlemek gerekirse Kafdağı  gerçekte olmayan bir dağdır. Bu durumun böyle olduğunu düşünmek biz müslümanlarca sıkıntılıdır. .Ek olarak Kaf dağı'nın Kafkas dağı olduğu da söylenmektedir.Tabi bu sadece söylentiden ibarettir.]]>
Köroğlu Dağları https://www.dag.gen.tr/koroglu-daglari.html Wed, 28 Nov 2018 18:31:11 +0000 Köroğlu Dağları, İç Batı Karadeniz deki sıradağlara verilen isimdir. İç anadolu bölgesini Karadenize bağlayan dağlardır. Doğuda Osmancık civarlarındaki Kızılırmaktan, batıda Bilecik dolaylarındaki Sakarya Vadisine k Köroğlu Dağları, İç Batı Karadeniz deki sıradağlara verilen isimdir. İç anadolu bölgesini Karadenize bağlayan dağlardır. Doğuda Osmancık civarlarındaki Kızılırmaktan, batıda Bilecik dolaylarındaki Sakarya Vadisine kadar uzandığı görülmektedir.

Kuzeyinde Bolu-Ilgaz Dağları vardır. Devrez ve Ulusu-Gerede Çayı yatakları ile bu şekilde ayrılmaktadır. Güney sınırını ise Sakarya Nehri, Kirmir çayı  ve Kızılırmak belirlemektedir.

Dağların doğu batı istikametinde uzunluğu, yaklaşık 400 km civarında olarak ölçülmüştür. En yüksek noktası Aladağ kütlesi üzerinde bulunan Köroğlu Tepesi'dir. Bu tepe 2499 m olarak ölçülmüştür. Bu tepenin kuzeyinde kıbrıscık köylerinin yaylası bulunurken, güneyinde ise Kıbrıscık köyleri sırayla dizilmiştir.

Diğer yüksek noktalar ise, olan Özbek Dağı, Yıldırım Dağı, Işık Dağı  ve olan Semen Dağlarıdır. Köroğlu Dağları, çok sık çam ve gürgen ağaçları ile kaplı bir şekildedir. Bölgede yaşayan halkın büyük bir kesimi geçimini orman ürünlerinden sağlamaktadır.

Köroğlu Dağları

Köroğlu Dağları bölgesinin genel iklimi, Karadeniz iklimi diye adlandırdığımız yaz ve kış bol yağış alan iklim türündendir. Ancak bölgenin güney kesimlerinin iklimi, kara iklimine daha yakın olmakla birlikte, bitki örtüsü bakımından da diğer bölgelerine nazaran daha fakirdir.

Çankırı, Kastamonu, Ankara, Zonguldak demiryolları ile Ankara, İstanbul, Geyve, Beypazarı karayolları bu dağların arasındaki geçitlerden geçmektedir.

]]>
Fuji Dağı https://www.dag.gen.tr/fuji-dagi.html Thu, 29 Nov 2018 17:18:32 +0000 Fuji Dağı; Öncelikle Japonya'da bulunduğunu belirtmek isterim. Japonya'da 65 volkan bulunur ve bunların yaklaşık 60 tanesi hala aktif olan volkanlardır. Fuji dağı ateş çemberi denilen ve bir hat üzerinde pasifik kıyı şeridini s Fuji Dağı; Öncelikle Japonya'da bulunduğunu belirtmek isterim. Japonya'da 65 volkan bulunur ve bunların yaklaşık 60 tanesi hala aktif olan volkanlardır. Fuji dağı ateş çemberi denilen ve bir hat üzerinde pasifik kıyı şeridini saran volkanik dağlardan bir tanesidir.

Pasifik kıyı hattı boyunca Japonya'nın volkanik tarihinin izleri bulunmaktadır. Lav alanları, sıcak su kaynakları ve birçoğu aktif olan bu volkanlar bazılarıdır. Japonya’da bulunan volkanik dağların çoğu klasik bir koni şeklindedir ve bunların en ünlüsü sizlerinde tahmin edeceği gibi Fuji Dağı’dır. Başkent Tokyonun 98 km güneybatısında ana adalardan birisi olan Honşu’da yer almaktadır. Ayrıca Japonya'nın en yüksek dağı olmasından dolayı Japon kültüründe de önemli bir yer edinmiştir. Dağ, güneyden göz kamaştırıcı harika bir görkeme sahip ve izole olarak görünür. Güneydoğudan bakıldığında ise 1707 yılındaki volkanik patlama ile oluşmuş Hoei-Zan krateri dikkat çeker. Dağda bulunan en yaşlı lav katmanlarının yaklaşık olarak sekiz bin yaşında olduğu belirlenmiştir. Bu durumdan yola çıkarak volkanın oldukça genç bir volkan olduğunu söyleyebiliriz. Bu dağ üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde dağın iki adet yaşlı volkan üzerinde oluşmuş olduğu kesin olarak ortaya çıkarılmıştır. Bu iki volkandan biri Elli bin diğeri ise dokuz bin yıl yaşında olan Fuji Dağı lav ve küle gömülmüş bir volkandır. 
Fuji Dağı

Japonya'nın bilindik bir volkanik ada zinciri imajı sadece kısmen doğrudur. Çünkü Japonya’da ki volkanik faaliyetler son 60 milyon yılda gerçekleştiği için jeolojik olarak bu durum çok yeni ve genç olduğunu gösterir.

Fuji dağını bu kadar güzel ve harika yapan mükemmel olan şekli ve üzerinde sürekli bulunan kardır. Güneşin doğumunda ve batımı sırasında ortaya çıkan rengin güzelliği de bu dağı mükemmelleştiren yönleri arasındadır. Ayrıca halk tarafından barış ve sükunet sembolü ve inanışlarına göre tanrıların evi olarak adlandırılmış ve resmen saygı duyulmaktadır. 

]]>
Masa Dağı https://www.dag.gen.tr/masa-dagi.html Thu, 29 Nov 2018 18:39:31 +0000 Masa Dağı, Güney Afrika'da ikinci büyük şehri olan Cape Town'da bulunmaktadır. Özellikle dünyadaki mevcut olan yedi harikasından biriside Masa dağıdır. Ayrıca Cape Town şehrinin de simgesi olmuştur. Yaklaşık olarak 3 km uzunl Masa Dağı, Güney Afrika'da ikinci büyük şehri olan Cape Town'da bulunmaktadır. Özellikle dünyadaki mevcut olan yedi harikasından biriside Masa dağıdır. Ayrıca Cape Town şehrinin de simgesi olmuştur. Yaklaşık olarak 3 km uzunluğu olan masa dağı düz bir zirve şeklinde olduğu için bu ismi almıştır. Öyle ki uzaktan bakıldığı zaman tam bir masayı andırmaktadır. Bazı zamanlar masa dağının tepesini bulutlar kaplamaktadır. Bu nedenle de dağın zirvesinin görmek mümkün olmuyor. Ancak Masa dağının üzerindeki mevcut olan bu bulutlara ise masa örtüsü gibi benzetme yapılmaktadır.

Masa dağı, çoğunlukla Cape Town şehrine gelindiği zaman ilk aktivite olarak masa dağının zirvesine çıkarak o muhteşem manzarayı seyretmek geliyor. Fakat masa dağının zirvesine çıkabilmek için elbette hava durumunun da uygun olması gerekmektedir. Çünkü zirvede bulut var ise çıkması hiç de kolay olmuyor. Ayrıca masa dağının diğer bir özelliği de çok nadir bitki örtülerini barındırıyor olmasıdır. Masa dağında yaklaşık olarak 460 farklı türde bitki bulunmaktadır. Hatta oldukça nadir olan ve nesli tükenmekte olan bitkiler masa dağında biyo çeşitlilik yaratmaktadır. Diğer taraftan yabani hayvanlar ve kuş türleri de masa dağında bulunmaktadır. Masa dağının zirvesine çıkıldığı zaman muhteşem Cape Town ve Cape yarımadasınının da o güzel manzarasını izleme keyfine varacaksınız.

Masa Dağı
Masa dağı,1086 metre yükseklikte ve yaklaşık olarak 3 km genişliğindedir. Ayrıca Masa dağı yaklaşık olarak 260 milyon yaşında varsayılmaktadır. Masa dağının batı yüzünde bir dizi şeklinde belirgin kayalar mevcut olmaktadır. Dağın bölgesi çoğunlukla flora ve fauna açısından oldukça önemlidir. Genellikle hangi mevsimde olursanız olun masa dağında birbirinden güzel ve şaşırtıcı çiçekler ortaya çıkmaktadır. Özellikle gümüş ağacı ile yabani orkide bu şaşırtıcı olan bitkilerin içerisinde yer almaktadır. Masa dağında 300'den fazlada patika mevcut olmaktadır. Ayrıca masa dağının bazı bölümlerinde işaretli olan parkurlarda dağ bisikleti ile gezinti turuna çıkabilirsiniz. Hatta dağda rahatlıkla doğa yürüyüşüne de çıkılabilmektedir. Çoğunlukla hafta sonlarında masa dağını turistler ve yerli halk ziyaret etmektedir. Masa dağının üzerinde ayrıca teleferik turları ile gezmek mümkün olmaktadır. Bu sayede şehrin muhteşem manzarasının da keyfine varabilirsiniz.
]]>
Dağ Çayı https://www.dag.gen.tr/dag-cayi.html Fri, 30 Nov 2018 15:34:24 +0000 Dağ çayı, aslında birçok kişinin duymuş olduğu, fakat hayatında hiç kullanmadığı bir bitki çayıdır. İnsanlara sağladığı birçok faydası ile çok eski zamanlardan beri kullanılmakta olan bu mükemmel bitki çayı, eski d Dağ çayı, aslında birçok kişinin duymuş olduğu, fakat hayatında hiç kullanmadığı bir bitki çayıdır. İnsanlara sağladığı birçok faydası ile çok eski zamanlardan beri kullanılmakta olan bu mükemmel bitki çayı, eski dönemlerde tıbbın geri olması nedeni ile biraz daha fazla kullanılmıştır. Dağ çayı, bitkisi hemen hemen bir metreye ulaşan ve hatta bazen bir metreyi bile geçen bir ottan yapılmaktadır. Bu ottan yapılan çaya, dağ çayı denmesinin nedeni ise bu çayın bitkisinin genellikle dağlarda ve insanların herhangi bir katkısı olmadan yetişmesidir. Dağ çayının bitkisi genel olarak dağlarda yetişse bile bazen yaylalarda da yetişebilir. Birçok iklim tipine uygunluk gösteren bu çay, ülkemizde yetiştiği gibi Asya ve Avrupa ülkelerinde de yaygın bir şekilde yetişmektedir. Fakat bu bölgelerde yetişen dağ çayı bitkisi ile yapılan çaylar daha çok açık renklerde olmaktadır. Dağ çayının genellikle toprağın üst kısımlarında bulanan yaprakları toplanmaktadır. Yani bu çayın, diğer bitki çaylarında olduğu gibi kökleri kullanılmaz. Dağ çayı, eski zamanlarda olduğu gibi günümüzde de bazı insanlar tarafından fayda kazanmak amacı ile kullanılmaktadır. Bu çayı kullanmadan önce genç ya da yaşlıda olsa herkesin bazı bilgilere ihtiyacı bulunmaktadır. Çünkü dağ çayı, yanlış kullanıldığı zaman insanlarda çok büyük yan etkilere neden olarak kişileri zor durumda bırakabilir. Bu gibi sorunlar ile karşılaşmamak için kesinlikle dikkatli olmalısınız ve bu bitki çayını doğru kullanmalısınız. 

Dağ çayı nasıl kullanılır
Dağ çayının elbette ki günlük olarak belirli zamanlarda kullanılması gerekmektedir. bunun için dağ çayını uzmanlar, sabah, öğlen ve akşam olmak üzere en fazla üç defa tüketmelerini önermektedir. Bu çayın her zaman aç karınla tüketilmesi gerekmektedir. Böylece içilen çay direk olarak kana karışarak vücutta olumlu etkileri gösterecektir. Her öğün öncesinde tükettiğiniz dağ çayının miktarı ise en fazla bir su bardağı olmalıdır. Aksi durumlarda farklı yan etkiler ile karşılaşabilirsiniz. Kullanım açısından bilmeniz gereken bir diğer durum ise, dağ çayını kesinlikle diğer maddeler ile ya da diğer ilaçlar ile birlikte kullanmamanızdır. Sadece dağ çayı değil, diğer birçok bitkisel çaylarda insanlarda bu şekilde kullanıldığından çok ciddi yan etkilere neden olur. Son olarak belirtmek isterim ki dağ çayı, kesinlikle şeker ile tatlandırılmamalıdır. Yine birçok insanın düştüğü hata budur. Çünkü dağ çayı, şeker ile karıştığında tüm etkisini kaybeder. Eğer isterseniz insanlar üzerinde çok büyük faydaları olan bal ile bu çayı karıştırabilirsiniz. 

Dağ Çayı
Dağ çayının faydaları nelerdir
  • Dağ çayının en büyük kullanım amacı, insanlarda meydana gelen idrar yolu enfeksiyonlarının ortadan kaldırılmasıdır. Günümüzde birçok insanda bu sorun vardır. En çok çocuklarda görülen bir sorun olduğu için sizlerde çocuklarınıza çok az miktarda bu çaydan verebilirsiniz. 
  • Gaz söktürücü bir özelliği olduğu için bir miktar dağ çayı tüketebilirsiniz. Etkisini sizlerde hissedeceksiniz. 
  • Soğuk algınlığı, nezle ya da grip gibi hastalıklarda sıcak sıcak içmenizde faydalar vardır. Birçok kişi bu bitki çayının içerisinde bulunan vitaminlerden faydalanır. 
  • İnsanlarda güç kaybı ve halsizlik gibi problemlerde etkili olmaktadır. Bunun için öğlen öğünü öncesi çok önemlidir. ,
  • İştah açıcı özelliği ile hem kilo problemi olan insanlar hem de hasta olan insanlar dağ çayı tüketebilir. 
Dağ çayı ne gibi yan etkiler yapabilir
  • Dağ çayının çok fazla tüketilmesi durumunda mide bulantısı ve diğer hastalıkların meydana gelmesine neden olabilir. 
  • Hamile insanlarda dağ çayı, anne sütünün ilerde sorun olmasına neden olabilir. Bu gibi durumlara dikkat etmelisiniz. 
]]>
Antalya Dağları https://www.dag.gen.tr/antalya-daglari.html Sat, 01 Dec 2018 14:39:37 +0000 Antalya Dağları: Alacadağ, Akdağ, Susuz Dağlar, Beydağları, Tahtalı Dağ ve Geyik Dağları dır. Akdağ, Elmalı Ovasının güney batısına yayılarak Muğla İl sınırını oluşturmaktadır. Bir çadır bi Antalya Dağları: Alacadağ, Akdağ, Susuz Dağlar, Beydağları, Tahtalı Dağ ve Geyik Dağları dır. Akdağ, Elmalı Ovasının güney batısına yayılarak Muğla İl sınırını oluşturmaktadır. Bir çadır biçiminde yükselen Tahtalı dağları, kıyı sıradağlarının en yüksek olanlarındandır. Geyik dağları, Antalya İlinin doğusunda Taşeli Platosu üzerinde bulunan ve kuzeybatı güneydoğu doğrultusunda olan Göçembeli Geçidi' nden Oğuz Yaylasına doğru uzanan dağ sırasıdır. Bu dağlar dizi halinde Konya ile Antalya arasında bir sınır çizmektedir.

Alaca Dağ:  Kohu Dağı' ndan başlayarak güneye doğru uzanıp Finike ile Kaş'ı birbirinden ayıran dağdır. En yüksek tepesi 2336 metre ile Toynak Karlığı Tepesi' dir. Alaca Dağ' ın tüm etekleri ormanlar ile kaplıdır. Denize dik inmektedir.

Akdağ: Elmalı Ovası' nın güneybatısında yer alan Akdağ, Muğla sınırına paralel uzanır. Yüksek ve toplu bir dağ kabarığı şeklindedir. Düzensiz bir kubbe şeklinde uzanan sivri ve keskin sırtlı tepeler üstünde bol otlu, bol sulu çayırlar, karstik ya da buzul çukurlar vardır. Mağaraları, kenarları bıçak gibi keskin kayaları, suyun battığı düdenleri ile bir kayalar ormanıdır. Gidengelmez Dağları, Taşeli Platosu' nun en engebeli, aşılması en zor ama yüzey şekilleri açısından en çarpıcı bölgesidir. Dağlar, Akseki ilçesinin kuzeyindedir.

Susuz Dağlar: Kıbrık Deresi' nin doğusundan başlayıp, doğuda Avlan Gölü'ne kadar uzanan bu dağlar toplu ve geniş bir dağ kütlesidir. Sivri olmayan tepelerden oluşmuştur. Tepelerin arası çanak şeklindedir. Bunların birçoğunda ilkbaharda su birikir ve belirli bir süre sonra çekilir. Bu neden ile dağın üst kısımları kuru ve susuz olmaktadır. Bitki örtüsü seyrek otlardan oluşmakta, kuzeybatı ve güney yüzünün eteklerinde  ise geniş ormanlık alanlarla kaplıdır.

Antalya Dağları
Bey Dağları: Toros Dağları' nın batı uzantılarından dır. Antalya sınırları içinde yer almaktadır. Bey Dağları grup olarak, Antalya Körfezi' nin batısında, kuzey ile güney doğrultusunda körfeze paralel olarak uzanır. 600-3086 metre rakımlar arasında yer alan dağlar jeolog ve coğrafya bilimcileri için çok değişik olanaklar sunmaktadır. Bakirli Dağı, Tekedoruğu, Tahtalı Dağı ve Kızlar Sivrisi önemli doruklarıdır. En yüksek doruğu 3086 metre ile Kızlar Sivrisi' dir. Dağcılar bu doruğa sedir ormanları ile kaplı Çamçukuru Vadisi’ nden ulaşmaktadırlar. Vadiye en kolay ulaşım Antalya - Elmalı yolu iledir. Dağa tırmanış bir gün içerisinde tamamlanabilmektedir..

Tahtalı Dağı: Bir çadır biçiminde yükselen , Antalya Körfezi' nin batı kıyısında ve Kemer'in güneybatısında yer almaktadır. 2155 metre ile kıyı sıradağlarının en yüksek ve en çarpıcı olma özelliğini taşımaktadır. Göynük Çayı' nın kuzeyinde yer alan Sırıçınar Dağı' nın yüksekliği ise 1811 metreyi bulur. Her iki dağ da denize dik yamaçlar halinde inmektedir.

Geyik Dağları: Antalya'nın doğusunda Taşeli Platosu üzerinde kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanmaktadır. Yüksek bir deve hörgücü biçiminde bir sırt durumundadır. Kuzeye bakan kısımlarda yaz aylarında bile kar bulunur. Bu dağlar dizi halinde olarak Konya, Karaman ile Antalya arasında bir sınır çizmektedir. Kaş'ta, Lykia şehirlerinin birbirlerine  yakın bulunmasından dolayı, kentleri yürüyerek görmek isteyenler için yürüyüş güzergahları sunmaktadır. Yarımada, Limanağzı, Gedife Tepesi,  Asaz Dağı, Gömbe Yaylası, Fpellos, Gökçeören alternatif yürüyüş parkurları arasındadır.
]]>
Everest Dağı https://www.dag.gen.tr/everest-dagi.html Sat, 01 Dec 2018 23:37:30 +0000 Everest dağı,  dünyanın en yüksek dağı olup iki ülkenin sınırları arasında yer almaktadır. Görkemi ile herkesi büyüleyen Everest dağı Çin ve Nepal arasındadır. Himalayalarda, yaklaşık 28 derece kuzey enlemi ile 87 de Everest dağı,  dünyanın en yüksek dağı olup iki ülkenin sınırları arasında yer almaktadır. Görkemi ile herkesi büyüleyen Everest dağı Çin ve Nepal arasındadır. Himalayalarda, yaklaşık 28 derece kuzey enlemi ile 87 derece doğu boylamında bulunmaktadır. Everest'in en yüksek kısmı 8.848m olarak bilinmektedir. İlk olarak zirveye ulaşım 1953 senesinde İngiliz Kraliyet Coğrafya tarafında oksijenli tüpler ile 26 Mayıs günü Everest'in Güney Zirvesine ulaşmış ve böylelikle tarihe geçmişledir. 

Everest Dağı

Everest dağına tırmanış yüksekliği nedeniyle oksijen tüpleri olmadan tırmanışa müsait değildir.. Rüzgarın hızı  saatte 100 km'yi bulabiliyor. Everest Dağında soğukluk -70'e kadar gelebiliyor. Ayrıca Everest dağında  bitki ve hayvan kalıntıları görülmemiştir. Sık Sık çığ düştüğü bilinen Everest dağında Türkler ilk olarak 1995'te Türk dağcı olan Nasuh Mahruki tarafından zirveye varılmıştır. Everest dağının ilk Türk Kadın Dağcı ise Eylem Elif Maviştir. Eylem Maviş ise 2006 senesinde zirveye tırmanarak adını altın harflerle yazdırmıştır.

]]>
Ege Bölgesi Dağları https://www.dag.gen.tr/ege-bolgesi-daglari.html Fri, 24 May 2019 03:53:02 +0000 Ege bölgesi dağları, denizlere dik uzanmaktadırlar Bu nedenle sahil şeritleri girintili - çıkıntılıdır. Bölgenin kıyı kısmında kırıklı denilen dağlar vardır. Bunlar Kaz, Yunt, Boz, Aydın ve Menteşe Dağ Ege bölgesi dağları, denizlere dik uzanmaktadırlar Bu nedenle sahil şeritleri girintili - çıkıntılıdır. Bölgenin kıyı kısmında kırıklı denilen dağlar vardır. Bunlar Kaz, Yunt, Boz, Aydın ve Menteşe Dağlarıdır. Batı Anadolu' da İse Emir, Murat ve Sadıklı dağları bulunur. Ege Bölümü faylanma hareketlerine uğradığı için Kaz Dağı, Yunt Dağı, Bozdağlar, Aydın Dağları faylanma sonucu  yüksekte kalmış horstlardır. İç Batı Anadolu'ya doğru gittikçe yükseklikte artar. Bu kısımda ise  Alaçam, Eğrigöz, Murat ve Sandıklı Dağları vardır.

Ege Bölgesindeki Dağları Kısaca Sıralarsak:

  • Kaz Dağları
  • Madra Dağları
  • Yunt Dağları
  • Bozdağlar
  • Nif Dağı
  • Spil Dağı
  • Dilek Dağı
  • Aydın Dağı
  • Menteşe Dağı
  • Emirdağ
  • Murat Dağları
  • Sandıklı Dağları
  • Madran Dağı
  • Emir Dağı
  • Türkmen Dağı
  • Domaniç Dağı
  • Kumalar Dağı
  • Ahır Dağı
  • Murat Dağı
  • Şaphane Dağı
  • Akdağ
  • Eğrigöz Dağı
]]>
Amanos Dağları https://www.dag.gen.tr/amanos-daglari.html Mon, 03 Dec 2018 15:17:58 +0000 Amanos Dağları; Türkiye de Akdeniz bölgesinde bulunan Adana bölümünde, Kahramanmaraş ve Antakya çukurluğu ile İskenderun Körfezi Çukurova arasında uzanan dağ sırasında Toros dağlarının dış yay sırasıdır. Amanos Dağları; Türkiye de Akdeniz bölgesinde bulunan Adana bölümünde, Kahramanmaraş ve Antakya çukurluğu ile İskenderun Körfezi Çukurova arasında uzanan dağ sırasında Toros dağlarının dış yay sırasıdır. Nur dağları adıyla da anılan Amanos Dağları, güneybatı ve kuzeydoğu doğrultusunda, Kahramanmaraş yakınlarında bulunan Ahır dağının güneyinden İskenderun Körfezinin ise doğu kıyısındaki Domuz burnuna kadar uzanır.

Güneyden Asi oluğu, Amik Karasu ovası ve batıdan Çukurova'nın doğu girintisine kadar uzanır. Kuzeyden ise Ceyhan Irmağı, kuzey güneybatı istikametinde akar. Ceyhan vadisi ile Orta Toroslardan ayrılan Amanos dağlarının kuzey bölümü, Hatay İli sınırları içerisinde kalır. Yaklaşık olarak 4000 km2’lik bir alana yayılmış olan bu dağların genişliği 15 ile 30 km arasında değişirken uzunluğu ise 175 km'dir. En yüksek noktası, orta bölümünde bulunan Hatay'ın ilçesi olan Dörtyol’un doğusunda kalan Mığır tepesidir ve uzunluğu 2240 m'dir.  Diğer tepeler; Amanos dağı 1738 m, İkiztepe 1720 m, Karlık Tepe 1380 m, Akça dağ 1790 m, Koçyağız tepesi 1283 m'dir. Kuzeyinde 2000 m’yi aşan tepelere rastlanmasına rağmen güney kısımlarında en yüksek noktalar 1850 m’yi geçmemektedir. Amanos Dağları 1500 ve 2000 m arasındaki yükseklikte sık ve dik yamaçlı bir dağ sırası olarak uzanır. Bazı geçit yerlerinde ise alçak düzlükler bulunur. 800 ile 1150 m arasında yer alan bu düzlükler, dar ve derin vadilerle ayrılmış aşınma ile oluşan düzlükleridir. Dağların bazı bölümleri elverişli geçitlere sahiptir. Dağların doğu ve batı yamaçlarından akan suların oluşturduğu çukurlarda bulunan bu geçitler, güneyden kuzeye doğru İskenderun ve Antakya arasında, deniz seviyesinden 650 m yükseklikte bulunan Belen geçidi ve daha kuzeyde Sakaltutan geçidi, Adana Gaziantep yolunda Gavur dağı Geçidi, Osmaniye Fevzi paşa arasında bahçe tünelidir. Kırılmalar ve çözüntülü alanlar üzerinde yükseldiğinden dolayı doğu yamaçları diktir. Dağların etekleri, ırmakların taşıdığı birikintilerle oluşan koniler ve verimli alüvyon ovalarıyla sarılıdır.

Amanos Dağları

Bu birikintilerin oluşumu bugün de sürmektedir. Ovaların en verimlileri, kıyı hattı boyunca İskenderun, Payas, Dörtyol, Ersin, ve Arsuz ovalarıdır. Dağlardan çeşitli yönlerde akan suların büyük bir kısmı, kuzeyde Ceyhan ırmağına, güneyde de Karasu çayına, Amik Gölü ve Asi nehrine akar. Bu akarsuların yazın suları azalmasına rağmen, kış ve ilkbahar dönemlerinde yağmurlarla beslenir ve taşarlar. Bu dağlarda Akdeniz iklimi hakimdir. En çok yağış aldığı dönem kış ve ilkbahar aylarıdır. İklim özellikleri sayesinde, 900 m yüksekliğe kadar makiler mersin, defne, kekik, lavanta çiçeği 900 m'den sonra ise meşe, gürgen ve kayın, 1200 m’den yüksek yerlerinde kızılçam, karaçam ve sedir ormanları dağların doğal bitki örtüsünü oluşturur. Amanos Dağları krom, demir ve manganez yatakları açısından zengindir.

]]>
Bolkar Dağları https://www.dag.gen.tr/bolkar-daglari.html Tue, 04 Dec 2018 01:14:10 +0000 Bolkar Dağları, Orta Torosların kuzeydoğu uzantısında güney sırasını oluşturmaktadır. Bu dağların en yükseği 3524 m ve ortalama olarak ta 3400 m yüksekliğe kadar çıkan, Kuzeydoğu ve Güneybatı uzanımlı tipik bir sıra Bolkar Dağları, Orta Torosların kuzeydoğu uzantısında güney sırasını oluşturmaktadır. Bu dağların en yükseği 3524 m ve ortalama olarak ta 3400 m yüksekliğe kadar çıkan, Kuzeydoğu ve Güneybatı uzanımlı tipik bir sıradağ görünümü sunan Bolkar Dağları kuzeye uzanan kısımlarında Aladağlar'dan Seyhan Nehri ve Pozantı Çayı ile ayrılmaktadır. En yüksek 3 zirvesi bulunmaktadır. Güneyde Yıldız Dağı 3134 m orta kısımda Aydos dağı 3430 m ve doğuda Gavur dağları 3114 m ile en yüksek dağlarıdır. Yıldız Dağının güneybatısında bulunan Karagüney Dağları ve Bolkar dağları güneybatıya doğru alçalan ve ortalama yükseltisi 2000 metreyi bulan yüksek plato kesimlerini oluşturur.

Güneyinde yer alan İçel ile kuzeyinde yer alan Konya ve Niğde il sınırları Bolkar dağlarının su bölümü çizgisini takip etmektedir. Batıda Karaman kuzeyde Ereğli ve Niğde doğuda Adana ve güneyde İçel en yakın yerleşim birimleridir. Bolkar dağlarının en yüksek kesimi ve en çok tanınan Göller Yöresi Niğde il sınırları içerisinde kalmaktadır. Dağlık alanlara giderken kullanılabilecek en kolay ulaşım yolu da Niğde Ulukışla üzerinden sağlanmaktadır. Bu dağlar aynı zamanda Akdeniz ve İç Anadolu bölgesi arasındaki sınırının bir parçası üzerinde bulunmaktadır.

Bolkar Dağları

Yılın her mevsiminde eğitim ve tırmanış için gelen dağcıların eksik olmadığı bu dağların bir önemi de ülkemize gelen yabancı doğa sporcularının da rağbet gösterdiği dünyaca ünlü dağlarımız arasındadır. Ancak ulusal ve uluslararası sportif ve turistik aktivitelerde kullanılmasından ve bunların denetimsiz biçimde olmasından dolayı Bolkar dağları üzerinde antropojen baskıları oluşmaktadır. Ayrıca doğal afet riskleri ve Kış Turizmi açısından gerekli alanlarının belirlenmemesi önemli bir eksiklik olarak karşımıza çıkar. Bunun yanında, Niğde, Adana ve İçel illerinden geleneksel olarak yaylacılık faaliyetlerini sürdüren yaylacılık la uğraşan nüfus da bulunmaktadır. Yaylacılar çayırlarda ve ormanın üst sınırına yakın yerlerde aşırı hayvan otlatması yaparak çeşitli dağ çiçeklerinin neslini ve orman alanlarını tehlikeye sokmaktadırlar. Uzun yıllardır yapılan kaçak avcılık nedeniyle yaban hayat üzerinde de önemli bir tehlike oluşmaktadır. Özellikle endemik kurbağaları ve bu alana gelen dağ keçilerinin soyları büyük tehlike altındadır.

]]>
Dağ Çileği https://www.dag.gen.tr/dag-cilegi.html Tue, 04 Dec 2018 02:19:29 +0000 Dağ çileği, günümüzde kullanımı artan meyvelerden biridir. Aslında sadece görüntüsü ve rengi ile bir çileği andırdığı için insanlar bu meyveye çilek demişlerdir. Bir diğer adı ile yaban çileği, hem lezzeti ile hem de Dağ çileği, günümüzde kullanımı artan meyvelerden biridir. Aslında sadece görüntüsü ve rengi ile bir çileği andırdığı için insanlar bu meyveye çilek demişlerdir. Bir diğer adı ile yaban çileği, hem lezzeti ile hem de insanlara sağladığı faydalar ile insanların ilgi alanı olmayı başarmıştır. Dağ çileği, ülkemizde çok az miktarda yetişmektedir. Bunun yanı sıra bazı insanlar, dağ çileğini İnternet ortamından elde ederler. Yani genel olarak bu çileği bulmak son derece zordur. Fakat şansınıza en yakın manavda bile bulabilirsiniz. Dağ çileği en çok faydaları nedeni ile tüketilmektedir. Tabi ki her insanda aynı etkileri göstermese bile birçok kişide olumlu sonuçlar elde edilir. İnsanlar arasında öneri yolu ile yayılma gösteren dağ çileği, insanlarda vücut direnci ile çok büyük etkiler yaptığı için insanların gözde meyvesi olmaktadır. Özellikle spor yapan insanlar yapacakları spor öncesinde bir avuç dağ çileği tükettiklerinde, tükettikleri bu çileğin faydalarını görmektedir. Eğer sizlerde isterseniz bu çileği tüketerek olumlu sonuçlar lede edebilirsiniz. Genellikle dağ çileğinin görüntüsünü gören insanları bu çileğin ilk olarak tadını merak ederler. Dağ çileği doğada kendiliğinden yetişen bir bitkidir. Bu nedenle insanlar tarafından özellikle yetiştirilmemektedir. Aslında dağ çileğinin çok yaygın ve kolay bir şekilde bulunamamasının nedeni de bu durumdur. Bazı insanlar bu çileğin kolay bulunamaması nedeni ile kendi sakladıkları tohumlar ile kendi bahçelerinde bu meyveyi yetiştirmektedir. 

Dağ çileğinin görünüşü normal çileğe göre çok daha küçüktür. Küçük ve çok sık bir şekilde yetişen bu çileğe dağlarda şans eseri olarak rastlayabilirsiniz. Dağ çileğinin insan vücudunda çok büyük etkileri bulunmaktadır. Birçok insan bu çileği tüketerek çileğin faydalarından yararlanmaktadır. Dağ çileğinin en büyük  etkilerinden biri, insanlarda meydana gelen çeşitli hastalıklara olan olumlu etkileridir. Bu hastalıkların başında çocuk felci ve deri yarası gelmektedir. Dağ çileğini düzenli olarak tüketerek bu sorunlara daha rahat bir şekilde çare bulabilirsiniz. Bu durumun yanı sıra aynı zamanda insanlarda çok büyük bir etkiler yapmaktadır. Bu sorunun özellikle tıbbi olarak çaresi olmaması nedeni ile birçok kişi ağız yaralarını iyileştirmek için dağ çileği tüketirler. Dağ çileği, uzun yıllar boyunca insanların ilgi konusu olması nedeni ile bu meyve hakkında bilimsel olarak da birçok araştırma yapılmıştır. Bu meyve üzerinde yapılan araştırmalara göre dağ çileğinin çok büyük bir bağışıklık güçlendirici etkisi bulunmaktadır. Uzmanların söylemesine göre bu çileğin, daha çok çocuklar tarafından tüketilmesi gerekir. Bu etkisi nedeni ile kış aylarına yakın tarihlerde bol bol dağ çileği gerekir. Çünkü dağ çileği içerisinde yüksek oranda C vitamini bulunur. C vitamini ise doğrudan doğruya kişilerdeki bağışıklık sistemi ile alakalıdır. 

Dağ Çileği
Tıbbi olarak insanlarda çözümü olmayan ve insanların bu durum nedeni ile bitkisel tedavilere başvurduğu bir diğer hastalık ise romatizma hastalığıdır. Bu hastalık içinde uzmanlar dağ çileğini önerirler. Çünkü dağ çileği içerisinde kanın cıvımasını sağlayan maddeler bulunur. Bu durum ise ağrıların oldukça hızlı bir şekilde azalmasını sağlayacaktır. Bir diğer faydasından bahsedecek olursak dağ çileği, en çok çocuklarda sorun haline gelerek zamanla büyüyen bir sorun olan bağırsak parazitleri üzerinde öldürücü etki gösterir. Bu hastalık için doğal bir ilaç niteliği taşıyan mükemmel bir meyvedir. Herkeste aynı etki görülmese bile sizlerde birçok sorununuz için bu bitkiyi kullanarak daha sağlıklı bir şekilde sorunlarınızı ortadan kaldırabilirsiniz. Dağ çileği, insanlarda daha birçok etki yapmaktadır. Bunlar;
  • Dağ çileği, insanlarda çok mükemmel bir idrar sökürücüdür. 
  • Kansere karşı etkili bir meyvedir.
  • İnsanlarda sinirlerin güçlenmesinde etkilidir. 
  • Ciltte meydana gelen sivilcelerin azaltılmasında kullanılmaktadır. 
  • Dağ https://www.dag.gen.tr/dag.html Tue, 04 Dec 2018 19:20:30 +0000 Dağ; Çevresinde bulunan karasal olan bölgelerden daha yüksek olan kara kütlelerine verilmiş olan isimdir. Dağlık sıfatı, dağlarla ilişkili olan ve kaplı bölgeleri tanımlamak için kullanılır. Dünya'da yer alan birçok da Dağ; Çevresinde bulunan karasal olan bölgelerden daha yüksek olan kara kütlelerine verilmiş olan isimdir. Dağlık sıfatı, dağlarla ilişkili olan ve kaplı bölgeleri tanımlamak için kullanılır. Dünya'da yer alan birçok dağ bulunup bunların ortaya çıkış sebebi değişiktir. Bazı dağlar yerin sıkışmasıyla meydana gelirken bazı dağlar lavların yeryüzüne çıkıp donması ile meydana gelir. Yanardağların lavlarının kaynağı, magma ismi verilen fazla sıcak olan kütledir. Asya'nın %54'ü, Kuzey Amerika'nın %36'sı, Avrupa'nın %25'i, Güney Amerika'nın %22'si, Avustralya'nın %17'si ve Afrika'nın %'3'ü dağlarla çevrilidir. Dünya'nın karasal kütlesinin %24'ü tümüyle dağlıktır. İnsanların %10'u dağlık olan çevrelerde yaşar. Dünya'nın nehirlerinin çoğu dağlık kaynaklarca beslenir ve insanların bir çoğu su için dağlara bağımlı yaşarlar.

    Bütün dağlar sadece Dünya'da bulunmazlar. Öbür gezegenlerde de dağlar bulunmaktadır. Bunlara örnek olarak Venüs'te Gila dağı ve Türkiye'nin yarısına yakın bir bölge kaplayan, güneş Sisteminin en yüksek dağı olan Mars'taki Olympus Mons örnek olarak verilebilir. Bunların haricinde Ay'da 8 kilometre ve yine Mars'ta 18 kilometre yüksekliğinde bulunan dağlar verilebilir ancak bu dağların yüksekliklerinin ölçümü gezegenin yüzeyinden itibaren yapılmaktadır ve Marsta bulunan dağlar sönmüş birer volkandır. Dünya'nın en yüksek dağları olarak bilinen Himalaya Dağları'ndaki en yüksek tepe Everest Tepesi ise 8.850 metre yüksekliktedir.

    Bazı kaynaklar dağı, göze çarpan sivri bir tepesi bulunan, belirli olan bir yüksekliğin üstündeki topoğrafik çıkıntılar şeklinde tanımlarlar. Örneğin Britannica öğrenci ansiklopedisine göre, dağlar, çoğunlukla 610 metre üstünde yükselir. Öbür taraftan, Britannica ansiklopedisi, yüksekliğe sınır koymadan, kavramı yalnızca jeolojik bakımdan standartize edilemeyen terim şeklinde ifade eder. Dağın herhangi bir yanına yamaç ismi verilir. Bir dağın yüksekliği onun deniz seviyesinden yüksekliğine göre belirlenir. Andlar ortalama olarak 4 kilo metre iken Himalayalar, deniz seviyesinden ortalama olarak 5 kilo metre yukarıdadır. En yüksek dağ, Himalayalar'da yer alan 8.848 metre yüksekliğiyle Everest tepesidir.

    Dağ

    Yüksekliğin öbür tanımları da olabilir. Dünya'nın merkezinden en uzakta yer alan zirve Ekvator'daki Chimborazo volkanıdır. Deniz seviyesinden 6.267 metre yükseklikle Andlar'daki bu zirve en yüksek olarak bilinmektedir. Çünkü Chimborazo, Ekvatora'a oldukça yakındır ve Dünya ekvatorda şişkinleşir. Chimborazo 2.150 metre, Dünya'nın merkezine Everest'den daha uzak bulunur. Tabanından en yükseğe çıkan zirve Hawaii'de bulunan Mauna Kea'dır, zirve tabanının yer aldığı Pasifik Okyanusu'ndan 10.200 metre yüksekte yer alır.

    Everest günümüzde Dünya da bulunan en yüksek dağ olsa da, geçmişte daha yüksek dağlar yer almıştır. Prekambriyan zamanı boyunca, şu an kıvrılarak küçülmüş olan Kanada Shield 12.000 metre ile en yüksek dağlardan birisi olmuştur. Bu dağ, Himalaya ve Rocky dağları gibi tektonik tabakaların çarpışması neticesinde yükselmiştir. Mars'ta yer alan eski bir volkan olan Olympus dağı 26 kilometre yükseklikle, güneş sisteminde bilinen en yüksek olan dağdır. Volkanların güneş sistemindeki öbür gezegenlerde de püskürdükleri bilinmektedir ve bunlar hayat boyunca devamlı püskürmektedir. Bu dağların bazıları lav yerine buz püskürür. Birkaç sene önce Hale teleskobu, güneş sisteminde yer alan bir uyduda yer alan bir volkanın püskürmesini ilk kez kayıt etmiştir.

    ]]>
    Ilgaz Dağı https://www.dag.gen.tr/ilgaz-dagi.html Wed, 05 Dec 2018 14:53:22 +0000 Ilgaz Dağı, Batı Karadeniz bölgesindeki en yüksek dağ kütlesi olarak bulunmaktadır. Kastamonu-Çankırı yolunun doğu-kuzeydoğu, batı-kuzey batı doğrultusunda, 50 km uzunluğunda oval şekilde bir kütle oluşturmaktadır. En y Ilgaz Dağı, Batı Karadeniz bölgesindeki en yüksek dağ kütlesi olarak bulunmaktadır. Kastamonu-Çankırı yolunun doğu-kuzeydoğu, batı-kuzey batı doğrultusunda, 50 km uzunluğunda oval şekilde bir kütle oluşturmaktadır. En yüksek zirvesi büyük hacattepesi olarak adlandırılır. 2587 m civarındadır. Bir sonraki zirvesi ise küçük hacattepesidir.  Oda 2556 m civarındadır.

    Ilgaz Dağının özellikle kuzey kesimlerinde, Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütleleri hakimdir. Bu nemli hava kütlelerinden dolayı,  güney yamaçlarına göre daha nemli ve yağışlı bir iklim görülmektedir. Bu iklimsel farklılıklardan ötürü ise,  bitki örtüsünde kısa mesafelerde bile olsa çok fazla değişimler görülmesine sebep olduğu gözlemlenmiştir. Kuzey yamaçlarda bulunan alçak kesimlerde meşe ve kayın gibi geniş yapraklı ağaç çeşitleri görülürken ; yükseklere tırmandıkça göknar ve sarıçam baskın olur. Güney yamaçlarda karaçam ağaçları yoğun bir şekilde görülür. Orman üst sınırı 2000-2200 metre arası olarak görülmüştür. Orman üst sınırının üzerindeki kuşakta, daha çok otsu bitkilere rastlanılmaktadır. Milli park flora ve fauna özelliklerinden dolayı önemlidir.

    Ilgaz Dağı
    Kış sporları tesisleri Ilgaz milli parkının içerisinde bulunmaktadır. Kayak merkezi vardır. Kayak merkezinin içinde ise bir adet çift iskemleli telesiyej tesisi ile bir adet teleski tesisleri mevcuttur.Telesiyej tesisi 700 kişi/saat, 950 m uzunluğunda olan, teleski ise 1000 kişi/saat kapasitesinde olmak üzere belirtilmiştir. Ilgaz dağları için yazılmış olan, herkesin bildiği anonim birde türkü bulunmaktadır. Türkiye'nin önemli ve merak edilen dağlarından bir tanesidir.
    ]]>